Türkçe Dersi Kaynak Siteniz | MesutHayat.Com



2016 - 2017 Türkçe Dersi Yeni Kaynak Flash Diski Çıktı


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 3 Ziyaretçi
Türkçe Dersi Kaynak Siteniz | MesutHayat.Com Konu Bilgileri
Konu Başlığı : 18 Mart Çanakkale Zaferiyle İlgili Kompozisyon Örnekleri
Yazar : leyla34 Konuyu Paylaş :
Cevap Sayısı : 0 Görüntüleme : 22779


18 Mart Çanakkale Zaferiyle İlgili Kompozisyon Örnekleri
Konu: 423
Mesaj: 788
Teşekkür: +1641
Cinsiyet: Bayan
Katılış Tarihi: 20/07/2012

18 Mart Çanakkale Zaferiyle İlgili Kompozisyon Örnekleri

Sevgili Arkadaşlar
Çanakkale Savaşları, yüzyılımızın en büyük savaşlarından birisidir Birinci Dünya Savaşı’nı galip bitirmek isteyen düşman devletler, gemileriyle Çanakkale Boğazını geçip İstanbul’u almak istiyorlardı Osmanlı ordusu, İngiliz ve Fransız donanmalarına karşı Çanakkale Boğazı’nda aylar süren bir dizi deniz ve kara savaşı yapmıştır 300000 askerimizin şehit olduğu bu savaşlar sonucunda, düşman donanmaları ağır kayıplar vererek geri çekilmişlerdir Çanakkale Savaşlarının denizle ilgili bölümü, 18 Mart 1915 tarihinde, düşman gemilerinin geri çekilmeleriyle sonuçlanmıştır Bu nedenle, her 18 Mart gününde, Çanakkale Savaşlarını anmaktayız

Çanakkale Boğazını geçmek isteyen İngiliz ve Fransız gemileri, 3 Kasım 1914 de boğazın iki yakasındaki birliklerimize ateş açtılar Birliklerimizin karşı ateşi ile geri çekilmek zorunda kaldılar 19 Şubat 1915 de düşman donanması kesin hücuma başladı Osmanlı Ordusunun karşı ateşi ile, tekrar geri çekildiler 18 Mart 1915 de İngiliz ve Fransızlar 16 harp gemisi ile büyük bir hücum daha başlattı Üç gemisi sulara gömülen düşman donanması, tekrar geri çekilmek zorunda kaldı

Çanakkale boğazını gemilerle geçemeyeceklerini anlayan düşmanlarımız, topraklarımıza karadan girmeyi denediler İngiliz, Fransız, Avustralya, Yeni Zelanda ve diğer bazı sömürge ülkelere ait askerler, 25 Nisan 1915 günü karadan çıkarma yapmaya başladılar Kara savaşları, 9 Ocak 1916 tarihinde son düşman birlikleri de geri çekilene kadar devam etmiştir 6-7 Ağustos 1915 gecesi Anafartalar’a yapılan çıkarma harekatını, Mustafa Kemal komutasındaki birliğimiz durdurmuştur 25 Nisan 1915 ve 9 Ocak 1916 tarihleri arasında, yaklaşık sekiz ay boyunca şiddetli kara savaşları olmuştur

Sevgili Arkadaşlar Çanakkale Savaşları, Türk tarihinin belki de en önemli savaşıdır Daha geniş ve ayrıntılı bilgi sahibi olmak için kaynakları mutlaka okumanızı öneriyoruz Bugün özgür olarak yaşadığımız bu topraklara çok kolay sahip olmadığımızın bilinmesi gerekir

18 Mart günü, 1915 Çanakkale Deniz Zaferi’nin yıldönümüdür Bugün, 2002 yılından itibaren, Şehitler Günü olarak kabul edilmiştir

Şehit Allah yolunda canını feda eden, dinini, vatanını, bayrağını savunurken ölen, haksız yere öldürülen Müslüman’dır Şehitlik, Allah katında peygamberlikten sonra en yüksek mertebedir Şehitler, Allah’ın sevgili kullarıdır Cennet’te onlar için sonsuz nimetler hazırlanmıştır Arapça, Tanık” anlamına gelen şehit, inançlarını yadsımamak uğruna, Allah’a ya da kutsal saydığı değerlere tanıklık etmek ülküsüyle can veren kişidir Kur’an, Allah yolunda öldürülenlerin, Allah’ın bağışını ve merhametini kazandıklarını bildirir

