Türkçe Dersi Kaynak Siteniz | MesutHayat.Com



2016 - 2017 Türkçe Dersi Yeni Kaynak Flash Diski Çıktı


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 3 Ziyaretçi
Türkçe Dersi Kaynak Siteniz | MesutHayat.Com Konu Bilgileri
Konu Başlığı : Hacivat ile Karagöz
Yazar : Mesut Hayat Konuyu Paylaş :
Cevap Sayısı : 8 Görüntüleme : 13959


Hacivat ile Karagöz
Konu: 2,756
Mesaj: 4,483
Teşekkür: +17605
Cinsiyet: Bay
Katılış Tarihi: 17/07/2012

ÇEVRE TEMİZLİĞİ

HACİVAT-Ne yapıyorsun Karagöz’üm?

KARAGÖZ-Traş oluyorum.

HACİVAT-Nasıl traş oluyorsun böyle anlayamadım?

KARAGÖZ-Çekirdek yiyorum görmüyor musun?

HACİVAT-Görüyorum görüyorum da kabuklarını ne yapıyorsun?

KARAGÖZ-Yere atıyorum görmüyor musun?

HACİVAT-Peki yerler ne oluyor?

KARAGÖZ-Memnun oluyor.

HACİVAT-Olur mu Karagöz’üm? İyi düşün bakalım ne oluyor?

KARAGÖZ-Traş oluyor!

HACİVAT-Hoppala. Taktın sen de traş olmaya! İyi düşün bakalım!

KARAGÖZ-Babam oluyor!

HACİVAT-Karagöz’üm saçmalama!

KARAGÖZ-Ne oluyor peki?

HACİVAT-Yere baksana!

KARAGÖZ-Baktım

HACİVAT-Bir şey görmüyor musun?

KARAGÖZ-Çekirdek kabukları görüyorum.

HACİVAT-Yerleri kirletiyor değil mi?

KARAGÖZ-Kirletsin ne olacak? Burası zaten kirli yer değil mi?

HACİVAT-Kirletirsen kirli yer olur, kirletmezsen temiz yer olur.

KARAGÖZ-Ne yapmam lazım?

HACİVAT-Efendim kabuklarını bir başka poşette biriktirip çöp bidonlarına atman lazım.

KARAGÖZ-Atmazsam ne olur?

HACİVAT- Her taraf pislik olur, hastalıklar baş gösterir.

HACİVAT-Bu muz kabuklarını da mı sen attın yere?

KARAGÖZ-Ben atmadım, dayım attı.

HACİVAT-Peki nerde dayın hani?

KARAGÖZ-Öldü.

HACİVAT-Karagöz’üm saçmalama, ölmüş adam nasıl atsın bu kabuğu?

KARAGÖZ-O zaman amcam attı.

HACİVAT-Hani amcan nerde?

KARAGÖZ-Evde uyuyordur şimdi.

HACİVAT-Uyuyan amcan nasıl attı peki?

KARAGÖZ-Yahu hacı cavcav sen de her şeyi bana soruyorsun.

HACİVAT-Yahu burada sen oturuyorsun. Çevren kirli, elbet sana soruyorum.

KARAGÖZ-O zaman ben de sana sorayım.

HACİVAT-Sor bakalım.

KARAGÖZ-Bu yüksek sesli müziği sen mi açtın?

HACİVAT-Karagöz ben senin yanındayım. Ses uzaktan geliyor. Ben nasıl açarım?

KARAGÖZ-Sen bana saçma sorular sordun, ben de sana sordum ödeştik.

HACİVAT-Karagöz’üm ben seni uyarmak istemiştim.

KARAGÖZ-Ben uyumuyorum ki sen kendini uyar.

HACİVAT-Öyle değil Karagöz’üm.

KARAGÖZ-Yahu sen dememiş miydin uyarmak istiyorum diye?

HACİVAT-Senin dediğin uyarmak değil uyandırmak, uyandırmak.

KARAGÖZ-Eee? Uyar bakalım öyleyse. Benim ayakkabım da sana uyar. Annemin ayakkabısı babama uyar. Babamın ayakkabısı bana uyar.

HACİVAT-Gene saçmaladın Karagöz’üm! Hani sen çekirdek kabuklarını yere atıyordun ya!

KARAGÖZ-Evet!

HACİVAT-İşte o kabukları yere atma çevreyi kirletiyorsun. Hem ortalık kötü gözüküyor, hem de hastalıklara sebep oluyor. Temizlemek için de çok para harcıyoruz.

KARAGÖZ-Anladım. Başka hıyarı var mı?

HACİVAT-Hıyarı değil Karagöz’üm uyarı, uyarı. Elbette var.

KARAGÖZ-Söyle bakalım öyleyse!

HACİVAT-Çöplerimizi çöp bidonlarına atmalıyız. Yerlere tükürmemeliyiz. Okullarda çiğnenmiş sakızlarımızı sınıflara, koridorlara ve yerlere atmamalıyız.

KARAGÖZ-Sıraların içini, sınıfları kirletmemeliyiz.

HACİVAT-Çok yaşa Karagöz. Temizlik alışkanlığı evlerde ve okullarda kazandırılmalıdır.

KARAGÖZ-Temizleme dedin de aklıma geldi.

HACİVAT-Ne geldi?

KARAGÖZ-Geçen gün adamın biri bana seni temizlerim dedi.

HACİVAT-Yok yahu? Sen ne dedin?

KARAGÖZ-Ben temizim, üstümü kirletmedim dedim.

HACİVAT-O ne dedi peki?

KARAGÖZ-Bu temizlik başka temizlik dedi.

HACİVAT-Ha evet! Adam seni tehdit etmiş. Sonra ne oldu?

KARAGÖZ-Polis amcalar geçiyordu, usulca tüydü.

HACİVAT-Konuyu değiştirmeyelim şimdi. Uyarlarımızı tamamlayalım.

KARAGÖZ-Evet söyle bakalım diğerlerini de.

HACİVAT-Evlerde, sokaklarda, gereksiz gürültü çıkarmayalım. Araçların kornalarını gereksiz çalmayalım. Sigara izmaritlerini gelişigüzel atmayalım.

KARAGÖZ-Eeee? Başka ne yapmayalım?

HACİVAT-Yani başkalarına rahatsızlık verecek hareketleri yapmayalım. O zaman çevremizi tertemiz olur. Medeni insan çevresini kirletmeyen insandır.

Evet, sevgili izleyiciler. Sürçülisan ettikse af ola. Bizimki latifeydi. Siz siz olun sakın çevrenizi kirletmeyin! Tertemiz pırıl pırıl, pırlanta çocuklar olun. Bir başka oyunda buluşuncaya dek bol bol kitap okuyun. Hoşça kalın, dostça kalın.


