Türkçe Dersi Kaynak Siteniz | MesutHayat.Com



2016 - 2017 Türkçe Dersi Yeni Kaynak Flash Diski Çıktı


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi
Türkçe Dersi Kaynak Siteniz | MesutHayat.Com Konu Bilgileri
Konu Başlığı : Hilalin İki Ucu - Mine Sultan ÜNVER Muhteşem bir roman
Yazar : Mesut Hayat Konuyu Paylaş :
Cevap Sayısı : 6 Görüntüleme : 3474


Hilalin İki Ucu - Mine Sultan ÜNVER Muhteşem bir roman
Konu: 2,756
Mesaj: 4,483
Teşekkür: +17604
Cinsiyet: Bay
Katılış Tarihi: 17/07/2012

Hilalin İki Ucu - Mine Sultan ÜNVER Muhteşem bir roman


Haftaya okuyucu ile buluşacak bu muhteşem kitap Endülüs Emevileri hakkında bilgi verirken bir aşkın öyküsünü de beraberinde anlatıyor.

Ayrıntılar çok yakında...



Türkiye'nin En Kaliteli Türkçe Dersi Kaynak Sitesi
www.mesuthayat.com



Teşekkür Edenler: serveribedi
Alıntı Yap
.
Konu: 2,756
Mesaj: 4,483
Teşekkür: +
Cinsiyet: Bay
Katılış Tarihi: 17/07/2012

1470’li yıllar…
Endülüs İslam Devleti’nin son demleri…
Bir yeniçeri, Deliormanlı Poyraz…
Endülüslü müstensihe, Amber…
Âlim İmam Nasr…
Şimdilerde dinine uzak düşmüş eski din adamı Geronimo…
Yakılarak yok edilmekte olan bir medeniyet, çöküşü durdurmak için çıkılan soluk soluğa bir yolculuk, medeniyetin temel taşı kitapları kaçırıp çoğaltarak kurtarmaya çalışan gözü pek kahramanlar ve ansızın inen akşamın gölgesinde derinden derine yeşeren bir aşk…
Mine Sultan Ünver’den, bir medeniyet romanı, Hilalin İki Ucu: Osmanlı Endülüs’te.





Kitabın Önsözünden;
Her insanın hayat macerası gibi her devlet ve medeniyetin de tabii bir ömrü vardı. Nitekim Endülüs de bilim ve sanatıyla, görgüsü ve anlayışıyla günümüzün Avrupa medeniyetine beşiklik ederek, mahzun gözyaşlarıyla hayata veda etti. Nobel ödüllü Fransız Fizikçi Pierre Curie şöyle der, “Endülüs’ten bize otuz kitap kaldı, atomu parçalayabildik. Eğer yakılan bir milyon kitabın yarısı kalmış olsaydı, çoktan uzayda galaksiler arasında geziyor olurduk.”


Türkiye'nin En Kaliteli Türkçe Dersi Kaynak Sitesi
www.mesuthayat.com



Teşekkür Edenler: fera
Alıntı Yap
.
Konu: 2,756
Mesaj: 4,483
Teşekkür: +
Cinsiyet: Bay
Katılış Tarihi: 17/07/2012

Hilalin İki Ucu

Zaferleri yazmak kolaydır. Coşkulu bir üslupla akıp gider hikâye. Okur da baştan o coşkuya sahip olduğu için zafer kendini okutur. Yenilgiler ise duralatır insanı. Sonu bilinen bir felkete doğru adım adım ilerleyen anlatı yokuş yukarı tırmanırcasına nefes keser ve okumamak için bin türlü mazeret yığılır. Endülüs üzerinden geçen yüzyıllara rağmen hâlâ etkisini hissettiren bir yenilgidir İslam alemi için. Zira Endülüs İslam dünyasının yitik hazinelerinden birisidir. Endülüs’ün yitirilmesi “bitmiş” bir olay/facia da değildir ayrıca. Bugün Arakan’da, Filistin’de gerçekleştirilmeye çalışılan o kanlı projeler 15. yüzyıl İber Yarımadası’nda son merhalesine dek uygulanmış. Bütün o fitnenin nihai hedefini görmek için Endülüs’e bakmak kafidir. Endülüs’ü unutmamak tam da bunun için gerekli. Endülüs gibi medeniyet, bilim ve edebiyat beldesinin nasıl yağmalandığı, insanlarının katledildiği hiç unutulmamalı. İlk romanı Nar-ı Aşk 2011’de yayınlanan Mine Sultan Ünver, yeni romanı Hilalin İki Ucu ile Endülüs’te İslam bayrağının indiği günleri romanlaştırdı.

