Lokman Hekim’in Masalı Metni Cevapları Sayfa 210-211-212-213-214-215-216-217

Lokman Hekim’in Masalı Metni Cevapları Sayfa 210-211-212-213-214-215-216-217

  1. Sağlıklı yaşamak için neler yapıyorsunuz? Anlatınız.

Sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmek için elimden geleni yapıyorum. Bunlardan bazıları şunlardır:

  • Düzenli egzersiz: Haftada en az 3 gün, 30 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapmaya çalışıyorum. Yürüyüş, koşu, bisiklete binme veya yüzme gibi farklı egzersiz türlerini tercih ediyorum.
  • Sağlıklı beslenme: Meyve, sebze, tam tahıllar ve yağsız proteinler açısından zengin bir beslenme programı uyguluyorum. İşlenmiş gıdalardan, fast fooddan ve aşırı şekerli yiyeceklerden uzak duruyorum.
  • Yeterince uyku: Her gece 7-8 saat uyumaya özen gösteriyorum. Yeterince uyku almak, bedenimin ve zihnimin dinlenmesine ve yenilenmesine yardımcı oluyor.
  1. Geçmiş dönemlerde kullanılan tedavi yöntemleri hakkında neler biliyorsunuz? Bu tedavi yöntemlerinin günümüzde kullanılanlardan farkı nedir? Açıklayınız.

Geçmiş dönemlerde kullanılan tedavi yöntemleri, günümüzde kullanılanlardan oldukça farklıydı. Bu farklılıklardan bazıları şunlardır:

  • Teşhis: Geçmişte hastalıklar, günümüzdeki kadar kesin ve hızlı bir şekilde teşhis edilemiyordu. Doktorlar genellikle hastaların semptomlarına ve fiziksel muayenelerine dayanarak teşhis koyuyorlardı. Günümüzde ise teşhis koymak için röntgen, MR, tomografi gibi gelişmiş teknolojiler kullanılmaktadır.
  • Tedavi: Geçmişte hastalıklar genellikle bitkisel ürünler ve kan alma gibi geleneksel yöntemlerle tedavi edilirdi. Günümüzde ise birçok hastalık için etkili ilaçlar ve cerrahi yöntemler mevcuttur.
  • Ameliyat: Geçmişte ameliyatlar günümüzdekilere göre daha riskli ve daha az başarılıydı. Anestezi de günümüzdeki kadar gelişmiş değildi. Günümüzde ise ameliyatlar genellikle minimal invaziv yöntemlerle yapılmaktadır ve hastalar ameliyat sonrası daha hızlı iyileşmektedir.
  • Hijyen: Geçmişte hijyen günümüzdeki kadar önem verilmiyordu. Bu nedenle enfeksiyonlar çok daha yaygındı. Günümüzde ise hijyen kurallarına daha fazla önem verilmektedir ve bu sayede enfeksiyonlar daha kolay önlenebilmektedir.

 

Lokman Hekim’in Masalı

Bir varmış, bir yokmuş. Çok çok zaman önce yurdumuzun güneyinde, Adana ilinde yaşarmış Lokman Hekim. Çukurova’nın bereketli, dal dal meyve bitiren, yol yol ürün getiren, gül gül pamuk, buğday yetiştiren topraklarında gezer tozar, günlerini bir faydayla sonuçlandırmaya çalışırmış. Çukurova’nın Misis kasabasında oturan Lokman Hekim’in yaptığı ilaçların ünü, yedi iklim dört bucağı tutmuş. Derman istemeye, ilaç bulmaya gelenlerin sayısı binleri aşarmış.

Lokman Hekim, her sabah bahçelere bakan evinin kapısından çıkar çıkmaz Seyhan’a, Ceyhan’a birer “Günaydın!” der; kendini, adam boyunu aşan, boy boy, renk renk bolluğa ulaşan bitkilerin içine atarmış. Renk renk kır çiçekleri… Koku koku dal çiçekleri… Morlar, sanlar, yeşiller, allar… Papatyalar, nergisler, gelincikler, güller… Hele su boylarındaki naneler… Hele hele tepe başlarındaki kekikler… Haşhaş mı dersin, pamuk mu istersin? Karpuz, kavun yaprakları… Dallar dolusu meyve yapraklan…