Kutsal vatan topraklarını canları pahasına koruyarak şehitlik onuruna erişen aziz şehitlerimizi minnet ve şükranla anıyoruz

Bugün, 18 Mart Şehitler Günü, aynı zamanda “Çanakkale Zaferi”nin … Yıldönümü

Çanakkale Zaferi, dünya tarihinde bir dönüm noktası olmuş, tarihin akışı üzerinde Türk Ulusu, belirleyici bir rol oynamıştır

Millet olma bilincinin tohumlarının atılarak, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasına zemin hazırlayan, bir prestij ve azmin mücadelesidir

Çanakkale Muharebeleri, 1 Dünya Savaşı’nın en önemli ve hassas bölümünü teşkil eder

Çanakkale Savaşı, ordumuzu zafere taşıyan Mustafa Kemal gerçeğini ortaya çıkarmış, milletimiz, 500 bin evladını bu savaşta şehit vermiştir

Mukaddes vatan toprakları için, canlarını seve seve vererek; bir ulusun kaderini değiştiren, vatanımızı, istiklalimizi, sarsılmaz imanları, eşsiz cesaretlerine borçlu olduğumuz, aziz şehitlerimiz, dünyada eşi benzeri olmayan bir destan yazmıştır

Çanakkale Zaferi’nin, özellikle genç nesillere iyi anlatılması, ecdadımıza ve şehitlerimize bir borcumuz olduğu gibi, geleceğimizin de teminatıdır

Bu konuda, Şehit Ailelerimizin ve Muharip Gaziler Derneğimizin, çok önemli bir sorumluluğu üstlendiklerini görüyoruz

Şehit Ailelerimiz, yaşadığımız pek çok sıkıntılı dönemde ortaya koydukları, sağduyulu ve kararlı tutumla, milletimizin vicdanı haline gelmiştir

Gazilerimiz, toplumumuzun milli hafızasını oluşturmaktadır

Milletimiz, ne zaman kendini darda hissederse, gazilerimizi dinlemesi, gazilerimizin ve şehitlerimizin vatan sevgisi çizgisine dönmesi, yeniden dirilmesi için yeterli olacaktır

Çanakkale Savaşı ortaya koymuştur ki, her ne sebeple olursa olsun savaş; büyük bir yıkımı, insanlık onurunun ayaklar altına alınmasını ifade eder

Türk Milleti, kendi şehitlerine gösterdiği özeni ve ilgiyi, bu savaşta ölen yabancı askerlere de göstererek, insanlığın yere düşen onurunu da ayağa kaldırmıştır

İnsanlık, geçmişin hatalarından gerekli dersleri çıkararak, dünyanın çeşitli bölgelerinde süren çatışmaları sonlandırmalıdır

İnsanların hiçbir ayırım gözetmeden ve gelecek kaygısı duymadan; huzur, sevgi ve kardeşlik içinde bir arada yaşayacakları, barış dolu bir dünyanın temelleri atılmalıdır

Çanakkale Zaferi’nin 90 Yıldönümünde,

Büyük Önder Atatürk’ü,

Çanakkale Şehitlerimizi ve bugüne dek vermiş olduğumuz tüm aziz şehitlerimizi,

Şehitler Günü münasebetiyle, bir kez daha saygı ve şükranla anıyor, yüce Allah’tan rahmet diliyorum


Çanakkale’ye Selam Yola Devam

Mart ayının 18’i geldi mi, içimizi farklı duygular kaplar Biraz buruk, biraz iftihar dolu, biraz hüzünlü ama bir o kadar da gururla dolu duygular hakim olur bize Zira, insanlığın kıyamete kadar dönüp dönüp bakacağı, bakıp da ders alacağı, tarihe unutulmaz bir not düşülmüştür Çanakkale’de Biz hiçbir zaman bir kutlunun tesbitleri içinde, ne tarihte olup biten büyük hadise ve örnek şahısları anlatıp, destanlaştırıp sadece bununla avunacağız ne de onları hafife alma basitliğine düşeceğiz Daima tarihin şeref levhalarına –ki, takdir-i ilâhî, ecdadının yapıp ettikleri ile iftihar edebilecek, tarihi okuyup anlatırken yüzü kızarmayacak, yeryüzünde nadide milletlerden biri olduğumuza inanıyorum- ibretle bakacağız Onlardan ders alacağız ve istikbale yürüyeceğiz