1479 ile 1492 arasında geçen roman, Fatih Sultan Mehmet’in Endülüs’e destek olmak ve hilalin iki ucunu birleştirmek için bir grup yeniçeriyi, oranın ahvalini anlaması için göndermesiyle başlıyor. Bir macera romanı tadında ilerleyen hikâye, Endülüs hakkında bilgi sahibi olan kişilere söyleyecek “yeni” sözlere ve bilgilere sahip, konuyla bugüne kadar ilgilenmeyenlere ise Endülüs’ü gündemlerine almalarını ve başka kitaplar okumalarını sağlayacak kadar ilginç. Kitabın sonunda yer alan kaynakça ise Endülüs okumaları yapmak isteyenler için iyi bir başlangıç yapma fırsatı sunuyor. Bağdat ve İstanbul ayarında medeni bir şehir olan Kurtuba’yı inşa eden ve Muhyiddin ibni Arabî, İbni Rüşd, İbni Bâce, Zerkâli gibi birçok âlim yetiştiren Endülüs’ün içindeki çelişkileri fırsat bilerek karşı hamleye geçen Haçlıların İber Yarımadası’da sekiz asırdır dalgalanan İslam bayrağını nasıl ve hangi zulümlerle indirdiğini anlatan roman Hilalin İki Ucu, bir hezimeti akıcı ve ibret verici bir dille romanlaştırıyor. Ünver, hilalin doğu ucu olan Osmanlı ile Batı ucunda yer alan Endülüs’ü yan yana getiren roman, bir Endülüslünün gözünden Osmanlıyı, bir Osmanlı’nın gözünden Endülüs’ü anlatarak kendini “tarihi roman furyasının” dışına çıkartacak bir farka imza atıyor.

En haşmetli zamanında 200 bin ev, 60 saray, 600 cami, 700 hamam, 17 üniversite ve 70 halk kütüphanesi olan; sokakları taş döşeli, kaldırımları olan, geceleyin aralıksız uzanıp giden binaların önünden sokak lambalarının ışığında on kilometre yürünebilen bir şehrin barbarların pençesine nasıl düştüğünü okumak sadece geçmişe ilişkin bilgi sahibi yapmayacak bizi. Bugün orta Doğu denince akla düşen trajediler, altı yüzyıl Osmanlı toprağı olur şimdi pasaportla, hatta vize ile gittiğimiz diyarlara da farklı bir gözle bakmamızı sağlayacak.

Hilalin İki Ucu 1492’de bitiyor. Ancak İber Yarımadası’ndaki zulüm o tarihte bitmedi. 1497 senesinde Katolik kral Ferdinand ve kraliçe İzabella, yaptıkları anlaşmayı hiçe sayarak kalan Müslümanların zorla Hristiyanlaştırılmasına karar verdiler. Müslümanları kapalı mekânlara koyarak üzerlerine vaftiz suyu serpip artık Hıristiyan oldukları ilan edildi. Kur’an-ı Kerim ve diğer Arapça eserler toplatıldı, kütüphaneler boşaltıldı, geleneksel kıyafetleri ve çocuklara Arapça öğretilmesi yasaklandı. Camiler kiliseye çevrildi. Aksi davrananlar Engizisyon’a sevk edildi. Kimi İspanyol kaynaklarına göre Engizisyon, Müslümanlar için üç binin üzerinde ağır ölüm kararı vererek, ya kazığa oturtmuşlar veya yakmışlardı. Hatta Cervantes’in Don Kişot adlı romanında kahramanların gezerken gördükleri ıssız bölgeler ve harabelerin o günlerde yaşanan zulmüm kalıntıları olarak yorumlayan eleştirmenler var.



Mine Sultan Ünver’in Hilalin İki Ucu romanı umulur ki bir dizi Endülüs romanına, şiirine, sinema ve televizyon filmine, tiyatro oyununa daha ilham kaynağı ve öncü olur.

