Bir Fincan Kahve Metni Cevapları Sayfa 192-193-194-195-196-197-198-199
Bir Fincan Kahve Metni Cevapları Sayfa 192-193-194-195-196-197-198-199
Hazırlık Çalışmaları
- Kültürümüzde misafire ikramda bulunmak sizce neden önemlidir?
Misafire ikramda bulunmak, sadece bir adet değil, aynı zamanda saygı, cömertlik, dostluk ve kültürümüzü paylaşmanın da bir yoludur. Misafirlerimize ikramda bulunarak onları ne kadar önemsediğimizi ve değer verdiğimizi gösteririz. Bu sayede aramızdaki bağı güçlendirir ve misafirlerimizin evimizde rahat hissetmelerini sağlarız.
Misafirperverlik, kültürümüzün önemli bir parçasıdır. Misafirlerimize ikramda bulunarak, onlara ne kadar misafirperver ve cömert olduğumuzu gösteririz. Bu da hem misafirlerimizi mutlu eder hem de bize iyi bir insan gözüyle bakılmasını sağlar.
- Kahve içmenin kültürümüzdeki yeri hakkında ne düşünüyorsunuz? Anlatınız.
Kahve, sadece bir içecek olmanın ötesinde, kültürümüzde çok önemli bir yere sahiptir. Her gün milyonlarca insan tarafından içilen kahve, bir sohbet aracı, bir dinlenme anı ve bir sosyalleşme vesilesidir.
BİR FİNCAN KAHVE
Anadolu’nun geleneksel konukseverliği dillere destandır, dedik. Ne var ki bu konukseverlik önce kahveden başlar. Sizi, bir acı kahve içmeye çağıran dostunuza neden “acı kahve” diyemezsiniz. Bu acılıkta, yıllar yılı sürecek bir tatlılık, yakın bir dostluk vardır. Bu yüzden Anadolu’da
“Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır!” sözü, her yerde, her zaman söylenir durur.
Tarihçilerin verdiği bilgilere göre Osmanlı Devleti’ne kahve ilk olarak 16’ncı yüzyılda girmiş ve Anadolu’ya yayılmıştır. Araplar tarafından bilinen, ekmeği yapılıp yenen ya da dövülerek içilen kahve, Kanuni Sultan Süleyman devrinde, Yemen’den ilkin İstanbul’a getirilmiş ve içilmiştir. Daha sonraları tüccarlar eliyle Avrupa’ya götürülen ve Anadolu’ya yayılan kahve, keyif verdiği için bir ara tarihimizde yasaklanmış, içenler ağır cezalara çarptırılmıştır. Bakmışlar ki kahve içiminin önüne geçilmiyor, hele büyük konaklarda kahveden vazgeçilemiyor, tütün yasağı gibi kahve yasağı da kaldırılmış. Kahve İstanbul’un ve Anadolu’nun günlük hayatına girmiş. Ekmek gibi, su gibi ihtiyaç maddeleri arasında yer almıştır.
İstanbul’da açılan yazlık ve kışlık kahvehaneler, bu kahvehanelerde kahve gelenek ve görenekleri, yerli ve yabancı pek çok yazara konu olmuştur. Gerçekten de usta ellerde özene bezene pişirilen kahvelerimizin şöhreti dünyaya yayılmış, pirinç cezvelerde pişirilerek kulpsuz “kallavi” fincanlarda içilen sadesinden şekerlisine, türüm türüm kokan, buram buram tüten kahveler “Türk kahvesi” adıyla dünyanın her yerinde aranır olmuştur.
Bugün de eş dost ziyaretlerinde ikramın başını çeken kahve, öyle gelişigüzel pişirilmez. Pişirilirse konuğa saygısızlık sayılır. Hele ziyarete gelen konuk, bir ehlikeyif, bir kahve tiryakisi ise kahveden, kahveyi getirene kadar bir “tazelik” arardı. Kahve üzerine söylenen şu beyit o günlerde söylenirdi:
Ehlikeyfin keyfini kim yeniler, kim tazeler?
Taze elden, taze pişmiş, taze kahve tazeler.
Ardından da hemen şu beyit okunurdu:
Ehlifkeyfe kahve verse tazeler,
Ehlikeyfin keyfini yelpazeler.
Kahve tiryakileri kahvesiz edemezlerse de aslında kahve eş, dost, yârenin bir arada sohbetine kapı açar; daha doğrusu bu sohbetin ön sözü olurdu. Kahvenin ve kahvehanenin birer bahane, istenilenin dostlarla sohbet etmek olduğunu ifade eden şu beyit dillerden düşmezdi:
Gönül ne kahve ister ne kahvehane
Gönül sohbet ister, kahve bahane.
Sıkıntılı günlerinde yanına uğramayan iyi gün dostlarına bir şairin şu çağrısı ne kadar manalıdır.