Türkiye'nin En Kaliteli Türkçe Dersi Kaynak Sitesi
www.mesuthayat.com



Teşekkür Edenler:
Alıntı Yap
(En son düzenleme: 30/08/2012, 21:54 Mesut Hayat.) .
Konu: 309
Mesaj: 849
Teşekkür: +1893
Cinsiyet: Bayan
Katılış Tarihi: 04/08/2012

KARAGÖZ SİGARA BIRAKIYOR

KARAGÖZ-Denizli’nin adım adım yolları oğlan yolları
Açılıp sarmıyor yârin kolları oğlan kolları

HACİVAT-Hayırlı akşamlar Karagöz’üm, ne güzel sesin varmış senin? Ne yapıyorsun? Geçiyordum da sesini duydum. Bir merhaba diyeyim dedim.

KARAGÖZ-Dayak yiyorum!

HACİVAT-Olur mu Karagöz’üm? Şaka yapıyorsun herhalde. Dayak yiyen insan hiç şarkı türkü söyler mi?

KARAGÖZ-Söyler söyler! Ben söylerim.(Sesini biraz alçaltarak) Köftehor yemek yiyorum desem sende gelir sofraya kurulursun. Zaten azıcık yemeğim var.

HACİVAT-Hadi çık da akşam akşam biraz hava alalım, efkâr dağıtalım.

KARAGÖZ-Gelmem git işine Hacivat Çelebi.

HACİVAT-Neden gelmiyorsun Karagöz’üm işin mi var?

KARAGÖZ-Evet işim var. Bak akşam oldu uyuyorum ben, hadi git işine.

HACİVAT-Uyuyan adam konuşur mu? Bak benimle güzel güzel konuşuyorsun.

KARAGÖZ-Konuşur konuşur, ben konuşurum. Eskiden uyurken horlardım şimdi konuşuyorum.

HACİVAT-Hadi Karagöz’üm nazlanma çık artık.

KARAGÖZ-Çıkmam beni çalıştıracaksın, işçi arıyorsun.

HACİVAT-Hayır Karagöz’üm nereden çıkardın bunu?

KARAGÖZ-Gel seninle defter dağıtalım demedin mi?

HACİVAT-Hayır Karagöz’üm öyle demedim. Gel dolaşalım gezelim efkâr dağıtalım dedim.

KARAGÖZ-O ne o, efkâr mı defter mi neyse?

HACİVAT-Yani sıkıntımızı giderelim dedim.

KARAGÖZ-Ya sıkıştıysan tuvalete git, bana ne senin sıkıntından?

HACİVAT- Karagöz’üm biz seninle dostuz, arkadaşız. Dostlar birbirinin sıkıntısını paylaşırlar.

KARAGÖZ-Ben paylaşmam. Git işine. Bak valla hanım uyanmasın, uyanırsa sana bir ton sopa attırır bana.

HACİVAT-Aman Karagöz’üm çok abarttın! Hadi çık artık!

KARAGÖZ- Hem ben efkârlıymışım bugün. Türkü söylüyor muşum hanım öyle dedi.

HACİVAT-Tamam işte sen de efkârlıymışsın. Dağıtırız işte!

KARAGÖZ-Amma yapışkanmışsın ha! Bir türlü kandıramadım! (Sesini alçaltır.) Bu arada çaktırmadan yemeğimi de bitirdim. Yoksa köftehor ortak olacaktı. Çıktım çıktım. Hadi bakalım

HACİVAT-Gel seninle biraz parka kadar gidelim. Oturur konuşuruz, sohbet ederiz orada. Hayrola neye efkârlandın söyle bakalım!

KARAGÖZ-Benzine zam geldi de ondan!

HACİVAT-Sana ne yahu benzine zam geldiyse? Araban yok, bir şeyin yok?

KARAGÖZ-Öyle deme Hacivat Çelebi masrafım iki katına çıkıyor.

HACİVAT-Yahu Karagöz’üm sen benimle kafa mı buluyorsun?

KARAGÖZ-Yok yahu ne kafa bulması?

HACİVAT-Peki benzin zammı senin masrafını nasıl iki katına çıkarıyor?

KARAGÖZ-Yahu benim bir muhtar çakmağım var. Baba yadigârı. Hâla onu kullanıyorum. O da benzinle yanıyor.

HACİVAT-Adama bak yahu? Valla bu laflarınla senin değil benim efkârım dağıldı.

KARAGÖZ-Nasıl dağıldı bana da anlat!

HACİVAT-Bunun kolayı var.

KARAGÖZ-Anlatsana kolayı varsa?

HACİVAT-Tüplüye çevirttir. Sanayiye git, arabaları tüplüye çeviren ustalar var. Onlar yapar bu işi.

KARAGÖZ-Yapma yahu! Benim aslan arkadaşım. Gel seni bir öpeyim. (Öper)Neden daha önce söylemedin hacı cavcav.

HACİVAT-Sen sormadın ki! Derdini söylemeyen derman bulamaz.

KARAGÖZ-Peki o zaman masraf azalır mı?

HACİVAT-Azalır azalır!

KARAGÖZ-Ben gidiyorum öyleyse!

HACİVAT-Nereye?

KARAGÖZ-Sanayiye hemen gidip yaptırayım şu çakmağı. Masraf çıkarmasın bana!

HACİVAT-Dur dur hemen acele etme! Önce yapman gereken başka işler var.

KARAGÖZ-Ne işi?

HACİVAT-Bu hemen olmaz. Önce Çakmakçılar Derneğine gideceksin! Üye değilsen üye olacaksın. Oradaki kütüğüne benzinliydi, tüplüye çevrildi yazdırıp dosyasına işleteceksin. Harcını da yatırdıktan sonra makbuzuyla beraber sanayiye gideceksin.

KARAGÖZ-Uzun işmiş yahu? Önce nereye gidecektim?

HACİVAT-Tuvalete!

KARAGÖZ-Ne tuvaleti Hacivat Çelebi? Kafamı karıştırdın valla tepelerim şimdi seni!

HACİVAT-Dur yahu Karagöz’üm hemen kızma! Önce seninle başka bir iş yani hesap yapalım.

KARAGÖZ-Kafam şişti yahu! Dur bir cigara yakayım!

HACİVAT-Günde kaç sigara içiyorsun?

KARAGÖZ-Bir paket.

HACİVAT-Bu sigara kaç lira?

KARAGÖZ- Üç lira.

HACİVAT- Bunu 30 ile çarp.

KARAGÖZ-Çarptım. 90 etti.

HACİVAT- Doksanı da 12 ile çarp.

KARAGÖZ-Dur yahu. Ver hele kâğıt kalem onunla çarpayım.

HACİVAT-Ben çarptım, hesapladım. 1080

KARAGÖZ-Bu ne bu?

HACİVAT-Bir yılda sigaranın senin bütçeye getirdiği yük.

