Konuyu görüntüleyenler: 2 Misafir
Türkçe Dersi Kaynak Siteniz | MesutHayat.Com Konu Bilgileri
Konu Başlığı : Meraklı Pandora ve Konuşan Sandık için yardımcı dokümanlar
Yazar : mesuthayat Paylaş :
Cevap Sayısı : 5 Görüntüleme : 6097

Gönder Cevapla
Meraklı Pandora ve Konuşan Sandık için yardımcı dokümanlar
mesuthayatv
Site Yöneticisi

*********
Site Yöneticisi
Kayıt Tarihi: Jul 2012
Mesaj Sayısı: 3,278
Cinsiyet: Bay
Nereden: Diğer
Durumu: Çevrimiçi
Aldığı Teşekkür: 9058
Mesaj: #1
16/09/2012 19:59
(Bu Mesaj 16/09/2012 19:59 değiştirilmiştir. Değiştiren : mesuthayat.)
Meraklı Pandora ve Konuşan Sandık
8. sınıf Bisiklet Yayınları



EFSANE NEDİR ?


Efsane ( Söylence )


EFSANE NEDİR ?

Halk edebiyatı ürünlerinden biri olan efsaneler, geçmişle günümüz arasında kültürel aktarımı sağlayan, insanın ve onun oluşturduğu kültürel yapının anlaşılmasına katkıda bulanan alanlardan biridir. Gerçek ve hayali varlıklara, yer ve olaylara olağanüstü özellikler atfederek oluşturulan, anlatılanların gerçek olduğuna ilişkin inançla birlikte kişinin bireysel – toplumsal yaşamını yönlendiren söyleyeni belli edebiyat türlerinden biridir.

Konularına göre şöyle sınıflandırılırlar:

1. Tarihi yer, kişi ve olaylarla ilgili efsaneler
2. Olağanüstü varlıklarla ilgili efsaneler
3. Hayvanlarla ilgili efsaneler
4. Dinsel konularla ilgili efsaneler
5. Bitki ve ağaçlarla ilgili efsaneler
6. Doğal çevre ve olaylarla ilgili efsaneler

Efsane örnekleri :Sarıkız Efsanesi, Karacaoğlan Efsanesi, Kız Kulesi Efsanesi, Ferhat İle Şirin Efsanesi, Ağlayan Kaya Efsanesi…




Alıntı Yaparak Cevapla
 Teşekkür Edenler: ilknet , dostoyevski , dstny65 , A.Server
mesuthayatv
Site Yöneticisi

*********
Site Yöneticisi
Kayıt Tarihi: Jul 2012
Mesaj Sayısı: 3,278
Cinsiyet: Bay
Nereden: Diğer
Durumu: Çevrimiçi
Aldığı Teşekkür: 9058
Mesaj: #2
16/09/2012 20:00
Sarıkız Efsanesi (En meşhur Türk Efsanesi)


Marmara ve Ege bölgelerini birbirinden ayıran ve genç dağlar grubuna giren Kazdağları’nın en yüksek tepesine Sarıkız Tepesi adı verilmektedir. Bu tepenin adı hakkında pek çok efsane anlatılmaktadır.

Çok eski zamanlarda Güre köyünde çok güzel bir kız varmış. Bu kızı köyün bütün gençleri sever ve evlenmek isterlermiş. Adı Sarıkız olan bu güzel kızın babası ise bin bir zahmetle büyüttüğü kızını, talip olan gençlerin hiç birine vermezmiş. Bunun üzerine gençler Sarıkız’a iftira etmişler. Köylüler de Sarıkız’ın babasına giderek:

“Kızın kötü yola saptı. Ya kızını öldürürsün ya da buralardan çekip gidersin” demişler.

Düşünüp taşınan baba, kızını öldürmeye kıyamaz; ancak köylülerin yüzüne bakabilmek için Sarıkız’ı gözden uzak tutmak gerektiğini düşünür.

Kızını yanına alan baba, Kazdağı’nın zirvesine çıkar ve güttükleri kazlarla birlikte kızını bırakıp geri döner. “Kurt kuş yerse de gözüm görmesin, yaşarsa da herkesten gizli yaşasın” demiş.

Kazdağı’nda kalan Sarıkız ölmemiş ve kazlarını gütmeye devam etmiş. Hatta yolunu, izini kaybedenlere yardımcı olmuş. Bu durum kısa zamanda babasının kulağına gitmiş.

Kızının ölmediğini öğrenen baba, Kazdağı’na kızının yanına çıkmış. Dağda kaz çobanlığı yapan Sarıkız, babasını görünce sevinmiş, ona yemek ikram etmiş. Yemek sırasında babası kızından su istemiş. Sarıkız elini uzatarak kilometrelerce aşağıdaki Güre çayından su alarak babasına vermiş. Babası kızının ermiş olduğunu görünce pek sevinmiş.

Sarıkız’ın öldüğü ve bugün kabrinin bulunduğu yere Sarıkız Tepesi, babasının öldüğü yere ise Babatepe veya Kartaltepe adı verilmektedir.




