Türkçe Dersi Kaynak Siteniz | MesutHayat.Com



2016 - 2017 Türkçe Dersi Yeni Kaynak Flash Diski Çıktı


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi
Türkçe Dersi Kaynak Siteniz | MesutHayat.Com Konu Bilgileri
Konu Başlığı : Çocuklarınıza kitap sevgisi aşılamak istiyor musunuz?
Yazar : Mesut Hayat Konuyu Paylaş :
Cevap Sayısı : 3 Görüntüleme : 963


Çocuklarınıza kitap sevgisi aşılamak istiyor musunuz?
Konu: 2,756
Mesaj: 4,483
Teşekkür: +17557
Cinsiyet: Bay
Katılış Tarihi: 17/07/2012

Çocuklarınıza kitap sevgisi aşılamak istiyor musunuz?

Düşünen, fikir üreten, düşündüğünü ifade edebilen ve yanlış bilgi ile doğru bilgiyi ayırabilen fertlerin sayısının artması için, çocukluk çağında kitap okuma alışkanlığının kazandırılması şarttır. Kitap okuyan çocuklar eğitim süreçlerinde anne babaların ve eğitimcilerin işlerini de kolaylaştırır. Okuma alışkanlığı olmayan çocuklar, başarılı olmada zorlanmaktadır. Kitap okumayan nesillerin giderek düşünme fonksiyonu körelmekte, fikir üretme kabiliyetleri gerilemekte, yetersiz olan kelime hazinesi ile başarılı iletişim kurma özelliği kazanamamaktadır. Evrensel değer hükümlerinin kazandırılması, karakter ve kişilik gelişmesi, tarih ve kültür şuuru ancak okuyan, araştıran ve bilgiyi seven nesillerin yetiştirilmesiyle mümkündür.

Hemen her şeyi anlatma imkânı olmayan eğitim sürecinde, çocuklarımızın kendilerini okuyarak yetiştirmeleri gerekmektedir. Maalesef televizyon seyrederek, bilgisayar oynayarak büyüyen çocuklarımız giderek okuma istidatlarını kaybetmekte ve okumanın sağladığı imkândan mahrum kalmaktadır. Kitap okuma ile yükselecek zihnî gelişme, anne karnında başlar. Anne karnındaki bebek 6. veya 7. aydan itibaren dış dünyayı işitebilir. Anne karnındaki bebeğe, huzur veren şeyler okunarak onun bu konudaki kabiliyetlerinin inkişaf etmesi sağlanabilir. Kitap okuyan ve kitap okunan çocukların düşünceleri, diğer çocuklara göre daha zengindir.

Düşünme, bilgi ile birlikte geliştiğinden çocuk bildiği kadar düşünebilir. Bilginin desteklemediği düşünceler sığ kalmaktadır. Okuma, çocuğun kelime hazinesini artırmakta ve iletişim kabiliyetlerine müspet katkılarda bulunmaktadır.
Kendisine kitap okunan çocukların dil gelişmesi sağlıklı olmaktadır.
Kitap okuyan çocukların iletişim kapasiteleri artar.Kitabın, çocuklarda zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimi büyük ölçüde etkilemektedir bu sebeple çocuklarda kitap okuma sevgisini oluşturma çok önemlidir.
Çocuklarda kitap okuma arzusunun, onlara kitap alarak, okuyarak ve masal anlatarak uyandırılabilir. Okuyanların okumayanlara oranla daha başarılı olduklarını ve okumanın öneminin hayat boyu sürdüğünü herkes idrak edebilir.Aile çevresinde kitaba ve okumaya yönelik olumlu ve teşvik edici tutumlar çocuğu kitap okumaya yönlendirecektir. Kitap sevgisi çocuk okula başlamadan önce başlar. Hatta bu eğitim 2 yaşından itibaren başlatılabilir.

Çocuklara kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için;

• Anne-baba evde kitap okumalı ve çocuklar bunu görmeli. • Özel kitap okuma zamanları ayrılmalı.