Kahvelerim pişti gel,
Köpükleri taştı gel,
Eyi günün dostları
Kötü günüm geçti gel.
İçilen bir fincan acı kahve ama kırk yıl hatırı var. İçenler, hatır saymasını, gönül almasını bilenler için…
Kahvenin yüzü kara, kim demiş ki içilmez.
Gönlü ak, dili tatlı hatırından geçilmez.
Anadolu’da konukseverliğin başını kahve çeker, demiştik. Gerçekten öyle. Konuk olduğunuz köy ve kasabalarda bir kahve içirmeden sizi bırakmazlar. Birçok bölgede bu ikram daha da ağır basar.
Güney Anadolu’da ve Kıbrıs köylerinde kahvehaneye gelen konuk, önce selam verip kimin masasına oturmuşsa onun bir kahvesini içer. Ondan sonra kahvehanede bulunanlar, teker teker ikrama başlarlar. Diyeceksiniz ki bir insan kaç kahve içebilir? Bunun da çaresini bulmuşlar. Konuk bir, hadi diyelim iki kahve içtikten sonra, kahveci kahve yerine konuğun önündeki tepsiye, ince kâğıtlara sarılı bir lokum bırakır. Kahvehanede otuz kişi varsa tepside otuz lokum birikir. Konuk bunlardan bir tanesini yer, ötekilerini ayrılırken ceplerine doldurur. Almazsa ikramı geri çevirmiş sayılır ki bunu da kimse yapmaz.
Yolunuz bu töreyi sürdüren bir Anadolu köyüne düşerse sakın ola ikramları geri çevirmeyiniz.
Anadolu’nun gönlü incinir, bu gönül sizinledir.
Mehmet ÖNDER

- ETKİNLİK
“Bir Fincan Kahve” metninden hareketle aşağıdaki soruları yanıtlayınız.
- Yazara göre acı bir kahve neyin başlangıcıdır?
Yazara göre acı bir kahve, yıllar yılı sürecek bir tatlılık ve yakın bir dostluğun başlangıcıdır.
- Kahvenin Anadolu’da yaygınlaşması nasıl gerçekleşmiştir? Açıklayınız.
Osmanlı Devleti’ne kahve ilk olarak 16’ncı yüzyılda girmiş ve Anadolu’ya yayılmıştır. Araplar tarafından bilinen, ekmeği yapılıp yenen ya da dövülerek içilen kahve, Kanuni Sultan Süleyman devrinde, Yemen’den ilkin İstanbul’a getirilmiş ve içilmiştir. Daha sonraları tüccarlar eliyle Avrupa’ya götürülen ve Anadolu’ya yayılan kahve, keyif verdiği için bir ara tarihimizde yasaklanmış, içenler ağır cezalara çarptırılmıştır.
- “Ehlikeyfin keyfini kim yeniler, kim tazeler? / Taze elden, taze pişmiş, taze kahve tazeler.” dizelerinde kahvenin ikramıyla ilgili hangi özelliğe değinilmiştir? Belirtiniz.
Bu dizelerde, kahvenin tazeliğinin önemine değinilmiştir. Bir kahve tiryakisi için en önemli şey, kahvenin taze ve özenle pişirilmiş olmasıdır. Taze kahve, keyifli bir sohbetin ve dostluğun da simgesidir.
- “Gönül ne kahve ister ne kahvehane / Gönül sohbet ister, kahve bahane.” dizeleriyle ne anlatılmak istenmiştir?
Bu dizelerle, kahvenin asıl amacının sohbet etmek ve dostluk kurmak olduğu anlatılmak istenmiştir. Kahve, sohbet için bir vesiledir ve dostlar bir araya gelip sohbet etmek için kahvehanelere giderler.
- Yakın çevrenizde, kahve içmeyle ilgili gözlemleriniz nelerdir? Anlatınız.
Kahve, yakın çevremde de oldukça yaygın bir içecektir. Aile ve dost ziyaretlerinde, iş yerlerinde ve sosyal ortamlarda sıklıkla kahve içilir.
- Kahve gibi geleneksel başka içeceklerimiz var mıdır? Varsa örnek veriniz.
Ayran: Yoğurt, su ve tuz ile yapılan ayran, serinletici ve sağlıklı bir içecektir.
Şalgam suyu: Lavaş turşusu suyu, pancar ve havuç gibi sebzelerle yapılan şalgam suyu, özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaygındır.
Boza: Darı, buğday veya mısır unundan yapılan boza, kış aylarında oldukça popüler bir içecektir.
- Günümüzde en çok tüketilen içecekler nelerdir?
Su: Su, insan yaşamının en önemli besin kaynağıdır ve her gün bol miktarda su içmek gerekir.
Çay: Çay, Türkiye’de en çok tüketilen sıcak içecektir.