Alıntı Yaparak Cevapla
 Teşekkür Edenler: dostoyevski , dstny65 , mery42
mesuthayatv
Site Yöneticisi

*********
Site Yöneticisi
Kayıt Tarihi: Jul 2012
Mesaj Sayısı: 3,278
Cinsiyet: Bay
Nereden: Diğer
Durumu: Çevrimiçi
Aldığı Teşekkür: 9058
Mesaj: #3
16/09/2012 20:02
Ferhat ile Şirin efsanesi



Ferhat, nakkaşlık yapan, Şirin’e sevdalı yiğit bir delikanlıdır. Saraylar süsler, fırçasından dökülen zarafetin Şirin’e olan duygularının ifadesi olduğu söylenir.

Amasya Sultanı Mehmene Banu’ya, kız kardeşi Şirin için, dünürcü gönderir Ferhat. Sultan; Şirin’i vermek istemediği için olmayacak bir iş ister delikanlıdan. “ Şehir’e suyu getir, Şirin’i vereyim” der, demesine de su, Şahinkayası denen uzak mı uzak bir yerdedir.

Ferhat’ın gönlündeki Şirin aşkı bu zorluğu dinler mi? Alır külüngü eline, vurur kayaların böğrüne böğrüne. Kayalar yarılır, yol verir suya. Zaman geçtikçe açılan kayalardan gelen suyun sesi işitilir sanki şehirde.

Mehmene Banu, bakar ki kız kardeşi elden gidecek, sinsice planlar kurarak bir cadı buldurur, yollar Ferhat’a. Su kanallarını takip edip, külüngün sesini dinleyerek Ferhat’a ulaşır. Ferhat’ın dağları delen külüngünün sesi cadıyı korkutur korkutmasına da, acı acı güler sonra da. “Ne vurursan kayalara böyle hırsla, Şirin’in öldü. Bak sana helvasını getirdim” der. Ferhat bu sözlerle beyninden vurulmuşa döner. “Şirin yoksa dünyada yaşamak bana haramdır” der. Elindeki külüngü fırlatır havaya, külüng gelir başının üzerine bütün ağırlığıyla oturur. Ferhat’ın başı döner, dünyası yıkılmıştır zaten “ŞİRİN !” seslenişleri yankılanır kayalarda.

Ferhat’ın öldüğünü duyan Şirin, koşar kayalıklara bakar ki Ferhat cansız yatıyor. Atar kendini kayalıklardan aşağıya. Cansız vücudu uzanır Ferhat’ın yanına.

Su gelmiştir, akar bütün coşkusuyla, ama iki seven genç yoktur artık bu dünyada. İkisini de gömerler yan yana. Her mevsim iki mezarda da birer gül bitermiş, sevenlerin anısına, ama iki mezar arasında bir de kara çalı çıkarmış. iki sevgiliyi, iki gülü ayırmak için.





Alıntı Yaparak Cevapla
 Teşekkür Edenler: dostoyevski , dstny65 , mery42
mesuthayatv
Site Yöneticisi

*********
Site Yöneticisi
Kayıt Tarihi: Jul 2012
Mesaj Sayısı: 3,278
Cinsiyet: Bay
Nereden: Diğer
Durumu: Çevrimiçi
Aldığı Teşekkür: 9058
Mesaj: #4
16/09/2012 20:13
İyilik ve kötülük

İyilik ve kötülük kavramları hemen bütün kavramlar gibi bir belirsizliği ima etmektedirler aslında.

İyilik ve kötülüğü siyah ve beyaz renklerine benzetirsek nasıl sonsuzluğu çağrıştırdıklarını hemen fark ederiz. Örneğin beyazın kaç tonu vardır sorusuna cevap verme imkanımız olmadığı gibi iyiliğin kaç çeşidi vardır sorusuna da cevap veremeyiz.

Bunu daha iyi anlayabilmek için sonsuz uzunluktaki bir çizgiyi düşünmeye çalışabiliriz. Bir ucunda (başında) iyilik, diğer ucunda (sonunda) ise kötülük olan bir çizgi.

İyilik ve kötülükten ne anladığımız işte bu çizgin hangi tarafına yakın olduğumuza bağlıdır.

