Anadolu’da Kilim Demek Metni Cevapları Sayfa 186-187-188-189-190-191
Anadolu’da Kilim Demek Metni Cevapları Sayfa 186-187-188-189-190-191
- SINIF MEB YAYINLARI 6. TEMA 3. METİN
- Sizce renklerin dili var mıdır? Anlatınız.
Bence renklerin dili kesinlikle vardır. Renkleri kullanarak duygularımızı ve mesajlarımızı daha etkili bir şekilde iletebiliriz. Sanatçılar, duyguları ve fikirleri ifade etmek için renkleri ustalıkla kullanırlar. Reklamcılar ise belirli bir ürün veya hizmetle ilgili duyguları uyandırmak için renklerden faydalanırlar.
- Halı ve kilim gibi el sanatlarında kültürümüze ait hangi özellikleri görmekteyiz?
Halı ve kilim, Türk kültürünün önemli bir parçasını oluşturur. Yüzyıllardır Anadolu’da dokunan halı ve kilimler, sadece zeminleri örtmek için değil, aynı zamanda sanatsal bir ifade biçimi olarak da kullanılmıştır.
Halı ve kilimlerde kullanılan desenler ve motifler, Türk kültürünün ve geleneklerinin izlerini taşır. Geometrik desenler, bitkisel motifler, hayvan figürleri ve dini semboller sıklıkla kullanılan desenler arasındadır. Halı ve kilimlerin renkleri de oldukça canlı ve dikkat çekicidir.
Halı ve kilim dokumacılığı, ustalık ve sabır gerektiren bir el sanatıdır. Nesilden nesile aktarılan bu gelenek, günümüzde de yaşatılmaya devam etmektedir.
- Evinizde ya da çevrenizde bulunan kilimlerin desenlerini ve renklerini arkadaşlarınızla paylaşınız.
Burada görsel istediği için bireysel olarak cevaplandırmalısınız.
ANADOLU’DA KİLİM DEMEK
“Yazı nedir?” diye sorarsanız size düşünceyi, sözü çizgiye dökmektir diyebiliriz. Her yazı bir düşünceyi anlatır, bir sözü gerektirir.
Yıllar yılı okumamış, okutulmamış Anadolu insanı yazıdan yoksun olunca düşüncelerini kendine özgü şekillerle, renklerle dile getirmeye çalışmış. Bu şekilleri, renkleri; halısına, kilimine, yağlığına, çorabına işlemiştir.
(…)
Anadolu kadını, tezgâhının ya da gergefinin başına geçti mi tam bir okuryazardır. Bir kitap dokur, onu o dilden anlayan okur. Dokuduğu peşkirdir, yağlıktır, halıdır, kilimdir.
Hele Anadolu’da kilim demek; renk demek, renge susamışlık demek.
Göz alabildiğine bozlaşan Anadolu’da yeşile, kırmızıya, maviye, turuncuya özlem çeken insanlar; susuzluklarını kilimlere döktükleri arı duru renklerle gidermeye çalışırlar. Ağaçtan yeşil, gökten mavi, çiçekten kırmızı isteyen, bu isteklerini kilimlerde simgeleyen Anadolu insanları…
Bu yüzden kilimler Anadolu’da bir renk sofrasıdır. Alı al, moru mor, akı karası, sarısı durusu, nesi var nesi yoksa cömertçe sofraya getirir; evini, çadırını, bir bayram şenliği, bir düğün alayı gibi renklerle donatır.
Anadolu kilimlerinde çizgiler sert, renkler hırçındır. Çok soğuk, dondurucu bir kıştan sonra baharı görmeden kavurucu bir sıcağı yaşayan sert iklimlerin, çetin kuruluğun, taşın, kayanın, çatlamış toprakların bükülmeyen, yumuşamayan insanlarının sert çizgileri gibi.
Anadolu kilimleri doğaya karışmış; doğanın çocuğu Anadolu kadınının alın yazısıdır, çilesidir.
Anadolu kilimlerinde renkler ve desenler gelişigüzel seçilmez. Her yörenin kendine özgü bir kilimi vardır. Renkler ve desenler bir gelenek zincirinde yüzyıllara ulaşır. Her çizginin dili aynıdır, anlamı başka… Kuş, horoz resimleri eski Türk totemlerinin izlerini taşır. Yıldız biçimindeki uğur ve bereket simgeleri, sağlık ve mutluluk tılsımı yılan ve ejder kıvrımları, zencerekler, cennet çiçekleri, tarak, tırmık, ibrik gibi nazarlıklar… Kısacası Anadolu’nun tüm insanları, manevi dünyası, en küçük ayrıntıları ve göz alıcı renkleriyle kilimlerde yüze güler.