Romanın önsözünde Ünver’in Nobel ödüllü Fransız Fizikçi Pierre Curie’den yaptığı bir alıntı var ki bu bile “Niçin Endülüs?” sorusunu gereksiz kılmaya yeter. “Endülüs’ten bize otuz kitap kaldı, atomu parçalayabildik. Eğer yakılan bir milyon kitabın yarısı kalmış olsaydı, çoktan uzayda, galaksiler arasında geziyor olurduk.” Endülüs Tarihi’ni kaleme alan Ziya Paşa, darbımesel haline gelen beytinde “Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir/ tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir” demişti. Hilalin İki Ucu’nu bir nush (nasihat) romanı olarak okumak mümkün.

Suavi Kemal Yazgıç
09 Ocak 2013
Yeni Şafak Kitap Eki



Türkiye'nin En Kaliteli Türkçe Dersi Kaynak Sitesi
www.mesuthayat.com



Teşekkür Edenler:
Alıntı Yap
.
Konu: 2,756
Mesaj: 4,483
Teşekkür: +
Cinsiyet: Bay
Katılış Tarihi: 17/07/2012

Merakla beklenen roman nihayet satışa çıktı...

http://www.kitapyurdu.com/kitap/default....=129557745

Türkiye'nin En Kaliteli Türkçe Dersi Kaynak Sitesi
www.mesuthayat.com



Teşekkür Edenler:
Alıntı Yap
.
Konu: 2,756
Mesaj: 4,483
Teşekkür: +
Cinsiyet: Bay
Katılış Tarihi: 17/07/2012

Bir medeniyetin gözyaşları

Endülüs'ün son devleti Gırnata'nın yıkılışına dair bir diğer romanla daha karşılaşıyoruz bu ay. İskender Pala'nın romanında Barbaros Hayreddin Paşa'nın yaşadığı dönemin yan olaylarından biri olarak anlattığı Gırnata'nın yıkılışı, Mine Sultan Ünver'in romanı Hilalin İki Ucu'nda odak noktası olarak işleniyor. İlk romanı olan Nar-ı Aşk ile dikkatleri çeken Ünver'in yeni romanı Hilalin İki Ucu da aynı Pala'nın romanında olduğu gibi odağında tarihi bir olayı anlatırken, yan kahramanların başından geçen kurgu öykülerle insani bir boyutta bir derinlik kazanıyor.