Bugün, tarihin tozlu raflarından çıkarılıp insanlığın önüne serilen bir çok döküman, Çanakkale’de akıl almaz hadiselerden bahsediyor Şimdilerde bunlar hakkında bir sürü kitap ve makaleler yazılarak o günlere bir ışık tutulmaya çalışılıyor Bu hususta samimi gayretleri olan herkesi manen alkışlıyor ve onlara çok müteşekkir olduğumu arz etmek istiyorum

Bizim, işin bundan sonrası adına gerekli şeyi yapıp yapmadığımız hususunda ise, çok iç açıcı şeyler söylenemez zannediyorum Çanakkale savaşları, kendi kulvarında dünyanın en büyük olaylarında birisidir Yokluk, varlığı iman, küfrü tevazu ve mahviyet, kuru gururu perişan etmiştir Mevzuya böyle yaklaşıldığında Çanakkale’den çıkarılabilecek pek çok ders vardır Bunlardan bazıları şunlar olabilir: Herşeyden evvel, Çanakkale’nin savaş yolu ile geçilemiyeceği bütün dünya tarafından görülmüş ve kabul edilmiştir O dönemin süper güçleri, İngiliz ve Fransız orduları, onların isimlendirmesi ile “yenilmez armada” olarak bilinen orduları dahi yenilebilirmiş, bütün dünya bunu gördü Tarihin hemen her döneminde dünyanın dört bir tarafında problem çıkaran, baş ağrıtan, adeta çıban başı durumundaki İngiltere, tarihindeki en büyük hezimet ve asker kayıbıyla büyük bir prestij kaybına uğradı Çanakkale geçilemeyince I Dünya harbi uzamıştır Sıcak denizlere inme, yıkılan Osmanlı pastasından pay alma ümidiyle İttifak Devletlerinin safında savaşa katılan Çarlık Rusyası, Çanakkale’den geçip kendisine ulaşacak İttifak kuvvetlerinin yardımını elde edemediği için, içindeki iç karışıklıkların üstesinden gelememiş ve Bolşevik ihtilaline sahne olmuştur Doğusundaki son karakolunda kardeşlerinin ölüm kalım mücadelesine seyirci kalan âlem-i İslam, Türk ordusunun muzafferiyetiyle bayram yapmıştır Tarihin felsefesini yapanlar daha pek çok netice ve ders çıkarabilirler

Burada alınacak mühim derslerden birisi de, inanan insanın en zor şartlarda bile Rabbisinin inayetiyle, aşılmaz gibi görülen dağların aşılabileceğine, geçilmez gibi görülen deryaların geçilebileceğine, bükülmez gibi görülen bileklerin bükülebileceğine katiyyen iman etmesi gerektiğidir Kur’an, içinde Hz Dâvûd’un da bulunduğu Tâlût’un ordusunun başından geçenleri anlatır Onlar Câlût’un dev orduları karşısında pek az bir kuvvetle savaşmışlar ve galip gelmişlerdir Böyle büyük bir imtihanla karşı karşıya kaldıklarında ise, Rabbilerinden niyazları sabır olmuş ve nice az ve zayıf kavimlerin güçlü ve kalabalık kavimlere Allah’ın izni ile galebe çaldığını dile getirmişlerdir (Bakara, 2/249) Bazı kaynaklarda bu az sayıdaki inanmışların 313, yani Ashab-ı Bedir sayısınca, karşı tarafın ise 60 binden fazla olduğu söylenmiştir Belki Çanakkale, insan sayısıyla kıyas yapıldığında değil ama artık teknolojinin savaştığı o harpte tam böyle bir kıyaslamaya uygun düşecektir Zira, bir tarafta tam teçhizatlı, çağın en modern ve zengin silahlarına sahip düşman kuvvetleri, öbür tarafta sınırlı sayıda silahı ve cephanesi olan, silahlarının teknolojik seviyesi de çok geri olan bir ordu Yani Çanakkale, bu yönüyle de bir Bedir, bir Tâlût-Câlût mücadelesi gibidir