• Çocuğun bilgi kazanması ve bu bilgiyi kullanması teşvik edilmeli.

• Ev ortamında çocukların bilgi birikimi ciddiye alınmalı ve desteklenmeli.

• Çocuğun değer verdiği özel günlerinde ona kitap hediye edilmeli.

• Evde her çocuk için kendisine ait bir kütüphane hazırlanmalı ve kitap okuması mükâfatlandırılmalı.

• Çocuğun okuduğu kitabı başkalarına anlatma imkânı sağlanmalı.

• Anne-baba kitaplardan edindikleri güzel bilgi ve değerleri çocukları ile paylaşmalı.

• Büyük yazarların hayatlarından örnekler verilmeli, onlara hürmet artırılmalı.

• Televizyon ve bilgisayar karşısında geçirilen zamanlar düzenlenmeli, bu konuda aşırılığa izin verilmemeli.

• Günlük gazete, dergi ve süreli yayınlar takip edilerek çocukların merak hissi tahrik edilmeli ve alışkanlık kazandırılmalı.

• Çocukların harçlıklarından kitaba para vermeleri teşvik edilmeli.

• Kitap evleri ve kitap fuarları gezilerek çocukların buralara ısınmaları sağlanmalı.

• Kitap okuma konusunda çocuklara baskı yapılmamalı.

• Küçük çocuklara kitaplardan sevebilecekleri bölümler okunmalı.

• Kitap okuyan çocukların eğitim süreci kolaylaşır.

• Birçok aile çocuklarının kitap okumasını sağlayamamaktan yakınır. Eline bir kitap alıp uzun süre okumaktan sıkılan çocuk, saatlerce televizyon ve bilgisayar başında oturmaktan hiç şikayet etmez. Anne babasını bir kere olsun eline kitap alıp okurken görmeyen çocuklar, elbette “Televizyonun başından kalk da biraz kitap oku!” diyen sese aldırmaz. Ailelerin çocuklarını en az çizgi film ve bilgisayar oyunları kadar eğlenceli olan kitapların dünyasına çekebilmesi için yapması gereken bazı uygulamalar vardır. Önce çocuk kitap okumanın faydasına inanmalı ve ihtiyaç hissetmelidir.



Türkiye'nin En Kaliteli Türkçe Dersi Kaynak Sitesi
www.mesuthayat.com



Teşekkür Edenler: TürkçeM
Alıntı Yap
(En son düzenleme: 25/09/2012, 13:55 Mesut Hayat.) .
Konu: 2,756
Mesaj: 4,483
Teşekkür: +
Cinsiyet: Bay
Katılış Tarihi: 17/07/2012

Okumaya Özendirme - Çözüm Önerileri - Anne ve Babalara

Evine kitap girmeyen bir ailenin çocuğundan, okumaya meraklı olmasını beklemek iyimserlik olur kuşkusuz. Bu açıdan "benim çocuğum okumayı sevmiyor" diyen bir annenin ya da babanın öncelikle kendilerini tartmaları gerekir. Kendileri okumaya yeterince zaman ayırabiliyorlar mı? Eve ne tür kitaplar, dergiler, gazeteler giriyor? Okudukları üzerine kendi aralarında konuşup tartışmaya ne denli zaman ayırabiliyorlar? Çocuk görerek ve yaşayarak öğrenir; eğer evde bütün gün televizyon açıksa, anne ve baba kitap okumaya hemen hiç zaman ayıramıyorlarsa, çocuğu okumaya zorlamak yersizdir kuşkusuz.
Okuyan ailelerin çocuklarında da kimi kez okumaya tepkiyle karşılaşıyoruz. Burada çevrenin, arkadaşların olumsuz etkisi olabileceği gibi, kitabın aile arasında iletişimi engelleyen bir duvar oluşturması da olası. Aile bireyleri (walkman dinler gibi) kendi içine çekilip kitap okuyor ve okudukları üzerine birbirleriyle hiç konuşmuyorlarsa, çocuk kitaba doğal bir tepki gösterecektir.