YAZI ÇOĞALTICISI KADIN
Olaylar Fatih Sultan Mehmet'in sadık birkaç adamını Endülüs'e gidip yıkımdan geriye neler kaldığını araştırmaları ve bu arada yakılmaktan kurtarılmış değerli kitapları payitahta ulaştırmaları için görevlendirmesiyle başlıyor. Bu bölümde Fatih'in yalnızca bir savaş adamı değil, aynı zamanda siyasi sağduyusu yüksek bir siyaset adamı kimliğine de tanık oluyoruz. Gırnata'nın kendisine ulaşan yardım çağrısını geri çevirmek istemese de, sırf galibiyet hevesiyle doğru şartlar oluşmadan kendi devletini tehlikeye atmak istemeyen bir hükümdar portresi çizen Fatih, öte yandan stratejik bir hamleyle Batı'daki Gırnata kuşatmasını rahatlatmak ve Batılı güçlerin dikkatini dağıtmak için Doğu'dan Otranto seferine çıkmaya karar veriyor. Hikaye asıl olarak iki Osmanlı beyi, usta bir Osmanlı askeri ve onun emrindeki yeniçerilerden oluşan, bu bir grup Osmanlının eski Endülüs - yeni İspanyol topraklarına ayak basmalarıyla başlıyor. Buranın ileri gelenlerinden bir fakıhla temasa geçip kimliklerini açıklayan Osmanlılar, fakıhın isteği üzerine esrarengiz bir kadını son anda idamdan kurtarıyorlar. Amber, kökleri büyükannesinin soyuna dayanan ve nesilden nesile geçen bir meslek olan yazı çoğaltıcısıdır. Sahip olduğu yüksek bilim seviyesiyle tanınan Endülüs Medeniyeti'nden geriye kalan kitapların büyük bölümü İspanyollar tarafından yakılmış olsa da hatasını geç fark eden kral tarafından geriye kalanlar Amber gibi yazmanlar tarafından çoğaltılıp tercüme edilerek Batı'nın ileri gelen başkentlerine gönderilmektedir. Bu kitaplardan öğrendikleri sayesinde aynı zamanda bir şifacı da olan Amber'in geçmişinde ise bir dram saklıdır. Kocası tarafından iki çocuğuyla terk edilen güzel ve genç kadın, kurtuluşu mesleğine daha çok sarılıp kendini yetiştirmekte bulmuş, aşka olan güvenini ise yitirmiştir. Ünver'in döneme göre hayli sıra dışı bir Müslüman kadın portresi çizen Amber karakteri, Endülüs Medeniyeti ve bu medeniyetin kadına verdiği değere dikkat çeken, feminist dokunuşlar içeriyor. Grup, Amber'in yardımıyla gizli bir yerde saklanan, yok edilmekten kurtarılmış değerli kitapları bulup, İstanbul'a gizlice göndererek görevin birinci bölümünü yerine getirdikten sonra, Kurtuba'dan İşbiliye'ye oradan da Gırnata'ya dek süren hem çok tehlikeli hem de pek çok güzellikler içeren bir yolculuğa çıkarak, Fatih için bilgi toplamaya başlıyorlar. Ünver'in öykünün bu kısımlarında Endülüs şehirlerinin güzelliklerine dair betimlemeleri romana belgesel tadında bir hoşluk katarken, peşlerine düştükleri bu yüksek medeniyetten geriye kalan kitaplar aracılığıyla söz ettiği dönemin öne çıkan alimleri ve ünlü kitaplarına dair bilgiler de okurun ufkunu açıyor. Bu, yalnızca tarihi olayları anlatan bir roman değil. Beşeri aşkla, ilahi aşkı paralel bir biçimde anlatan bir aşk romanı aynı zamanda da... Amber'le Osmanlı kahramanı Deli Poyraz arasında yavaş yavaş gelişip derinleşen aşk bir türlü mutlu sona ulaşamazken, Amber'in aradığı huzuru ilahi aşkta, Deli Poyraz'ın ise Osmanlı'ya bağlılıkta ve cenk aşkında bulduğuna tanık oluyoruz.

ENDÜLÜS YIKILMASAYDI...
Öte yandan bir Hıristiyan misyoner rahip olsa da ailesi, Hıristiyan Kral tarafından katledilen ve bu nedenle bir inanç bunalımına düşen ve ardından tanıştığı Osmanlıların tarafına geçip, onlara ve Endülüs halkına yardım eden Geronimo karakteriyle de tanışıyoruz. Geronimo burada sergilediği insani değerlerle, romanı 'iyi Müslümanlar, kötü Hıristiyanlar' tek boyutluluğuna düşmekten kurtarıyor ve hikayeye çok daha derin bir boyut katıyor. Roman, Gırnata'nın son Müslüman hükümdarının sergilediği zayıflıkları da aynı objektiflikle sunuyor bize. Hilalin İki Ucu, yitip gitmiş bir medeniyetin önemine tekrar dikkatimizi çekerken; 'Endülüs'ün ömrü, Osmanlı'nın yardımı ulaşana dek sürse, tarih nasıl gelişirdi?' ve 'Endülüs yıkılmasaydı, ondan kalan ilmi kullanarak bir uygarlık patlaması yaşayan Avrupa'nın durumu bugün nasıl olurdu?' gibi sorular üzerine bir düşünme egzersizi sunuyor.