KARAGÖZ-Ben onu toptan vermiyorum ki, her gün azıcık azıcık veriyorum. O da bütçeye yük olmuyor.

HACİVAT-Sen bu parayı sigaraya değil de kumbaraya atsaydın bir yılda o kadar para biriktirirdin. Bunu da kaç yıldır içtiğinle çarparsan zararının ne kadar olduğunu görürsün.

KARAGÖZ-Dur yahu! Bir cigara yakayım. Kafam şişti.

HACİVAT-Aslında kafan filan şişmedi, sen kendini aldatıyorsun.

KARAGÖZ-Yok yahu? Ben kimseyi aldatmam. Kendimi de aldatmam. Ben dürüstüm.

HACİVAT-Karagöz’üm hadi seninle bir anlaşma yapalım.

KARAGÖZ-Ne anlaşması? Ben anlaşma filan yapamam, önce sanayiye gidip çakmağı tüplü yaptırmam lazım. Yoksa masrafın altından kalkamam. Bak benzin yine zamlandı.

HACİVAT-Gel sen şu sigarayı bırak hem paran cebinde kalsın, hem de sen sağlıklı kal.

KARAGÖZ-Bırakmam!

HACİVAT-Neden?

KARAGÖZ-Kötü arkadaştan iyiyimiş de ondan.

HACİVAT-Boş ver sen bu saçma sözleri. Hem artık bu sigarayı kapalı yerlerde içmenin de cezası var. Bir sürü zararı var.

KARAGÖZ-Başka hangi zararı var hacı cavcav? Dur yahu kafam şişti. Hadi beraber yakalım birer tane!

HACİVAT-Olmaz! Seninle anlaşma yapıyoruz ya! Diğer zararlarını söylüyordum.

KARAGÖZ-Hadi yak da konuşalım.

HACİVAT- Atılan izmaritlerle ormanların yanmasına sebep oluruz. İzmaritlerle sokakları kirletiriz. Ağzımız pis kokar. Sigara içilen yerler pis kokar.

KARAGÖZ-Ormanlar sigarayla mı yakılıyor?

HACİVAT-Evet bazı orman yangınları atılan sigara izmaritinden çıkıyor.

KARAGÖZ-Vay köftehor sigara vay. Ben de seni masum zannediyordum. Ben ormanı yakanları sevmem.

HACİVAT-Ne güzel bir düşünce yakaladın. Şimdi söz ver bakalım, bu sigarayı hâlâ içmeye devam edecek misin?

KARAGÖZ-Etmem, vazgeçtim artık içmeyeceğim.

HACİVAT-Aferin Karagöz’üm sözünde durursan çok büyük bir iş başarmış olacaksın.

KARAGÖZ-Çakmaktan da kurtulacağım değil mi?

HACİVAT-Elbette

KARAGÖZ-Tüplüye de çevirtmeyelim değil mi?

HACİVAT-Canım neye masraf edeceksin, boş ver.

KARAGÖZ-O zaman kutlayalım, oynayalım.

HACİVAT-Neden oynayalım Karagöz’üm?

KARAGÖZ-Benzin zammı beni etkilemiyor artık. Benzinli çakmağı olanlar düşünsün.

HACİVAT-Her şeyi hemen kutlamayalım Karagöz’üm. Baksana herkes böyle basit şeyleri kutlamaya kalkıyor. Silah atıyor. Masum insanlar mağdur oluyor.

KARAGÖZ-Yahu biz silah atmayacağız Hacivat Çelebi.

HACİVAT-Elbet biz silah atmayacağız. Sigarayı bıraktığın gibi her şeyi kutlama, hele silahla kutlama alışkanlığını bırakalım.

KARAGÖZ-Maçları kazanınca da mı kutlamayalım?

HACİVAT-Silahla kutlamayalım. Medeni insanlar silah kullanmazlar. Yani kutlama yapılırken birileri zarar görmesin, mağdur olmasın.

KARAGÖZ-Bayağı dağıttık Hacivat Çelebi. Zaman da geç oldu. Yoksa hanım eve almaz beni.

HACİVAT-Alır alır bugün alır. Büyük bir iş başardın. Sigarayı bıraktın, git hemen hanımına müjdele. Hatta sigaraya harcadığım parayı biriktirelim sana bilezik alalım de.

Evet, sevgili izleyiciler. Sürçülisan ettikse af ola. Siz siz olun asla siz sigara içmeyin. İçen anne babalarınızı ve tüm tanıdıklarınızı da siz ikna edin, bıraktırın. Hem sağlıkları hem bütçeleri bozulmasın. Bir başka oyunda buluşuncaya dek bol bol kitap okuyun. Hoşça kalın, dostça kalın.

Niyeti iyilik olan, karşılaştığı kötülüğe takılıp kalmaz.


Teşekkür Edenler:
Alıntı Yap
.
Konu: 2,756
Mesaj: 4,483
Teşekkür: +
Cinsiyet: Bay
Katılış Tarihi: 17/07/2012

YALAN


HACİVAT-Karagöz sen hiç yalan söyledin mi?

KARAGÖZ-O ne demek?

HACİVAT-Şey yani, başkalarını kandırdın mı?

KARAGÖZ-Yok ben öyle şey yapmam.

HACİVAT-Canım çocukken filan, hani, belki diye sordum.

KARAGÖZ-Çocukken çok şey yaptım ben!

HACİVAT-Ne yaptın?

KARAGÖZ-Adam kestim.

HACİVAT-Amma attın Karagöz. Hiç koskoca adamlar kesilir mi?

KARAGÖZ-Karpuz kestim öyleyse?

HACİVAT-O da olmaz. Çocuklar bıçaklarla oynamaz.

KARAGÖZ-Yahu ne istiyorsun? İlla yalan mı söyleyelim? Doğru söylüyoruz inanmıyorsun.

HACİVAT-Mesela okula giderken filan ne yaptın?

KARAGÖZ-Ha hatırladım. Resmi babama yaptırdım, öğretmene kendim yaptım dedim.

HACİVAT-Hah şimdi oldu işte.

KARAGÖZ-Bir de arkadaş kopya çekti diye öğretmene yalan söyledim.

HACİVAT-Ayıp olmuş ama Karagöz.

KARAGÖZ-Ha bir de alacaklılar babamı arıyorlardı telefonda. Babam evde yok dedim.

HACİVAT-Başka ne yalan söyledin hatırla bakalım?

KARAGÖZ-Annemle doktora gitmiştik. İğne yazmasın diye bir şeyim yok dedim.

HACİVAT-Başka?

KARAGÖZ-Anneme babama karnemi göstermedim. Zayıfım yok dedim.

HACİVAT-Eeee sonra ne oldu?

KARAGÖZ-Sınıfta kaldım tabi.