Kilim; Anadolu’nun çadırından sedirine, çuvalından heybesine yaygındır. Çorap olur ayağa giyilir, kuşak olur bele sarılır. Kız, çeyizindeki kilimiyle övünür; delikanlı, kilimlerde sevgilisinin hayalini görür. Kilim, Anadolu’da gönül dolusu türküdür.
Anadolu’da kilim demek özlemi, inancı, sevgiyi ilmik ilmik, renk renk dokumak demektir.
Kilimlerin dilinden anlayanlar onu kitap gibi okur, dokuyanın ne demek istediğini anlarlar.
Bir gün bir yörük beyi, çadırının önüne atılmış bir kilimi görünce yüreği sızlar. Adamlarına:
— Tez bu kilimi dokuyan kızın babasını bulup getirin, emrini verir.
Adamlar araya sora kilimi dokuyan kızı bulurlar. Bu, komşu obada yaşayan fakir bir kızcağızdır. Babasını bulur, beyin çadırına getirirler.
Bey, kızın babasına:
— Senin bir kızın var öyle mi, der.
Adam:
— Evet bir kızım var, cevabını verir.
Bey:
— Anladığıma göre sen, kızını istemediği birisiyle evlendirmek istiyorsun. Kızın gönlü başkasında…
Adam önce şaşırır, bey bunları nereden biliyor diye. Sonra dili çözülür:
— Doğrudur beyim. Ben fakir bir adamım.
Kızımı, malı mülkü olan zengin birisi ister. Ben de söz verdim. Kızımsa fakir bir delikanlıya gönül vermiş. İyi ama siz bunları nereden biliyorsunuz?
Bey yerdeki kilimi gösterir:
— Bunu kızın mı dokudu?
— Evet.
İşte onun dilinden:
— Sana at, deve vereceğim. Git, kızını sevdiği o delikanlıyla evlendir. Ha, kızına şunu da söyle. Kilimi iyi dokumuş. Yalnız yeşili kırmızıya az vursun. Az kalsın yanılacaktım.
İşte böyle… Kilim; onun dilinden anlayanlar için yerine göre bir dilekçe, bir mektup olur.
Anadolu kilimlerinde renkler, oldum olası, çeşitli bitkilerin köklerinden, yapraklarından ya da tohumlarından çıkarılır.
Örneğin kırmızı renk kızılçam kabuğundan; sarı, safran ve sütleğen bitkisinden; kahverengi, mazı, meşe ve ceviz yaprağından; yeşil, naneden; siyah renk sumaktan kaynatılarak çıkarılır. Önceleri köy ve kasabaların yanı başında “boyalık” denen bir yerde bu bitkiler yetiştirilir, boyaların tümü buradan elde edilirdi. Bugün de birçok yerde boyalıklara rastlanır.
Kilim, Anadolu’nun yalnız yaygısı değil; türkülerinde, mânilerinde söz atkısıdır. Renk renk kilimler üzerine oturulur, karşılıklı mâniler atılır. Bu mânilerden birkaç örnek verelim:
Bülbülüm şakı beni,
Mektubum oku beni.
Aşkına oldum yumak,
Kilimde doku beni.
(…)
Dolaştım adım adım,
Dört bucağı taradım.
Gözlerinin rengini,
Kilimlerde aradım.
Yârinin hayalini, gözünün rengini kilimlerde arayan
Anadolu’nun kilim sevgisi gerçekten hayranlık vericidir. Bu ilkel değil, geçmişin derinliklerinden günümüze değin süzülegelen olgun bir zevkin katkısız, saf bir sanat anlayışının ifadesidir.
Anadolu’da kilim demek, hayata renk vermek ve tabiata hâkim olmak demek…
Mehmet ÖNDER
Aldı Sözü Anadolu/Anadolu’da Kilim Demek
(Kısaltılmıştır.)