Sabah Kitap Eki


Türkiye'nin En Kaliteli Türkçe Dersi Kaynak Sitesi
www.mesuthayat.com



Teşekkür Edenler:
Alıntı Yap
(En son düzenleme: 21/01/2013, 23:31 Mesut Hayat.) .
Konu: 2,756
Mesaj: 4,483
Teşekkür: +
Cinsiyet: Bay
Katılış Tarihi: 17/07/2012

Mine Sultan Ünver'in sıkılmadan okuyabileceğiniz, masalsı, sade anlatımlı, oldukça akıcı bu yeni romanını da zevkle bir solukta okuyacaksınız. Aşkla işlenmiş tarihi bir roman ancak bu kadar anlaşılır ve sürükleyici olabilir. Bu kitapla tarih okumayı daha çok sevecek, Endülüs tarihine farklı bir bakış açısıyla bakacaksınız. Hilalin İki Ucu’nda Mine Sultan Ünver macerayı, aşkı ve tarihi muhteşem bir anlatımla iç içe yoğurup okuyucuyu etkilemeyi başarıp, kitabın içine çekmeyi başarmış.
Fatih Sultan Mehmed'in Endülüs'te zor durumda bulunan müslümanlara yardım etmek amacıyla neler yapılabileceğini anlamaları için bir grup yeniçerisini yollayıp oradaki durumu araştırmalarını istemesiyle başlayan heyacan sayfalar ilerledikçe daha da artıyor.
Romanı satır satır okurken kardeşin kardeş kanı döküldüğü yerlerde içiniz yanacak, üzülecek, iki oğlu ile birlikte kocası tarafından terk edilmiş güzel ve genç bir kadının kendini kitaplara ve kitap yazıcılığına vermesi, esir düşüp idam edilecekken Osmanlı yeniçerileri tarafından kurtarılması ve onlara yardım etmesi, yakılmaktan kurtarıp gizli bir yerde sakladığı kitapları yeniçeriler aracılığı ile İstanbul'a göndermesi ve genç ve güzel dul Amber'le Osmanlı yeniçerisi Deliormanlı Poyraz arasında yavaş yavaş gelişip derinleşen aşkın beşeri aşktan ilahi aşka yönelişi macera ve heyecan dorukta bir şekilde anlatılması insanı derinden etkileyip kitaba bağlıyor. Böylelikle biraz sonra ne olacak merakı içinde kitap ellerinize yapışıp kalıyor.
Romanın ifadesi ile "Batıda iz bırakan doğu güneşi" Endülüs'ün iktidar hırsı yüzünden kardeşler arasında çıkan kavga sonucu müslüman halkın birbirine düşmesi ve günden güne Endülüs’ün zayıflaması sonucu Kastilya Krallığı (İspanya) tarafından yıkılarak yok edilmesi akıcı ve sürükleyici bir dille film tadında anlatılmış.
Kitapta Endülüs Emevileri'nin bilim, sanat, edebiyat ve yaşam tarzı gibi konularda dünyada ilkleri gerçekleştirdiğini ve tüm dünya medeniyetlerine bu konularda beşiklik ettiğini öğrendikçe hayrete düşüyor insan. Örneğin; Nobel ödüllü Fransız Fizikçi Pierre Curie şöyle der, “Endülüs’ten bize otuz kitap kaldı, atomu parçalayabildik. Eğer yakılan bir milyon kitabın yarısı kalmış olsaydı, çoktan uzayda galaksiler arasında geziyor olurduk.”


Mesut Solmaz

Türkiye'nin En Kaliteli Türkçe Dersi Kaynak Sitesi
www.mesuthayat.com



Teşekkür Edenler: sahin_21
Alıntı Yap
.

MesutHayat Kazandıran Kitaplar


Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  Aşk Bir Hayaldi (Roman) sahin_21 5 1,110 27/10/2014, 21:40
Son Mesaj: sahin_21
  Tanzimatın Validesi Bezm-i Alem (MİNE SULTAN ÜNVER) Mesut Hayat 1 1,114 22/02/2014, 00:30
Son Mesaj: Mesut Hayat
  Son Sefarad İmparatorluk II - Sultan Bayezit'ın Savaşı ÇIKTI... leyla34 0 708 16/11/2012, 00:08
Son Mesaj: leyla34
  Sultanın Rüyası - Mine Sultan Ünver Mesut Hayat 0 828 30/10/2012, 21:28
Son Mesaj: Mesut Hayat
  İhsan Oktay Anar’dan yeni roman... Mesut Hayat 5 1,278 24/09/2012, 16:37
Son Mesaj: sözde özne

Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi

Türkiye
Powered by MyBB © 2002-2016 MyBB Group
Forum Destek Yetkilisi: Samed BAYRAM


Tasarım