Çocuk okuduklarını yetişkinlerle paylaşmak, anlatmak, konuşmak ister, çünkü kitap çocuk için her şeyden önce bir iletişim aracıdır. Bu açıdan anne ve baba, hem kitap alımında doğru seçimi yapma, hem de çocuğun kitabı severek okumasını sağlamak için çocuk yayınlarına ilgi göstermelidirler. Az önce de belirttiğim gibi yaygın bir görüşe göre, kitaplarda yetişkin-çocuk ayırımı yapılamaz, çünkü iyi bir çocuk kitabı mutlaka yetişkinlere de seslenmektedir. Bu görüşün doğru bir yanı yok değil, çünkü bir çok çocuk klasiğini bugün bizler de severek okuyabiliyoruz. Ancak bunun genelleştirilebileceğini sanmıyorum. Çünkü çocukların severek okuyabilecekleri nitelikli bir kitap, bizle re pek bir şey söylemeyebilir ya da bizim severek okuduğumuz bir çocuk klasiği çocukları hiç de heyecanlandırmayabilir. Örn. bugün çok sevdiğim bir yapıtı "Küçük Prens"i çocukken okuduğumda, sıkıldığımı anımsıyorum. İyi bir çocuk kitabını belirleyen temel ölçüt yetişkinlerin de severek okumaları değildir, çünkü çocuğun dünyası, okuma ve alımlama biçimleri yetişkinden ayrıdır. Öyleyse her şeyden önce çocuğun dünyasına girmek, onu anlamaya, bulgulamaya çalışmak gerekir.

Ünlü çocuk yazarı Astrid Lingren çocukla aramızdaki diyalog kopukluğunun temel nedenini yetişkinlerin bellek yitiminde görüyor. "Bir çok insan basit olanın şaşırtıcıya, şaşırtıcı olanın basite dönüştüğü çocuk dünyası ile kendi dünyaları arasındaki köprüleri yıkmış. Tuhaf şeylere gülündüğü, beklenilmedik durumlara ağlanıldığı çocuk dünyasını artık tanımıyorlar. Çocuklar için yazmak, bütün bunları anımsamak demektir. Çocuklar kitaplarda kendilerini bulmalılar, çocukça gülebilmeliler".

Çocuk kitapları, seçimi genellikle çocuklar değil, yetişkinler yaptıklarından, bir şekilde anneyle babaya seslenmelidirler. Ancak yazarın yetişkin okuyucuyu gözönünde tutması özgürlüğünü kısıtlayıcı bir etken oluşturabilir. Sözgelimi bir toplumdaki eğitim sistemi çok tutucuysa, yazar da yetişkin okuyucuyu yadırgatacak bir aşırılık yapmaktan kaçınabilir, dahası kitabın alım gücünü arttırmak için sistemin dümen suyuna gidebilir. Amicis'in kitabı buna çarpıcı bir örnek veriyordu. Aynı sorun yayıncı için de geçerlidir, çünkü sürekli olarak pazarlamayı gözönünde tutar. Bu nedenle bilinçli yetişkin okuyucular, yazardan ve yayıncıdan öncü bir görev üstlenmelerini bekliyorlarsa, onları her şeyden önce kendi seçimleriyle desteklemeli ve çocuk kitabını belirleyen ölçütlerin bilincinde olmalı, seçimini ona göre yapabilmelidir.


Türkiye'nin En Kaliteli Türkçe Dersi Kaynak Sitesi
www.mesuthayat.com



Teşekkür Edenler: TürkçeM
Alıntı Yap
.
Konu: 2,756
Mesaj: 4,483
Teşekkür: +
Cinsiyet: Bay
Katılış Tarihi: 17/07/2012

Kitap Seçimi

İyi bir çocuk kitabının estetik ve düşünsel düzeyde belli nitelikleri vardır. Bunları saptayabilmek için kitapların gerek dış görünümüne, gerek içeriğine, dil ve biçimine dikkat etmek gerekir:

- Kitabın dış görünümü:

Çocuk yayınlarında kitapların dış görünümlerinin, kapak resminin, kullanılan renklerin, içindeki resimlerin ve çizimlerin, kağıt kalitesinin, sayfa düzeninin, arka kapaktaki tanıtım yazısının vb. belli bir kaliteyi tutturması neredeyse kaçınılmazdır. Çocuklar dış görünüme önem verdiklerinden, kitabın içeriği ne denli çekici olursa olsun, kötü kağıta basılmışsa, harfleri küçük ve silikse, kapak resmi özensizse, kitap alım gücünü hemen yitirecektir. Bu nedenle çocuk kitaplarını ucuza çıkartmak hiç okunmamasına yol açabilir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın son yıllarda çıkardığı kötü resimlerle donatılmış çocuk kitapları, çocuk kitaplarının nasıl olmaması üzerine bizleri uyarırken, Yapı ve Kredi'nin başlattığı çocuk kitapları dizisi, küçük çocuklar için Mavi Bulut yayınlarının çıkardığı kitaplar olumlu örnekler olarak gösterebilir.

- Kitabın içeriği ve dili

İyi bir çocuk kitabı her şeyden önce çocuğun dünyasına yöneliktir. Çocukların dünyasını, onların düşünceleri, duygularını, sevinçlerini, korkularını, kaygılarını yine onların bakış açısından onların diliyle dile getirebilmelidir. Bu gerçekleşemiyorsa, yazar yetişkinlerin bakış açısından otoriter ve öğretici bir tavırla çocuk okuyucuya yaklaşıyorsa, kitap niteliğini yitirecektir. Çocukların öğrenmeye açık ve meraklı olduklarını ama öğretilmekten hoşlanmadıklarını unutmamamız gerekir. Yazarın üstten bakan öğretici tavrı çocuğu yeterince tanımamasından kaynaklanmakta dır. Yazar çocuğun bakış açısını yakalamışsa, onun sorunlarını dile getirirken basit bir iyi-kötü, doğru-yanlış ayrımı yapmaktan kaçacak, kısaca kalıpcılığa düşmeyecektir. Çocukluk demek mutluluk demektir görüşünün tersine, gelişmekte olan bir varlık olarak çocuğun sorunları, kaygıları, bastırdığı, bilinçaltının derinliklerine gömdüğü ama dile getiremediği sorunlar belki de yetişkinden de çoktur. Çocuğun dünyasını tanıyan bir yazar, bu sorunları en ince ayrıntılarına değin irdeleyecektir. Ünlü Avusturyalı yazar Christine Nöstlinger'in çocukların dünyasını didik didik inceleyen ve bu dünyadan uzak olan yetişkinleri eleştiren yapıtları örnek gösterilebilir. Çocuklarla yetişkinler arasındaki diyalog kopukluğu, otoriter ve baskıcı eğitim ve sonuçları, çocuğun kişiliğinin gelişmesinde karşılaştığı iç ve dış engeller vb. sorunların gerçekçi bir biçimde (Örn. "Else Evden Kaçtı" ya da "Lollipop") ya da fantastik bir yaklaşımla ("Kim Takar Salatalık Kralını ya da "Konrad Konserve Kutusundan Çıkan Çocuk") işlendiği bu kitapların amacı sorunların altından kendi kendine kalkan, kendine güvenen, özgür düşünen bağımsız insanlar yetiştirmektir.



Türkiye'nin En Kaliteli Türkçe Dersi Kaynak Sitesi
www.mesuthayat.com



Teşekkür Edenler: TürkçeM
Alıntı Yap
.
Konu: 309
Mesaj: 849
Teşekkür: +1890
Cinsiyet: Bayan
Katılış Tarihi: 04/08/2012

Teşekkürler Mesut Bey.

Niyeti iyilik olan, karşılaştığı kötülüğe takılıp kalmaz.


Teşekkür Edenler:
Alıntı Yap
.

MesutHayat Kazandıran Kitaplar


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi

Türkiye
Powered by MyBB © 2002-2016 MyBB Group
Forum Destek Yetkilisi: Samed BAYRAM


Tasarım