Bir diğer nokta, Hakk namına canın malın bir keseye konup takdim edildiği yerdir Çanakkale Yeri geldiğinde, inanan herkesin her şeyini O’nun yolunda nasıl seve seve verebildiğinin gösterildiği yerdir Çanakkale Kutlu Nebî’nin ifadeleri içinde, ancak Allah’ın yolunda ölenler şehid olacaktır ve Mehmetçik de bunu peylemeyi murad eder Evet, şehidlik büyük bir mertebe, ulvî bir makamdır Her inançlı kimse bunu talep eder Ancak, şehidliği bahşeden Mevlâ’dır Yâni, bu makam dînî bir makamdır Sırf O’nun rızası için mücadele edildiğinde elde edilebilecek bir makamdır O halde kimsenin “o şehittir” demesiyle olunmayan, kimsenin tekelinde olmayan bir ünvandır İşte bu sebeple, Mehmetçik, her şeyini sadece O’nun rızası için O’nun yoluna sermiştir Çanakkale’de Bu da vatan evladında, ötelere ve şehadete ne denlü bir iştiyak olduğunu gösterir

Bir başka mevzu da şudur ki, Çanakkale’de en zor şartlarda bile mürüvveti elden bırakmayan bir Mehmetçik vardır Yani, düşmanı eline geçirdiği, her türlü eza ve cefayı uygulayabileceği halde bunu yapmayıp, bir misafir muamelesi sergileyen Anadolu kahramanları vardır Şimdi, benzer durumda karşı tarafın ne mel’anetler yaptığını, ne insanlık dışı eza ve cefalara girdiğini anlatarak sizin kin ve nefretinizi galeyana getirmek istemem Ama biz bu idik, onlar da o

Unutulmamalı ki, o gün Çanakkale’yi silahla geçemeyen düşman kısa bir zaman sonra siyaset entrikaları ile İstanbul’a girmiştir Bir cephede 250 binden fazla şehid vererek sokmadığımız düşman, daha sonra her nasılsa elini kolunu sallaya sallaya boğaza girip toplarını saraya çevirerek küstahça meydan okumuştur?

Bütün bu olup bitenlerden sonra nazarlarımızı mazinin derinliklerinden bugüne çevirelim Asıl yapmamız gereken de budur Tarihi okuyup günümüzü yorumlama, günümüzü yaşama ama daha az hata, daha az kayıp ve daha çok kazançla Tarihteki entrikalar kılıf değiştirerek, neslimizin önüne tekrar tuzak olarak kurulmuş durumda Hadiselere bu açıdan bakınca, şunu demek çok yanlış olmasa gerek: Bugün düşman dünkünden daha azim ve daha cesimdir Ancak, içimizde ve dost suretindedir

Başlar üstündeki bir millet, işlene işlene ne hale gelmiştir Her gün birbirini öldüren, yaralayan, kavga eden insanların zuhur ettiği ırz ve namusun payimal olduğu haramların helal addedildiği ve işlenirken artık yüzlerin hiç kızarmadığı yalanın, aldatmanın, rüşvet ve ihtikârın yayıldığı bir toplum haline nasıl geldik? İnsanların ne evinde ne sokaklarda emniyet içinde olamadığı hırsızlık ve anarşinin hakim olduğu bir cemiyet nasıl oluştu? Köşe taşlarında sadaka yuvaları olan caddelerde bugün güpe gündüz elindeki çantası çalınan insanların feryatları duyuluyor 600 seneden fazla hüküm süren bir devlette, kayıtlarında şahitlerle tesbit edilip cezası verilen bir tek zina vakası varken, belki altı asırda işlenen bu tür suçlar bir haftada bir metropolde işleniyor Bazıları da bundan utanmak şöyle dursun iftihar ediyor Merd-i Kıptî şecaat arzederken sirkatin söylüyor Ne oluyor insanlara, ne oluyor inananlara