Mehmet ÖNDER Hakkında Bilgi
1 Mart 1926’da Çumra, Konya’da dünyaya geldi. 23 Ağustos 2004 günü Ankara’da hayatını kaybetti. Huriye Hanım ile çiftçi Mevlut Önder’in oğludur. İlk ve orta öğrenimini Konya’da tamamladı. 1950 yılında Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nden mezun oldu. 1953-1964 yılları arasında Konya Mevlâna Müzesi müdürlüğü, 1964-1967 arasında Eski Eserler ve Müzeler genel müdürlüğü, 1967-1974’te Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı müsteşarlığı, 1974-1987 yılları arasında ise Başbakanlık Kültür müşavirliği ve Bonn Büyükelçiliği kültür müşavirliği görevlerinde bulundu. 1987 yılında kendi isteği ile emekliye ayrıldı. Almanya’da yaşadığı dönemde Türkevleri’ni kurdu. 1987-1999 arasında Türkiye İş Bankası’nda kültür ve sanat danışmanı olarak görev yaptı. Daha sonra aynı bankanın yayın organı olan Kültür ve Sanat dergisini çıkardı. Mehmet Önder, Uluslararası Anıtlar Konseyi Türkiye Milli Komitesi kurucuları arasındadır.
Mehmet Önder’in ilk yazısı Konya Halkevleri dergisinde çıktı. Tarih, tasavvuf, sanat tarihi, etnografya, halkbilim ve edebiyat alanlarındaki yazılarını Hisar, Şadırvan, Türk Folklor Araştırmaları, Türk Sanat Araştırmaları, Türk Sanatı, Hayat Tarih dergileri ile Tercüman gazetesinde yayımlandı. Yurt içi ve yurt dışında pek çok seminer ve kongreye katılarak tebliğler sunan Mehmet Önder’e Pakistan hükümeti tarafından İkbal Nişanı verildi.
“Gönüller Sultanı Mevlâna” adlı eserinden Turgut Özakman ve E. Orbey’in oluşturduğu senaryo, “Mevlâna” adı ile 1973 yılında Atıf Yılmaz tarafından filme alındı.

- ETKİNLİK
Aşağıdaki soruları okuduğunuz metinden hareketle cevaplayınız.
- Anadolu insanı yazıdan önce duygu ve düşüncelerini hangi yollarla anlatmıştır?
Kendine özgü şekillerle, renklerle anlatmıştır.
- Anadolu’da kilimin hangi anlamlara geldiğini anlatınız.
Anadolu’da kilim, Anadolu insanının doğadan istekleridir, kadının alın yazısı, çilesidir, manevi dünyalarını yansıtır, türküdür, özlemdir, inançtır, sevgidir, dilekçedir, mektuptur, manidir.
- Kilimin Anadolu’da bir renk sofrası olarak nitelendirilmesinin nedenleri nelerdir?
Açıklayınız.
Kilimin Anadolu’da bir renk sofrası olarak nitelendirilmesinin birkaç nedeni vardır:
- Renklerin Kullanımı: Anadolu kilimlerinde çok çeşitli renkler kullanılır. Bu renkler, Anadolu’nun doğasının renklerini yansıtır ve kilimlere canlı bir görünüm verir.
- Desenlerin Zenginliği: Anadolu kilimlerinde çok çeşitli desenler kullanılır. Bu desenler, geometrik şekillerden, bitki ve hayvan motiflerinden ve soyut desenlerden oluşur.
- Renklerin Anlamları: Anadolu kilimlerinde kullanılan renklerin her birinin kendine özgü bir anlamı vardır. Örneğin, kırmızı renk genellikle mutluluk, sevgi ve güç anlamına gelirken, mavi renk huzur ve sakinlik anlamına gelir.
- Sizce, kilimlerde kullanılan renk ve desenlerin anlamları neler olabilir?
Kilimlerde kullanılan renk ve desenlerin anlamları, kilimin dokunduğu yöreye, dokuyan kişinin inançlarına ve duygularına göre değişiklik gösterebilir. Ancak, genel olarak bazı renk ve desenlerin şu anlamlara geldiği söylenebilir:
- Renkler:
- Kırmızı: Mutluluk, sevgi, güç, tutku
- Mavi: Huzur, sakinlik, dinginlik
- Yeşil: Doğa, bereket, bolluk
- Sarı: Güneş, ışık, aydınlık
- Siyah: Güç, koruma, gizem
- Desenler:
- Geometrik Desenler: Düzen, uyum, denge
- Bitki Motifleri: Doğayla bağlantı, bereket, bolluk
- Hayvan Motifleri: Güç, cesaret, koruma
- Soyut Desenler: Hayal gücü, yaratıcılık, özgünlük
- Yörük beyi, çadırının önüne atılan kilimden nasıl bir anlam çıkarmıştır? Anlatınız.
Dokuyan kızın istemediği bir kişiyle zorla evlendirilmek istendiği anlamını çıkarmıştır.
- Anadolu insanı, kilimlerde kullanılan renkleri nasıl elde etmektedir?
Çeşitli bitkilerin köklerinden, yapraklarından ya da tohumlarından elde edilir.
