Türkçe Dersi Kaynak Siteniz | MesutHayat.Com



2016 - 2017 Türkçe Dersi Yeni Kaynak Flash Diski Çıktı


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi
Türkçe Dersi Kaynak Siteniz | MesutHayat.Com Konu Bilgileri
Konu Başlığı : Ali Ata Bakmıyor
Yazar : Mesut Hayat Konuyu Paylaş :
Cevap Sayısı : 0 Görüntüleme : 469


Ali Ata Bakmıyor
Konu: 2,763
Mesaj: 4,490
Teşekkür: +17706
Cinsiyet: Bay
Katılış Tarihi: 17/07/2012

ALİ ATA BAKMIYOR

Çocuklar parmak uçlarını sıralarının üzerine vurarak yağmur yağdırıyorlar. Sessiz olmaları gerekiyor parmaklarının tıpırtılarını duyabilmeleri için. Çiseleyen yağmur, öğretmenin işaretiyle hızlanıyor ve çocuklar parmaklarıyla sağanak bir sevincin seslerine kaptırıyorlar kendilerini. Henüz her şeyi bir oyun gibi gördüklerinden, yağmur sesini, parmaklarıyla taklit ederken, parmaklarının daha rahat yazı yazabilmeleri için kuvvetlendirildiğinin farkında değiller. Tıpkı yağmurun neden büyükleri hüzünlendirdiğini anlamadıkları gibi. Yağmur, oyun demek suyla. "Yağ yağ yağmur, teknede hamur, tarlada çamur, ver Allah'ım ver, sicim gibi yağmur" tekerlemesiyle oynamasalar da (Çünkü Allah'ı bilseler de, tarladan ve tekneden habersizler) bütün zamanların çocukları gibi su birikintilerine girip sağa sola su sıçratarak yürümekten hoşlanıyorlar.

Öğretmen, küçücük parmaklardan ayırmıyor gözünü. El yazısı yazabilmeleri için daha yapılacak çok şey var. Mesela "Sağ elimde beş parmak, sol elimde beş parmak" şarkısı söyletilebilir el hareketleriyle. Hayalî direksiyonlar çevrilerek, sağa sola dönüş yapılabilir. Hayalî ağaçlardan, hayalî elmalar toplanabilir. Parmaklar açılıp kapatılarak far yakıp söndürme taklidi yapılabilir. Yeter ki bu minik parmaklar yazı yazmak için hazırlanabilsin. Sonra kuş yuvası, çember, bulut, dalga ve yılan resmi yapsın ki çocuklar, elleri sürekli ve eğik çizgilere alışsın. Sonunda harfleri birbirine bitiştirerek yazmayı öğrensinler ve bir el yazıları olsun. Diyelim ki bir el yazıları oldu. Peki ne yazacaklar şimdi? Bir zamanlar, Ömer mısır sever, Emel eve gelir, Işık ılık süt içer, Kaya okula gider, Ayşe ip atlar, Suna topu atar, Ali ata bakardı. Şimdi Ömer'in ne sevdiğini, Emel'in nereye geldiğini, Işıl'ın ne içtiğini, Kaya'nın nereye gittiğini kimse bilmiyor. Ve en kötüsü: Ali ata bakmıyor artık.

Ali'nin ata bakışı önemliydi. Bir at vardı çünkü binip gidecek. Hiç ata binmemiş olsa da Ali, bir ses ona yıllarca ata bakmasını söyledi. İşte orada duruyordu at. Durdukça büyüyordu at. Bir acil çıkış kapısıydı, bir flikaydı, bir can simidi. Ali yıllarca ata baktı. At yıllarca Ali'yi bekledi. Ali atın yerinde durduğunu gördükçe, her şeyin yolunda gittiğini düşünüyor, tarif etmesi mümkün olmayan garip bir huzur duyuyordu. Şartlar ne olursa olsun, hangi sıkıntılarla boğuşuyorsa boğuşsun at oradaydı. Ama şimdi... Ali ata bakmıyor artık. At Ali'yi bırakıp gitti.

* * *

Çocuklar! Artık hecelerinizi, kelimelerinizi ve cümlelerinizi, kendiniz oluşturacaksınız! Size fiş dağıtmayacağız. Fiş toplama, fiş kesme, fiş ezberleme dönemi bitti! Ömer'in mısır sevdiğini kim söylemiş! Ne fişlerdeki cümleleri ezberleyeceksiniz, ne de bu fişleri kelime kelime keserek sözcükleri öğreneceksiniz. Kelimeleri kesip heceleri öğrenmek de yok! Bunlar geride kaldı artık. Alfabe bile altı gruba ayrıldı. E'yle başlayıp J'yle bitiyor. Şair, bir dizesinde, "Çocuk e harfine yaslanmış uyuyordu" diye boşuna söylememiş. Bakalım sözlükler "e"yle başlayacak mı? Haydi çocuklar hecelerinizi, kelimelerinizi, cümlelerinizi hazırlayın. Yaratıcılığınızı gösterin bize!

* * *

- Söyle cümleni çocuğum!

- "Ömer klip sever."

- Çok şakacısın. Sen söyle yavrum!

- "Emel sinemaya gel!"

- Ne kadar esprilisiniz çocuklar. Sen!

- "Işık soğuk kola iç."

- Yeni nesil işte! Sen evladım!

- "Kaya okulu as!"

- O nasıl cümle çocuğum. "sev"yerine yanlışlıkla "as" dedin değil mi! Sen söyle!

- "Ayşe kuaföre git"

- Biraz erken değil mi çocuğum? Seni dinleyelim!

- "Suna sakız çiğne!"

- Mümkünse evde çocuğum. Sen söyle!

- "Murat kafede bekle"

- Allah Allah!! Sen evladım!

- "Seda ıslık çal"

- Ne kadar şakacısınız. Sen yavrum!

- "Ali televizyona bak"

-...

* * *

'Ali gel' Tarihe Karışıyor, başlığını atmıştı gazeteci haberini sunarken. Milli Eğitim Bakanlığı "Okuma-Yazma Öğretimi Programı"nda değişikliğe gitmiş, ABD'yi örnek alarak hazırladığı yeni modelle ilköğretimde okuma yazma sistemini değiştirmişti. Yeni sisteme göre ses temelli cümle yöntemi benimsenecek, hece tablosu kullanılmayacak, anlamlı bütün oluşturacak birkaç ses verildikten sonra seslerden hecelere, kelimelere ve cümlelere ulaşılacak. Öğrencilere "Ali gel" gibi kalıplar verilmeyecek, kendi hecelerini, kelimelerini ve cümlelerini oluşturmaları istenecek... Ayrıca miniklerin ilk okuma yazma öğretimine 'bitişik eğik yazı' ile başlanacak, böylece Avrupa'da olduğu gibi yeni nesil el yazısı kullanacak...

* * *

Bütün bunlara bir itirazım yok. Eğitimci değilim. Başka ülkelerde denenip iyi sonuçlar alınan eğitim sistemleri pekala bizim işimize de yarayabilir. Benim derdim Ali'nin ata bakmaması. Çünkü Ali'nin ata bakması gerek.

A. Ali Ural
Resimde Görünmeyen
Sayfa-39





Türkiye'nin En Kaliteli Türkçe Dersi Kaynak Sitesi
www.mesuthayat.com



Teşekkür Edenler:
Alıntı Yap
.

MesutHayat Kazandıran Kitaplar


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi

Türkiye
Powered by MyBB © 2002-2016 MyBB Group
Forum Destek Yetkilisi: Samed BAYRAM


Tasarım