İman za’fı, eğitimsizlik, nefse zebun olma, kötü emellere alet olma mıdır ve neticesi darmadağınık bir portre çizen toplum denebilir mi? (Herşeye rağmen etrafa nurlar saçan bir zümrenin varlığı ne kadar ümitbahş etse de, bu gerçekler ister istemez ürkütüyor ben müminim diyeni) Oysa, başımıza açılan oyunlar belli, çareleri de bellidir Kısaca;

1 İmtihan: Zaruret (fakirlik)
Çaresi: Çalışarak fakirliği yenmek Maddi güçlerimizi birleştirerek büyümek Teknolojiyi üretme ve pazarlama yollarına gitmek

2 İmtihan: Cehalet
Çaresi: Eğitim seferberliği ile genç-yaşlı, kadın-erkek, her yaşta eğitimi teşvik etmek Heryeri bir mektep haline getirmek Teşvik ve tebriklerle öğrenmeyi cazip hale getirmek Herkesi faydalı bilginin meftunu haline getirmek

3 İmtihan: Tefrika (ayırımcılık)
Çaresi: Hakikî uhuvveti elde etmekle tam bir tesanüde sahip olmak Yavuz Cennetmekânın ifadeleri içinde:

“İhtilâf u tefrîka endişesi,
Hatta kûşe-i kabrimde dahî bî-karâr eyler beni,
İttihatken savlet-i a’dayı def’a çaremiz,
İttihad etmezse millet, dâğidâr eyler beni” fehvasınca ihtilafları bırakıp, ittifak etmek

4 İmtihan: Dış güçlerin baskısı
Çaresi: Dış güçlerle seviyeli ilişkiler içine girmek, dışardaki diyasporamızı aktif kullanmak, dışa bağımlılığı minimuma indirmek, sağlam bir iç ve dış istihbarata sahip olmak ve Abdulhamid siyaseti uygulamak

5 İmtihan: Disiplinsizlik
Çaresi: Vakit tanzimi ile hayatı programlamak –ki, namaz vakitleri bu iş için en uygun metottur Okullarda küçük yaşta hayatı programlı yaşamanın önemi ve yollarını aşılamak Herkesi bir şeylerle meşgul etmek Yani, hedefler ve yollar göstermek

Bütün bunları aşma yine Bedir ve Çanakkale mücadelesini verenlerin ruhunu taşıma, onların aşk u şevk ve heyecanına sahip olmakla mümkün olacaktır Mevlam lutfeylesin

Ali Ünsal
Ruhları şad olsun


Teşekkür Edenler:
Alıntı Yap
.

MesutHayat Kazandıran Kitaplar


Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  İlköğretim Haftasıyla ilgili kompozisyon örneği leyla34 1 2,138 05/11/2014, 20:29
Son Mesaj: dilaynur
  Fedakarlık ile ilgili kompozisyon örneği leyla34 1 20,137 10/03/2014, 17:06
Son Mesaj: yaren güneri
  Akıl Yaşta Değil Baştadır Konulu Kompozisyon Örnekleri leyla34 1 3,921 25/01/2013, 01:44
Son Mesaj: utku-34
  Kitap Okumanın Önemi ve Faydaları İle İlgili Kompozisyon Örneği leyla34 2 140,715 25/01/2013, 01:43
Son Mesaj: utku-34
  Çeşitli kompozisyon örnekleri TürkçeM 13 118,101 22/12/2012, 22:12
Son Mesaj: TürkçeM
  Doğrulukla ilgili kompozisyon örneği leyla34 0 3,706 31/07/2012, 16:18
Son Mesaj: leyla34
  Dilin Millet Hayatındaki Yeri Konulu Kompozisyon leyla34 0 2,019 31/07/2012, 16:15
Son Mesaj: leyla34
  Yunus Emre konulu kompozisyon leyla34 0 3,183 31/07/2012, 16:12
Son Mesaj: leyla34
  Türkiye İle İlgili Komposizyon leyla34 0 1,394 31/07/2012, 16:12
Son Mesaj: leyla34
  Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır konulu kompozisyon leyla34 0 1,838 31/07/2012, 16:09
Son Mesaj: leyla34

Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 3 Ziyaretçi

Türkiye
Powered by MyBB © 2002-2016 MyBB Group
Forum Destek Yetkilisi: Samed BAYRAM


Tasarım