Kahve: Kahve de Türkiye’de oldukça popüler bir içecektir.
Meşrubatlar: Gazlı ve gazsız meşrubatlar da günümüzde çokça tüketilen içecekler arasındadır.
Meyve suları: Taze sıkılmış meyve suları da sağlıklı ve lezzetli bir içecek seçeneğidir.

- ETKİNLİK
Derse hazırlık bölümünde araştırdığınız kahve üretimi aşamalarını görsellerden de yararlanarak maddeler hâlinde yazınız.

- Ekme ve Yetiştirme:
- Kahve çekirdekleri, kahve bitkisi adı verilen tropik bir bitkiden elde edilir.
- Tohumlar ekilir ve bitkiler yaklaşık 3-4 yıl boyunca olgunlaşır.
- Olgunlaşan kahve bitkileri çiçek açar ve bu çiçeklerin içinde kahve kirazları bulunur.
- Hasat:
- Kahve kirazları elle veya makine ile toplanır.
- Olgunlaşmamış ve hasarlı kirazlar ayıklanır.
- İşleme:
- Kahve kirazlarının işlenmesi için üç ana yöntem kullanılır:
- Islak işleme: Kirazlar suda bekletilerek fermente edilir ve sonra yıkanır. Bu yöntem, daha yumuşak ve asitli bir kahve üretir.
- Kuru işleme: Kirazlar güneşte kurutulur ve sonra kabuklarından ayrılır. Bu yöntem, daha yoğun ve meyvemsi bir kahve üretir.
- Yarı kuru işleme: Islak ve kuru işlemenin bir kombinasyonudur ve farklı tat profilleri üretmek için kullanılabilir.
- Kurutma:
- İşlenmiş kahve çekirdekleri güneşte veya özel kurutma makinelerinde kurutulur.
- Çekirdekler nemini kaybedene kadar kurutulur.
- Kabuk Ayıklama:
- Kurutulmuş kahve çekirdeklerinin kabukları ve pergamen tabakası özel makineler ile ayrılır.
- Sınıflandırma:
- Kahve çekirdekleri boyut, yoğunluk ve kusurlara göre sınıflandırılır.
- Kavurma:
- Sınıflandırılmış kahve çekirdekleri istenilen tada ve aromaya ulaşana kadar kavrulur.
- Kavurma işlemi kahvenin lezzetini, aromasını ve asitliğini belirler.
- Öğütme:
- Kavrulmuş kahve çekirdekleri, istenilen kahve demleme yöntemine göre öğütülür.
- Demleme:
- Öğütülmüş kahve, sıcak su ile demlenerek fincana dökülür.
- Tüketim:
- Taze demlenmiş kahve, sade veya şekerli, sütlü veya kremalı olarak tüketilebilir.
- ETKİNLİK
Derse hazırlık bölümünde yaptığınız araştırmayı sununuz.
Yukarıda maddeler halinde hazırladığınız yazıyı sunabilirsiniz.

- ETKİNLİK
a) Millî kültürümüzde önemli bir yeri olan ebru sanatını öğrenmek için kursa katılmak istiyorsunuz ve bununla ilgili bir araştırma yapıyorsunuz. İnternet üzerinden yaptığınız araştırmada karşınıza aşağıdaki forum çıktı. Forumda yer alan metni okuyunuz. Ardından yönergeye göre b bölümündeki etkinliği yapınız.
b) Forum yazısından edindiğiniz bilgilerden hareketle aşağıdaki formu doldurunuz.
Bu etkinliği kişisel bilgilerinize göre kendiniz doldurmalısınız.
- Katılmak İstediği Kursun Adı: Ebru sanatı kursu olduğunu belirtebilirsiniz.
- T.C. Kimlik No: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlık numaranız.
- Adı ve Soyadı: Tam adınız.
- Baba Adı: Babanızın adı.
- Ana Adı: Annenizin adı.
- Doğum Tarihi: Doğum tarihiniz.
- E-Posta Adresi: Geçerli bir e-posta adresi.
- Öğrenim Durumu: İlkokul, ortaokul, lise, ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora kutucuklarından uygun olanı işaretleyin.
- Ev Telefonu ve Cep Telefonu: İletişim numaralarınız.
- Çalışma Durumu: Çalışıyor veya çalışmıyor olarak belirtin.
- İkametgâh Adresi: Yaşadığınız adres.
- Kurs Zamanı: Kursun hangi gün ve saatlerde olmasını istediğinizi seçin.
Formu doldurduktan sonra, formun alt kısmında yer alan beyan kısmını okuyup, uygun gördüğünüz takdirde imzalayıp kaydınızı tamamlayabilirsiniz. Bu form, kursa kaydolma sürecinizde Halk Eğitim Merkezi tarafından kullanılacak temel bilgileri toplar ve kursun organizasyonunda önemli bir rol oynar.