HACİVAT-Eh, hak etmişsin ama! Anlat anlat başka neler yaptın?

KARAGÖZ-Şey yaptım. Ödevleri yapmayınca öğretmene sular kesikti ondan yapamadım dedim.

HACİVAT-İnanır mıydı peki?

KARAGÖZ-İnanmazdı. O da sene sonuna kadar benim iflahımı keserdi.

HACİVAT-Peki Karagöz’üm sen bu yalanı kimden öğrendin?

KARAGÖZ-Babamdan, annemden, ev sahibinden bir de önlük satandan!

HACİVAT-Allah Allah! Söyle bakalım nasıl yalan söylemişlerdi. Mesela baban kime yalan söyledi.

KARAGÖZ-Trafik polisine söyledi. Valla sarıda geçtim memur bey, dedi.

HACİVAT-Sonra ne oldu?

KARAGÖZ-Polis inandı. (Gülerek) He he he…Eline ceza makbuzu verdi.

HACİVAT-İnanmamış Karagöz’üm. Yalancının mumu yatsıya kadar yanarmış.

KARAGÖZ-Ne demek o?

HACİVAT-Yani yalancının yalanı tez ortaya çıkar demek.

KARAGÖZ-Ha anladım. Doğru valla hepsi çabuk ortaya çıkıyor.

HACİVAT-Peki annen nasıl yalan söyledi?

KARAGÖZ-Seni leylek getirdi dedi.

HACİVAT-İnandın mı?

KARAGÖZ-İnandım tabi. Nerde leylek görsem anneeee diye çağırdım.

HACİVAT-Duydu mu peki?

KARAGÖZ-Duydu da inanma der gibilerden gagasını takırdattı.

HACİVAT-Peki ev sahibi nasıl yalan söyledi?

KARAGÖZ-Evden çıkın! Almanya’dan oğlum gelip girecek dedi, bizi çıkardı.

HACİVAT-Gerçek miymiş, geldi mi?

KARAGÖZ-Biz çıkınca başka kiracı girdi.

HACİVAT-Bir de önlükçüden bahsetmiştim. O ne yalan söylemişti?

KARAGÖZ-Bana bir önlük verdi, her bedene uyar dedi.

HACİVAT-Uymadı mı peki?

KARAGÖZ-Babama uydu. Ben giyince annemin uzun eteği gibi oldu.

HACİVAT-Sonra ne oldu?

KARAGÖZ-Götürdük geri vermeye? Bu önlüğü biz satmadık dedi.

HACİVAT-Eeeee? Kızmadı baban?

KARAGÖZ-Kızmadı!

HACİVAT-Ne yaptı?

KARAGÖZ-Yumdu gözünü açtı ağzını?

HACİVAT-Ne dedi?

KARAGÖZ-Ascam, kescem, kırcam, dökcem bir sürü sıraladı.

HACİVAT-Vay vay vay! Sonra!

KARAGÖZ-Bir şey olmadı. Babam da sıktı yani. Sonra o önlüğü bulaşık yıkarken mutfakta kendisi giydi.

HACİVAT-Aferin Karagöz mertçe yaptığın yanlışları ve yalanları söyledin.

KARAGÖZ-Tabi hacı cavcav yalan kötü bir şeydir.

HACİVAT-Dur ben de sana çocukken söylediğim yalanlarımı söyleyeyim de ödeşelim. Yoksa bana hakkın geçer.

KARAGÖZ-Sen de mi yalan söyledin! Vay be! Ben de büyükler yalan söylemez biliyordum.

HACİVAT-O zaman ben de çocuktum Karagöz.

KARAGÖZ-Peki şimdi yalan söylüyor musun?

HACİVAT-Şimdi sana söyleyeceğim ama çocukken söylediğim yalan.

KARAGÖZ-Hadi söyle bakalım.

HACİVAT-Ya nasıl söylesem?

KARAGÖZ-Türkü çağırarak söyle! Ben nasıl söylediysem sen öyle söyle.

HACİVAT-İtfaiyeye bizim evde yangın çıktı diye telefon etmiştim.

KARAGÖZ-Eeeee?

HACİVAT-İtfaiye eve çıkıp geldi. Polisler de geldi. Evde ben yalnızım. Çok korktum ne yapacağım şimdi diye.

KARAGÖZ-Eee ne oldu sonra?

HACİVAT-Polisler adresten babamın çalıştığı iş yerini bulmuşlar. Koşa koşa babam eve geldi.

KARAGÖZ-Kızmadı mı?

HACİVAT-Hem de nasıl? Dur hele.

KARAGÖZ-Durdum.

HACİVAT-Evin önünde arazözü gören komşular da anneme telefon etmişler.

KARAGÖZ-Oh oh! Annen de geldi eve!

HACİVAT-Nerdeee! Bayılıp düşmüş duyunca. Annemi de hastaneye kaldırmışlar.

KARAGÖZ-Hoppala! Desene iş çetrefilleşti.

HACİVAT-Hem de nasıl?

KARAGÖZ-Sonra ne oldu?

HACİVAT-Bu bana çok kötü bir ders oldu. Bir daha yalan söylemedim ama babam da ceza verdi, bir ay harçlığımı kesti.

Evet, sevgili izleyiciler. Sürçülisan ettikse af ola. Bizimki latifeydi. Siz siz olun sakın yalan söylemeyin. Tertemiz pırıl pırıl, pırlanta çocuklar olun. Bir başka oyunda buluşuncaya dek bol bol kitap okuyun. Hoşça kalın, dostça kalın.


Türkiye'nin En Kaliteli Türkçe Dersi Kaynak Sitesi
www.mesuthayat.com



Teşekkür Edenler:
Alıntı Yap
.
Konu: 309
Mesaj: 849
Teşekkür: +
Cinsiyet: Bayan
Katılış Tarihi: 04/08/2012

ÖZÜRLÜLERLE ALAY ETME

HACİVAT-Günaydın Karagöz’üm! Ne yapıyorsun?

KARAGÖZ-Bulaşık yıkıyorum görmüyor musun?

HACİVAT-Aman Karagöz’üm şaka yapma, hani bulaşıklar nerede?

KARAGÖZ-İçtim!

HACİVAT-Gene şaka yapıyorsun Karagöz’üm, hiç bulaşıklar içilir mi?

KARAGÖZ-Olsun, ben içerim.

HACİVAT-Sen bulaşık yıkamıyorsun, kapının önüne çıkmış güneşleniyorsun. Gel seninle biraz hava alalım.

KARAGÖZ-Ben almam. Benim havam var. Bakkala kızıyorum.

HACİVAT-Etme eyleme Karagöz’üm, hava bakkaldan alınmaz.

KARAGÖZ-Bal gibi alınır.

HACİVAT-Elbette balı bakkaldan alırsın ama hava bakkaldan alınmaz.