Örneğin çizginin başlangıcına yakın bulunan biri ile çizginin tam orta noktasında duran birisi için bir konuda iyilik algılaması aynı değildir. Birinci kişi için kötülük olan bir durum ikinci kişi için kaçınılmaz olarak iylik olacaktır. Ya da çizginin son noktasına yakın biri için, bulunduğu yerden geriye (doğrunun başlangıcına) doğru baktığında hemen yakınında iyilikler göreceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Çizginin neresinde olduğumuzu nasıl bileceğimizi merak ettiğimizde, bunun biraz karışık bir durum olduğunu söyleyebiliriz. Öncelikle yaşadığımız ana göre değerlendirme yaptığımızda, bulunduğumuz nokta duygu birikimimiz ve o anki duygularımızla ilgilidir. Yakın zamanda duygularımız hiç incitilmemişse ya da kimseyi incitmemişsek muhtemeln olumlu duyguların etkisi altındayızdır ve çizginin başlangıcına yakın bir yerlerdeyizdir. Hep zarara uğratılmış ve hep incitilmişsek şayet, yerimizin çizginin sonlarına yakın bir yerlerde olması muhtemeldir. Elbette çizgi üzerinde bunca hızlı sık yer değiştirdiğimizi söylemek yanlış olur. Sanırım yer değiştirme kapasitemizin, geçmişten gelen duygu birikimizle o anki duygu dururmumuzun bileşkesine bağlı olabileceğini söylemek daha yerinde olur. Bu düşüncemizi biraz açmaya çalışalım.

Çizginin başlangıcının yakınında bir yerlerdeyiz ve bir süre sonra bir çok olumsuz durumla baş etmek zorunda kaldığımızı düşünelim. Bu durumda çizgi üzerindeki yerimiz muhtemelen çizginin ortalarına, yaşadığımız olumsuz durumların ağırlığı ile orantılı olarak belki de çizginin sonuna doğru kayacaktır. Bu durumda daha önce kötülük olarak algıladığımız çok şeyi şu anda iyilik olarak algılıyor olacağız. Söz konusu olumsuz durumdan kurtuldukça duygularımız da eski haline dönmeye başlayacak ve biz de yavaş yavaş eski yerimize (çizginin başlangıcına) doğru ilerleriz. Bu yer değiştirmelerin sıklığı ve uzunluğu kuşkusuz normal zamanlardaki duygu birikimimizle ilgilidir. Güzel şeyler duygularımızı bir miktar olumlu etkiler ve genellikle azıcık da olsa geriye doğru ilerleriz. Kötü şeyler sonucu ise bir miktar ileri yani kötüye doğru gideriz. Normal durumumuza döndüğümüzde ise genellikle eski konumumuza döner, nadiren de olsa biraz eski yerimizden daha ileride ya da geride bir noktaya gideriz.

Her insan, iyilik-kötülük çizgisi üzerinde az ya da çok sürekli yer değiştirmektedir. Bu durum kaçınılmaz olarak suçlu olarak gördüklerimize karşı olan yaklaşımımızı bir kez daha gözden geçirmemimizi ve onlarla daha sağlıklı bir iletişim biçimi geliştirmemizi ima etmektedir.

Bu durumda şunu rahatlıkla sözyleyebiliriz: Bir insan çevre ile olan ilişkileri sonucu ne kadar mutlu olursa söz konusu çizgide geriye doğru, ilişkileri sonucunda ne kadar mutsuz olursa çizgi üzerinde ileriye doğru bir yol kat eder. Aynı zamanda insan, ilişkilerinde fedakarlık duygusunu ne kadar sık kullanırsa söz konusu çizgide geriye doğru, ne kadar az kullanırsa da çizgi üzerinde ileriye doğru bir yol kat eder.

Sonuç olarak denilebilirki: İnsanın çizgi üzerindeki yerini çevrenin (şartların) etkisi ile bundan etkilenmiş kendi duygularının (geçmişteki ve şu andaki) bir bileşkesi tayin eder.

İbrahim Abadanoğlu




Alıntı Yaparak Cevapla
 Teşekkür Edenler: durasel , dostoyevski , dstny65 , mery42
rojda_demirv
Özel Üye

***
Özel Üye
Kayıt Tarihi: Sep 2012
Mesaj Sayısı: 64
Cinsiyet: Bayan
Nereden: Gaziantep
Durumu: Çevrimdışı
Aldığı Teşekkür: 13
Mesaj: #5
16/09/2012 21:17
Teşekkürler



Alıntı Yaparak Cevapla
 Teşekkür Edenler: gulser
dostoyevskiv
Özel Üye

***
Özel Üye
Kayıt Tarihi: Aug 2012
Mesaj Sayısı: 205
Cinsiyet: Bay
Nereden: Malatya
Durumu: Çevrimdışı
Aldığı Teşekkür: 314
Mesaj: #6
23/09/2012 18:51
Teşekkürler hocam


Düştüğünde Yanında Olan Değil, Kalkman İçin El Uzatan Dosttur. Unutma, Kötü Günde Katkısı Olmayanın İyi Günde Hissesi Yoktur.
Dostoyevski

[Resim: dddddddddddddddd.jpg]

Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »


Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  Beyaz Diş için yardımcı dokümanlar mesuthayat 0 387 23/04/2013 23:07
Son Mesaj: mesuthayat
  8.sınıf Son Kuşlar Yardımcı Dokümanlar mesuthayat 3 637 23/12/2012 23:29
Son Mesaj: mesuthayat
  Okuma Kültürü Teması için dokümanlar 8. sınıf asude44 5 1,154 25/09/2012 22:36
Son Mesaj: süleyman

Forum'a Git: