Türkçe Dersi Kaynak Siteniz | MesutHayat.Com



2016 - 2017 Türkçe Dersi Yeni Kaynak Flash Diski Çıktı


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi
Türkçe Dersi Kaynak Siteniz | MesutHayat.Com Konu Bilgileri
Konu Başlığı : Zengin sofralarında bir türlü doyamayan ‘aç’lar okusun...
Yazar : Mesut Hayat Konuyu Paylaş :
Cevap Sayısı : 0 Görüntüleme : 475


Zengin sofralarında bir türlü doyamayan ‘aç’lar okusun...
Konu: 2,763
Mesaj: 4,490
Teşekkür: +17675
Cinsiyet: Bay
Katılış Tarihi: 17/07/2012

O mu zengin, zenginler mi zengin?

Ahmet Haşim’in bu yazısını zengin sofralarında bir türlü doyamayan ‘aç’lar okusun..


Ekseriya Galata’da Tophane taraflarında dolaşan serseri bir Afrikalı zenci var.

İstanbulluların çoğu bunu görmüştür. Gurbete düşmüş bir zürafa, bir devekuşunu andıran uzun boylu bir adam!

Ayakları ıslak taşların çamuru içinde, ağlıyordu

Geçenlerde, bir yağmurlu günde otomo bille Galata’dan geçiyordum. Birden, arabanın camları arkasından Afrikalı serseriyi, kaldırım üstünde, yalın ayak, başı kabak dikilmiş gördüm.

Kasvetli bir sonbahar semâsının paçavraları andıran siyah bulutlarından şehir üstüne akan sinirli bir yağmur altında, tunç bir heykel gibi hareketsiz, kırmızı gözleriyle, sanki ceylanların koştuğu güneşli bir Afrika ufkuna dalmış, bekliyordu.

Yağmur suları, kıvırcık saçlı başından, çökük şakaklarından ve bir sefâlet sakalının bittiği çenesinden akıyordu. Ayakları ıslak taşların çamuru içinde, ağlıyordu. Bir güneş çocuğu için ne müthiş bir sefâlet!


Ekmekle doyabildikten sonra, yemeğe ne hâcet!

Şoföre “bu adamın kim olduğunu, bu zavallıya niçin kimsenin merhamet etmediğini” sordum. İyi kalpli bir çocuk olduğu çehresinin temizliğinden anlaşılan şoför, bana şunları anlattı:

-Bu adam mütâreke senelerinde, Fransız ordusunda askerdi. Sıla derdi onu bu dalgın hâle getirince, üzerinden üniformasını aldılar ve merhametsizce, yabancı bir şehrin sokaklarına attılar. Bu bedbahta bu taraflarda herkes acır, herkes yardım etmek ister; fakat o, ihtiyacını aşan sadakaları kabule tenezzül etmez. En çok sevdiği, sigaradır. Ona bir paket hediye ediniz, bir tek sigara aldıktan sonra size paketi iade eder. Bir lira veriniz, kabul etmez. Beş kuruşu memnuniyetle alır. Bir gün onu lokantaya götürdüm. Yemeğe el dokundurmadı. Yalnız ekmeği alıp gitti. Ekmekle doyabildikten sonra, yemeğe ne hâcet! Acayip bir deli.

Pahalı kürkleri içinde bir türlü ısınamayan, zengin sofralarında bir türlü doyamayan, altın içinde boğulurken “altın” diye ağlayanların sefâleti karşısında bu tok gözlü siyahînin çehresi, makul bir faziletin ışıklı bir timsâli değil miydi?



Ahmet Haşim, İkdam, 11237, 26 Teşrinievvel 1929



Türkiye'nin En Kaliteli Türkçe Dersi Kaynak Sitesi
www.mesuthayat.com



Teşekkür Edenler:
Alıntı Yap
.

MesutHayat Kazandıran Kitaplar


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi

Türkiye
Powered by MyBB © 2002-2016 MyBB Group
Forum Destek Yetkilisi: Samed BAYRAM


Tasarım