KARAGÖZ-Alınır!

HACİVAT-Alınmaz!

KARAGÖZ-Alınır!

HACİVAT-Hadi anlat bakalım nasıl alınırmış?

KARAGÖZ-Geçen gün bakkala gittim. Gazete hediye verecekmiş.

HACİVAT-Eeee?

KARAGÖZ-Bakkala gazete istiyorum dedim.

HACİVAT-Gazeteyle hava almanın ne ilgisi var Karagöz’üm?

KARAGÖZ-Var var da onu anlatıyorum. Acele etme yahu!

HACİVAT-Peki anlat bakalım, sustum.

KARAGÖZ-Bakkal bana dedi ki, hediye yarın verilecek. Yarın sabah erkenden gel al. Erken gelmezsen hava alırsın dedi.

HACİVAT-Peki aldın mı gazeteyi?

KARAGÖZ-Alamadım. Ben geldiğimde gazete bitmiş. Bakkal da bana hava aldın dedi.

HACİVAT-Ha anladım şu mesele!

KARAGÖZ-Ben bakkala kızıyorum artık hava almam. Benim havam var.

HACİVAT-Bu öyle değil Karagöz’üm! Yani seninle biraz gezelim, dolaşalım.

KARAGÖZ-Dosdoğru söylesene gezelim diye. Niye hava alalım diye kafamı karıştırıyorsun.

HACİVAT-Haklısın ama öyle de söylenir.

KARAGÖZ-Yok ben hava almam, istemem. Bakkala kızıyorum.

HACİVAT-Tamam tamam. Hadi seninle şöyle biraz yürüyelim.

KARAGÖZ-Yürüyelim bakalım. Bana bak. İşin içinde hinlik filan yok değil mi?

HACİVAT-Olur mu Karagöz’üm, ben sana yapar mıyım hiç?

KARAGÖZ-O sesler ne öyle Hacivat Çelebi?

HACİVAT-Şurda çocuklar var onların sesi!

KARAGÖZ-Ne diyorlar öyle?

HACİVAT-Yanlarına varalım bakalım anlarız. Merhaba sevgili yavrular!

ÇOCUKLAR-Deli deli depeli, kulakları küpeli. Deli deli depeli, kulakları küpeli

HACİVAT-Hayrola çocuklar çok neşelisiniz bugün!

ÇOCUKLAR -Deli var deli, onunla eğleniyoruz.

HACİVAT-Yapmayın çocuklar insanlarla eğlenirli mi hiç?

ÇOCUKLAR -Kaaambur kaaaambur!

DELİ-De...de...de...defolun...Zev...zev...zev...zevzekler!

HACİVAT-Aman çocuklar öyle demeyin! Bak adamcağızı kızdırmışsınız.

ÇOCUKLAR - Kekeme. Kekeme. Şaaaaşı şaaaaşı, göbeği değirmen taşı.

HACİVAT- Alay etmeyin çocuklar sakın! İnsanların kusurlarından dolayı alay edilmez.

ÇOCUKLAR -Ne güzel eğleniyoruz işte neden alay edilmesin.

HACİVAT-Onu Allah öyle yaratmış.

ÇOCUKLAR -Biz eğlenelim diye öyle yaratmış öyleyse.

KARAGÖZ-Bana bakın köftehorlar, benim tepemi attırmayım. Yoksa tepelerim sizi ha!

HACİVAT-Dur hemen kızma Karagöz’üm. Bunlar daha çocuk. Kızarak çocuklara bir şey anlatılmaz.

KARAGÖZ-Anlatılır anlatılır. İki tane yapıştırdım mı bir güzel anlarlar!

HACİVAT- Yok yok Karagözüm sen dur hele. Ben şimdi onlara güzel güzel anlatırım.

KARAGÖZ-Hadi anlat bakalım öyleyse.

HACİVAT-Çocuklar beni dinleyin bakalım. Bu alay ettiğiniz kim?

ÇOCUKLAR-Deeeli, deeeli!

HACİVAT-Kuzum öyle değil? Yani insan mı hayvan mı?

ÇOCUKLAR-İnsan!

HACİVAT-Peki kim yarattı onu?

ÇOCUKLAR-Allah!

HACİVAT-Aferin çocuklar. Gördün mü Karagöz’üm bu çocuklar çok akıllı. Peki, sizi kim yarattı?

ÇOCUKLAR-Allah! Tamaaaam, şimdi anlaştık.

HACİVAT-Peki sizi neye sağlam da onu öyle kusurlu yarattı.

ÇOCUKLAR –Çocuklar eğlensinler gülsünler diye yaratmış olabilir.

KARAGÖZ-Bana bakın zevzekler. Valla tepelerim şimdi hepinizi!

HACİVAT-Dur dur sakin ol Karagöz’üm. Sinirlenme hemen!

KARAGÖZ-Terbiyesiz bu çocuklar. Bir de çok akıllı diyorsun hacı cavcav!

HACİVAT-İnsanlar özürlü insanları görerek ibret alsınlar, kendi durumlarına şükür etsinler diye yaratmış diye düşünsek nasıl olur çocuklar? Bunlarla eğlenirsek yanlış yapmış oluruz.

ÇOCUKLAR-Hııı?

KARAGÖZ-Kızdın mı bana hacı cavcav!

HACİVAT-Sana kızmadım Karagöz’üm. Gel şimdi çocuklara doğrusunu anlatalım. Çocuklar siz bizi iyi dinleyin bakalım. Ben Karagöz amcanıza anlatacağım. Sonra size de sorular soracağım.

KARAGÖZ-Hadi bakalım.

HACİVAT-Empati nedir biliyor musunuz çocuklar?

ÇOCUKLAR-Haaaaayır!

KARAGÖZ-Ben biliyorum kasımpatı bir çiçektir.

HACİVAT-Kasımpatı değil Karagöz’üm empati, empati!

KARAGÖZ-Neymiş o? Empati mi sempati mi?

HACİVAT-Empati, kendimizi karşımızdakinin yerine koymak yani.

KARAGÖZ-Koyduk ne olacak?

HACİVAT-Mesela seninle alay etseler kızmaz mısın?

KARAGÖZ-Kızarım elbet.

HACİVAT-Madem bizimle alay edilince kızıyorsak başkalarıyla da biz alay etmeyeceğiz.

KARAGÖZ-Ha anladım hacı cavcav.

HACİVAT-Alay ettiğimiz insanlar toplumdan kaçarlar. Hatta saldırgan bile olabilirler. Bize ve başkalarına zarar vermelerine sebep olmuş oluruz.

KARAGÖZ-Empati bu kadar mı?

HACİVAT-Elbet bu kadar değil. Bu insanların kalbini kırmış oluruz. Bu da Allah’ın hoşuna gitmez.