- Bir kilim dokuyacak olsaydınız hangi renk ve desenleri kullanmak isterdiniz? Nedenleriyle birlikte anlatınız.
Eğer bir kilim dokuyacak olsaydım, Anadolu’nun ruhunu yansıtan bir eser yaratmak isterdim. Kilimimde Anadolu’nun bereketli topraklarını simgeleyen yeşil ve mavi tonları, güneşli havasını anlatan sarı ve turuncu tonları ve toprağını temsil eden kahverengi tonları kullanmak isterdim. Desenlerde ise geleneksel motifler, bitki motifleri ve geometrik desenler yer alırdı.

- ETKİNLİK
“Anadolu’da Kilim Demek” metnini sözlü olarak özetleyiniz.
Anadolu insanı, yazının olmadığı zamanlarda kilimlerle duygularını ve düşüncelerini anlatırdı. Kilimler, Anadolu’nun sanatsal ve kültürel bir sembolüdür. Renkleri, desenleri ve anlamlarıyla Anadolu insanının hayat tarzını ve estetik anlayışını yansıtır. Kilimler, el sanatları geleneğinin bir parçasıdır ve toplumsal statünün de göstergesi olarak kabul görmüştür. Anadolu kilimleri, renk ve desen zenginlikleriyle adeta bir renk sofrası gibidir. Her renk ve desenin kendine özgü bir anlamı vardır. Kilimler, Anadolu’nun ruhunu yansıtan bir sanat eseridir ve zengin kültürünü yaşatmaya devam etmektedir.

- ETKİNLİK
Halı ve kilimin Anadolu kültüründeki yeri ve önemiyle ilgili yaptığınız araştırmalardan edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınıza anlatınız.
Heyecanla size Anadolu’nun rengarenk kilimleri ve halı dokumacılığı sanatından bahsetmek istiyorum! Biliyor musunuz, Anadolu’da kilimler ve halılar sadece yere serilen tekstillerden çok daha fazlasını temsil ediyor. Onlar, yüzyıllardır süregelen bir geleneğin, kültürel zenginliğin ve el sanatlarının somut örnekleri.
Anadolu’nun her köşesinde farklı motifler, desenler ve renklerle bezenmiş kilimler ve halılar dokumak adeta bir tutku. Kimi yörelerde göçebe yaşam tarzına uygun olarak kilimler keçeden dokunurken, kimilerinde ipek ve yün gibi değerli malzemeler kullanılarak adeta sanat eserleri yaratılıyor. Bu kilimler ve halılar sadece evlerimizi güzelleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda bize geçmişten gelen hikayeleri ve inançları da aktarıyor. Her desenin, her rengin bir anlamı var. Kimi motifler bereketi, kimi ise şans ve mutluluğu simgeliyor.
Anadolu’da halı ve kilim dokumacılığı sadece bir meslek değil, aynı zamanda aileden aileye aktarılan bir miras. Bu el sanatları sayesinde nesiller boyu bilgi ve beceriler korunmuş ve yaşatılmış. Bugün ise bu kilimler ve halılar sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada ilgi görüyor ve ülkemizin kültürel zenginliğini temsil ediyor.
Umarım siz de bu rengarenk kilimler ve halılar hakkında daha fazla bilgi edinmek istersiniz. Belki bir gün siz de bu geleneğe katkıda bulunarak kendi kiliminizi dokuyabilirsiniz!

- ETKİNLİK
“Anadolu’da Kilim Demek” metninin sizde uyandırdığı duygulardan yola çıkarak bir şiir yazınız. Şiirinizin içeriğine uygun bir başlık belirleyiniz.
Anadolu’nun Renkli Dünyası
Renkler, desenler, birer hikâye,
Anadolu’nun ruhunda, nakış nakış işlenmiş her bir nakış.
Kilimler, halılar, birer sanat eseri,
Her ilmede saklı, birer duygu, birer sezi.
Yeşilin bereketi, mavinin huzuru,
Kırmızının tutkusu, sarının sıcaklığı.
Her renk bir anı, her desen bir umut,
Anadolu’nun kalbinde, dokuma bir rüya.
Yollar aşındı, göçler yaşandı,
Kilimler ve halılar, her acıyı sarıp sarmaladı.
Dokuma tezgâhları, birer dua gibi,
Anadolu’nun ruhunu, yaşattı daima.
Ustaların ellerinde, iplikler dans etti,
Her düğümde bir ömür, her nakışta bir sevgi filizlendi.
Anadolu’nun medeniyetleri, kilimlerde hayat buldu,
Geçmişten geleceğe, bir köprü kuruldu.