KARAGÖZ-Bize kızar mı?

HACİVAT-Yanlışta ısrar edersek kızar.

KARAGÖZ-O zaman alay etmeyelim öyleyse.

HACİVAT-Alay etme yerine onlara sevgiyle şefkatle yaklaşalım. Gördüğümüz zaman da vah vah yazık olmuş filan gibi laflar etmeyelim.

KARAGÖZ-Neden? Hani onlara şefkatle yaklaşacaktık.

HACİVAT-Öylesi sözler onların hoşuna gitmiyor. Kusurlu olduklarına daha çok üzülüyorlar.

KARAGÖZ-Saçlarını okşayalım öyleyse.

HACİVAT-Çok samimi isek okşayabiliriz ama her özürlüyü değil tabi.

KARAGÖZ-Başka ne yapalım?

HACİVAT-Onları toplumdan dışlamayalım, toplumun bir parçası olduğunu düşünelim.

KARAGÖZ-Tamam anladım.

HACİVAT-Sokaklarda, araçlarda onlara öncelik verelim. Toplu taşım araçlarında onlara, hastalara ve yaşlılara yer verelim.

KARAGÖZ-Anladım.

HACİVAT-Siz de anladınız mı çocuklar?

ÇOCUKLAR-Anladıkkkk!

KARAGÖZ-Bir daha başkalarıyla alay etmeyin. Ben de sizi pataklamayayım!

ÇOCUKLAR -Teşekkür ederiz Hacivat ve Karagöz amca! Biz böyle düşünememiştik!

HACİVAT-Hadi bakalım öyleyse. Gidin şimdi eğlendiğiniz insandan özür dileyin ve gönlünü alın. Bir daha da özürlü kusurlu insanlarla alay etmeyin.

Evet, sevgili izleyiciler. Sürçülisan ettikse af ola. Siz siz olun hiç kimseyle alay etmeyin. Bir başka oyunda buluşuncaya dek bol bol kitap okuyun. Hoşça kalın, dostça kalın.

Niyeti iyilik olan, karşılaştığı kötülüğe takılıp kalmaz.


Teşekkür Edenler:
Alıntı Yap
.
Konu: 2,756
Mesaj: 4,483
Teşekkür: +
Cinsiyet: Bay
Katılış Tarihi: 17/07/2012

HOŞGÖRÜ VE TRAFİK KURALLARI

HACİVAT-Karagöz’üm merhaba!

KARAGÖZ-Sensin o, kör kaba!

HACİVAT-Ben öyle demedim efendim, yanlış anladın!

KARAGÖZ-Peki ne demek istedin?

HACİVAT- Günaydın demek istedim günaydın!

KARAGÖZ-Ha anladım. Peki, senin dediğin olsun.

HACİVAT-Öyle denmez efendim, öyle karşılık verilmez.

KARAGÖZ-Şimdi tokadı patlatırsam karşılığı görürsün.

HACİVAT-Kızma Karagöz’üm hemen, hoşgörülü ol biraz.

KARAGÖZ-Sen de kızdırma adam gibi konuş. Ben kızarım

HACİVAT-Efendim ben günaydın demişsem, sen de günaydın diyeceksin. Merhaba demişsem sen de merhaba diyeceksin. Bu örgü kuralıdır.

KARAGÖZ-Ben görgü kuralı bilmem. Sadece trafik kuralı bilirim.

HACİVAT-Aferin Karagöz’üm, trafik kurallarını bilmek çok önemlidir. Trafik kurallarına uyarsak kazaları önlemiş oluruz. Hadi bana da bu kuralları öğret Karagöz’üm!

KARAGÖZ-Tamam dinle o zaman. Ben bu kralları babamdan öğrendim. Babam iyi şofördür.

HACİVAT-Maşallah maşallah.

KARAGÖZ-Kural 1: Kavşakta sağa dönerken ne verilir söyle bakalım Hacivat Çelebi.

HACİVAT-Sinyal verilir Karagöz’üm!

KARAGÖZ- Olmaz! Yanlış cevap! Tanıdık varsa selam verilir.

HACİVAT-Olur mu Karagöz’üm, sinyal vermeden dönersen arkadaki araç sana çarpar.

KARAGÖZ-Çarpsın da görelim bakalım. Anasından doğduğuna pişman ederim valla!

HACİVAT-Yahu sinyal vermezsen kural ihlali yapmış olursun.

KARAGÖZ-Babam öyle yapardı, ben de öyle yaparım. Arkadaki araç çarparsa şoförünü indirir, bir güzel döverim.

HACİVAT-Hiç insan dövülür mü Karagöz’üm, kaza olmuşsa iner güzel güzel konuşur analaşırsınız. Hasar filan varsa trafik polisi çağırır, işlem yaptırırsınız.

KARAGÖZ-Babam öyle yapmazdı. Döver ondan sonra istediği kadar da parasını alırdı.

HACİVAT-O yanlış efendim, neyse başka bir kural öğret bakalım.

KARAGÖZ-Kural 2: Yokuş aşağı inerken araba peygamber vitesine takılır.

HACİVAT-O da ne yahu? Hiç duymadım peygamber vitesini.

KARAGÖZ-Öğren o zaman ne olduğunu.

HACİVAT-Neymiş peki?

KARAGÖZ-Yokuş aşağı inerken vitesi boşa alacaksın demek!

HACİVAT-Şaka yapıyorsun yine Karagöz’üm! Yokuş hangi vitesle çıkılmışsa inerken de aynı vitesle inilir.

KARAGÖZ-Ben bilmem babam öyle yapardı.

HACİVAT-Yahu Karagöz’üm olmaz öyle baban yanlış yaparmış. Kaza yapılır sonra.

KARAGÖZ-Kaza yapılmazmış, yakıt tasarrufu yapılırmış, sürat yapılırmış.

HACİVAT- Karagöz’üm başka kural öğret bana!

KARAGÖZ-Kural 3: Yolcu taşırken koltukların haricinde aracın aldığı kadar yolcu doldurulur.

HACİVAT-Yapma Karagöz’üm. Balık mı bunlar? Gene şaka yapıyorsun.

KARAGÖZ-Hayır babam öyle yapardı.

HACİVAT-Yahu ne baban varmış, bu kuralları kendi mi çıkarmış?

KARAGÖZ-Yok bunlar trafik kuralı hacı cavcav. Böyle yapmazsan para kazanılmazmış. Böyle daha çok kazanılırmış.

HACİVAT-Ee başka yok mu?

KARAGÖZ-Var var olmaz mı?

HACİVAT-Hadi öğret öyleyse!

KARAGÖZ-Kural 4: Kırmızı ışık yanarken yoldan geçen araç yoksa durmaya gerek yoktur, geçilir

HACİVAT-Aman Karagöz’üm ya araç çıkarsa. Olur mu öyle şey? Çok yanlış ve tehlikeli bir hareket bu!

KARAGÖZ-Kırmızı rengi biz çok severiz. Bayrağımızın rengi kırmızı, kanımızın rengi kırmızı değil mi Hacivat Çelebi?

HACİVAT-Karagöz böyle kural olmaz. Bu resmen vurdumduymazlıktır. Resmen cinayettir.

KARAGÖZ-Hacivat Çelebi benim babam cesurdu, yiğitti, hiç kimseden korkmazdı. Yani senin dediklerinden değildi

HACİVAT-Yiğit olmak ayrı şey Karagöz’üm. Buna yiğitlik denmez. Dense dense trafik canavarı denir.

KARAGÖZ-Bana bak Hacivat!

HACİVAT-Baktım.

KARAGÖZ-Öyle değil. Sen benim babama hakaret edemezsin. Benim babam canavar filan değildi.

HACİVAT-Peki peki! Sen bana kuralları öğret, ben de sana sabır ve hoşgörüyü öğreteyim. Böylece ödeşmiş oluruz. Hakkın geçmez bana.

KARAGÖZ-Tamam. Dinle o zaman. Kural 5: Uzun yola çıkan şoför, yol üç gün bile sürse hiç uyumadan, dinlenmeden yoluna devam eder.

HACİVAT-Hoppala. Yahu sinirlenmeye başlıyorum. Güya ben sana sabır ve hoşgörü öğretecektim.

KARAGÖZ-Ben biliyorum.

HACİVAT-Neyi?

KARAGÖZ-Sabrı!

HACİVAT-Neymiş söyle bakalım?

KARAGÖZ-Sabreden derviş, muradına ermiş.

HACİVAT-Aferin Karagöz’üm, o bir atasözüdür.

KARAGÖZ-Atalar ne demiş?

HACİVAT-Ne demiş?

KARAGÖZ-Ahlakı kimden öğrendin diye sormuşlar. Ahlaksızdan diye cevaplamış.

HACİVAT-Bulmaca gibisin valla Karagöz’üm. Ne demek şimdi bu?

KARAGÖZ-Ben cahilim ama arifim. Hile hurda bilmem, bildiklerimi söylerim. Sen doğrusunu anlarsın. Yani seni kızdırmaya çalışıyorum. Sen sabrediyorsun. Yani sen trafik kurallarını ben sabrı ve hoşgörüyü öğreniyorum.

HACİVAT-Kafamı karıştırdın yahu! Sen bana, ben sana falan filan!

KARAGÖZ-Kural 5 neydi? Menzile varıncaya kadar üç yol sürse bile uyumayacaksın, dinlenmeyeceksin.

HACİVAT-Yahu güldürme insanı. Nedenmiş o?

KARAGÖZ-Türk şoförü dinlenmez, uyumaz, yemez, içmez.

HACİVAT-Oldu olacak bir de içsin bari!

KARAGÖZ-Acele etme yahu, o da var.

HACİVAT-Ne var?

KARAGÖZ-Kural 6: İçkili iken bile şoförler trafiğe çıkılabilir. Eskiden promil ölçümü mü vardı?

HACİVAT-Allah Allah! Allah Allah!

KARAGÖZ-Sabır hacı cavcav sabır. Hoşgörülü olacaksın. Burası Türkiye her şey olabilir. Ayı çıkabilir, geyik çıkabilir.

HACİVAT-Yahu ben hoşgörüyü başka şeydir diye düşünüyordum.

KARAGÖZ-Nasıl düşünüyordun?

HACİVAT-Mesela şöyle olabilir. Hoşgörü, sağlıklı insan davranışıdır. Mesela hoşgörü, sağlıklı insan hayatının, özüdür, olabilir. Mesela, beşeri münasebetlerin temelidir de diyebiliriz.

KARAGÖZ-Ben de bunları söylüyorum ya Hacivat Çelebi.

HACİVAT-Yahu sen beni sinir ediyorsun. Trafik kuralları diye babanın kurallarını öğretiyorsun

KARAGÖZ-Yalan mı yani? Bu kuralları her gün yaşamıyor muyuz Türkiye’de?

HACİVAT-Yaşıyoruz yaşamasına da valla sen de öyle güzel anlatıyorsun ki gören duyan da gerçek sanacak.

KARAGÖZ-Hacivat Çelebi ben trafik kurallarını babamdan öğrendim.

HACİVAT-Böyle mi öğrendin? O halde sen de bir trafik canavarısın!

KARAGÖZ-Hayır trafik canavarı değilim. Bizzat kurallara harfiyen uyarım.

HACİVAT-Eğer senin bildiğin kurallar buysa yandı bu memleket! Valla şöyle bağırasım geliyor. Yol verin trafik canavarı Karagöz geliyor. Yol verin trafik canavarı Karagöz geliyor.

KARAGÖZ-Yok yok o kadar da değil. Ben iyi şoförüm.

HACİVAT-Yahu nasıl iyi şoförsün? Sana araç kullanırken hiç trafik polisi filan rast gelmiyor mu?

KARAGÖZ-Geliyor!

HACİVAT-Peki ceza filan yazmıyor mu?

KARAGÖZ-Hayır bizzat teşekkür ediyor. Aferin kemerini takmışsın diyor. Evraklarının hepsi tamam diyor.

HACİVAT-Yahu Karagöz’üm madem öyle kurallara uyuyorsun da deminden beri söylediğin saçmalıklar neydi?

KARAGÖZ-Aslında o saçmalıklar yapmamamız gereken hareketler Hacivat Çelebi. Ben şoförlüğü babamdan öğrendim.

HACİVAT-Nasıl yani?

KARAGÖZ-Yani babamın yaptığı yanlışları yapmadığın zaman, doğru olan trafik kurallarına uymuş oluyorsun.

HACİVAT-Yahu şunu baştan söyleseydin ya!

KARAGÖZ-Söyleseydim sen bana sabrı ve hoşgörüyü öğretemezdin. Ben sana şaka yaptım. Yani sen benim saçmalıklarıma sabır gösterdin. Böylece hoşgörüyü yaşayarak anlattın.

Evet, sevgili izleyiciler. Sürçülisan ettikse af ola. Bizimki latifeydi. Siz siz olun sakın ister yaya olun, ister şoför olun trafik kurallarına uymamazlık yapmayın.. Hep sabırlı ve hoşgörülü olun. Tertemiz pırıl pırıl, pırlanta çocuklar olun. Bir başka oyunda buluşuncaya dek bol bol kitap okuyun. Hoşça kalın, dostça kalın.


Türkiye'nin En Kaliteli Türkçe Dersi Kaynak Sitesi
www.mesuthayat.com



Teşekkür Edenler:
Alıntı Yap
.
Konu: 309
Mesaj: 849
Teşekkür: +
Cinsiyet: Bayan
Katılış Tarihi: 04/08/2012

ANNE BABA İLİŞKİSİ


HACİVAT-Karagöz’üm sen çocukken anneni babanı sever miydin?

KARAGÖZ-Severdim tabi, sana ne?

HACİVAT-Olur mu Karagöz’üm, ne demek sana ne? Sohbet ediyoruz ya işte.

KARAGÖZ-Ben, sana ne derim tabi. Kıskanırım o benim annem.

HACİVAT -Tabiî ki senin annen Karagöz’üm, ben bana ver demedim ki!

KARAGÖZ-Ya ne dedin?

HACİVAT -Anneni babanı sever miydin dedim?

KARAGÖZ-Elbette severim.

HACİVAT -Peki nasıl severdin?

KARAGÖZ-Harçlık vermediler mi, taşlardım?

HACİVAT -Olur mu Karagöz’üm, anne baba hiç taşlanır mı?

KARAGÖZ-Bana ne bana ne para verselerdi taşlamazdım.

HACİVAT -Parayı ne yapacaktın Karagöz’üm?

KARAGÖZ-Dondurma alacaktım.

HACİVAT -Yaaa gördün mü Karagöz’üm, seni hasta olmasın diye para vermemişler o zaman!

KARAGÖZ-Dondurma hasta etmez.

HACİVAT -Her zaman hasta etmez ama çok yenirse, malzemesi iyi değilse o zaman hasta eder. Hasta olursun. Peki, başka nasıl severdin?

KARAGÖZ-Su istedikleri zaman bardakta kalan suyu annemin babamın yüzüne serperdim!

HACİVAT -Hoppala, olur mu Karagöz’üm. Çok ayıp. Hiç öyle yapılır mı?

KARAGÖZ-Yapılır yapılır.(Şarkı gibi söyler) Olur olur bal gibi olur.

HACİVAT -Peki başka nasıl severdin?

KARAGÖZ-Yemek yerken onlar görmeden yemeklerine tuz atardım.

HACİVAT -Çok ayıp Karagöz’üm çok ayıp!

KARAGÖZ-Yahu neresi ayıp bunun ben onları seviyorum!

HACİVAT -Olmaz Karagöz’üm, olmaz öyle sevilmez. Mesela annene babana yemeğinize tuz ilave edeyim mi diye sorman gerekir.

KARAGÖZ-Peki tamam! Bir daha küçük olunca sorarım.

HACİVAT -Peki daha başka nasıl severdin?

KARAGÖZ-Babam TV’de maç izlerken elektrik şartelini kapatırdım.

HACİVAT -Amma yaptın Karagöz’üm, babanı kızdıracaksın şimdi.

KARAGÖZ-Bana ne, bana ne kızsın!

HACİVAT -Karagöz’üm, anlaşılan sen yaptığın yaramazlıkları anlatıyorsun bana! Bunlara yaramazlık denir.

KARAGÖZ-Bunlara yaram azcık mı denir?

HACİVAT -Yaramazlık yaramazlık. Yani anneyi babayı kızdıran şeyler yani.

KARAGÖZ-Kızdırmak mı? Bana kızmıyorlardı ki.

HACİVAT -Sen böyle yapınca yapma etme, doğrusu budur diye doğrusunu söylemiyorlar mıydı sana?

KARAGÖZ-Söylemiyorlardı.

HACİVAT -Ne yapıyorlardı peki?

KARAGÖZ-Annemle babam kendi aralarında kavga ediyorlardı.

HACİVAT -Neden kavga ediyorlardı.

KARAGÖZ-Bu çocuğu sen şımarttın. Hayır, ben şımartmadım, sen şımarttın diye!

HACİVAT -Gördün mü yaaa Karagöz’üm. Sen anneni babanı pek üzmüşsün.

KARAGÖZ-Hayır onlar beni üzdü.

HACİVAT –Yapma yahu! Ne yaptılar sana da üzüldün?

KARAGÖZ-Sağlık ocağına götürdüler, aşı yaptırdılar koluma. Üzüldüm ağladım.

HACİVAT -Canım bu senin iyiliğin için. Eğer aşı olmasaydın hastalıklara daha kolay yakalanırdın.

KARAGÖZ-Ben çok hızlı koşarım, hastalık beni yakalayamaz.

HACİVAT -Bu öyle yakalamak değil Karagöz’üm.

KARAGÖZ-Ya nasıl yakalamak öyleyse?

HACİVAT -Mesela ateşin çıkar, yataklara yatarsın.

KARAGÖZ-Ha! Şu mesele!

HACİVAT -Eee söyle bakalım? Başka ne yaptığın zaman annen baban kavga ederlerdi.

KARAGÖZ-Üstümü kirlettiğim zaman.

HACİVAT -Başka?

KARAGÖZ-Yemekten önce ellerimi yıkamadığım zaman

HACİVAT-Başka?

KARAGÖZ-Dişlerimi fırçalamadığım zaman.

HACİVAT -Sen de amma aksiymişsin Karagöz’üm.

KARAGÖZ-Ben taksi değil minibüstüm.

HACİVAT -Hayır öyle değil Karagöz’üm. Yani işleri tersinden yaparmışsın. Yaramazmışsın.

KARAGÖZ-Ama bana kızmıyorlardı ki.

HACİVAT -Peki annen baban seni döver miydi?

KARAGÖZ-Annem bir kere çocukken popoma popoma vurmuştu!

HACİVAT -Ne yapmıştın da vurmuştu?

KARAGÖZ-Donuma küçük çişimi yapmıştım.

HACİVAT -Eee hak etmişsin Karagöz’üm. Hiç öyle yapılır mı?

KARAGÖZ-Uyurken yapmışım, uyurken yapmışım!

HACİVAT -Ha anlaşıldı. Bebekken yapmışsın.

Evet, sevgili izleyiciler. Sürçülisan ettikse af ola. Bizimki latifeydi. Siz siz olun sakın anne babalarınızı üzmeyin! Büyüklerin sözlerini dinleyin. Tertemiz pırıl pırıl, pırlanta çocuklar olun. Bir başka oyunda buluşuncaya dek bol bol kitap okuyun. Hoşça kalın, dostça kalın.

Niyeti iyilik olan, karşılaştığı kötülüğe takılıp kalmaz.


Teşekkür Edenler:
Alıntı Yap
.

MesutHayat Kazandıran Kitaplar


Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  HACİVAT VE KARAGÖZ BİLİM FUARI GEZİYOR cimbomlu1905 0 271 24/05/2016, 02:19
Son Mesaj: cimbomlu1905

Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 3 Ziyaretçi

Türkiye
Powered by MyBB © 2002-2016 MyBB Group
Forum Destek Yetkilisi: Samed BAYRAM


Tasarım