Lokman Hekim, bazı gün akşama kadar, bazı gün bir iki saat kırların kokusunu alır, yeşil cennetin göğsünde yapacağını yaptıktan, tutacağım tuttuktan sonra evine dönermiş. Dönermiş ama hiç boş değil. Lokman Hekim, otun, yaprağın, dalın, gülün dilini, gönlünü bilir, onlarla uzun uzun konuşurmuş. O, kırların yolunu tutar tutmaz çimenlerin, otların fısıltısı bir musiki olurmuş sanki. Her yaprak, her çiçek gözü, her rengin aydınlık yüzü dile gelir; Lokman Hekim’e hangi hastalığı iyi edeceğini söylermiş.
Nane, türüm türüm boynunu uzatır:
— Beni dinle Lokman; benim, her sancıya derman.
Kekik, baygın baygın bakar:
— Bana kulak ver Lokman; benim, deri ağrılarına derman.
Dağ çayı yolunu keser:
— Bana bak Lokman; benim, midelere sultan.
Ayva yaprağı, gül yaprağı, yüksük otlan, ıspanaklar, her yeşil göz, her bitkice söz ona,
— Bize gel Lokman, bize gel; işte sana bir şifalı el, topraktan esen yel, bir ömre bedel, derlermiş.
Lokman Hekim, torbasına doldurduğu dallan, yapraklan, çiçekleri evine akın akın gelenlere dağıtır, hepsinin derdine derman olur, sağlığın yolunu gösterirmiş.
Gün gelmiş, Lokman’nın ününü duymayan kalmamış. Dört bucaktan, dertlerine bir ilaç bulamayanlar, Lokman’nın evinde yeniden doğmuşa dönerler; acılarından, ağrılarından, sancılarından kurtularak Lokman’ını otlarından alacaklarını alırlarmış.
Gel zaman git zaman, Misis kasabası, her çeşit hastalığın şifasını otlarla, çiçeklerle, toprak kokusuyla veren ünlü bir şehir olmuş. Lokman Hekim, çiçeklerle koklaşıp sarmaştıkça, yapraklarla kucaklaştıkça toprağın sırlarını öğrenir, hastalarına dermanların en güçlüsünü veriverirmiş.
Zaman zaman Lokman, “Şu ölüme bir ilaç bulsam da insanlar ölmekten kurtulsalar.” dermiş. Ağır hastaların, yaşlıların, uzun uzun dert çekenlerin, “Sık sık Lokman, şu ölüme yok mu bir derman?” demelerine iyice kulak kabartır, gizli gizli çalışırmış.

Bir tan vakti, yine çimenlerin yeşilliğine dalmış. Yine nergislerin, menekşelerin, sümbüllerin, güllerin kapılarım çalmış. Onlarla koklaşmış, yine yorulmadan konuşmuş. Bir yaşlı kavağın altına oturmuş, ayaklarını uzatmış, arıların, kelebeklerin taze ışıkla süzülüşlerine bakıyormuş. Bir ses… Bir ses, gür otların arasından fısıldamaya başlamış:
— Lokman, Lokman, ben neyim bilir misin? Lokman, yanıma gelir misin? Lokman, ölüme son vermeyi öğrenir misin? Lokman, yaklaş bana, duy diyeceklerimi, unutma söyleyeceklerimi…

Lokman Hekim, bir durmuş, iki durmuş. Sonra gözlerini oğuşturmuş. Uyuduğunun farkına varmış. Duyduklarını anlamaya çalışmış, bir daha yummuş gözlerini. (…) Seslenen ota doğru koşmuş. Geniş yapraklı bir otmuş bu. İri iri damarları, kopkoyu bir yeşili varmış. Durmadan anlatıyormuş. Lokman Hekim, kulak kesilmiş, bir bir öğrenmiş yapacaklarını. Ölüme son verecek otun anlattıklarını aklına yazmış, eksiksiz ezberlemiş. Sonra otu koparmış. Koşmuş Misis’e. Seyhan Irmağı’nın durula durula, kurula kurula aktığı yere varmış. Bir köprünün birinci kemerinin altına oturmuş. Otun söylediklerini yapmaya başlamış. İlaç, son duruma gelmiş. İnsanlıktan ölüm korkusunu kaldıracak derman, Lokman’ın yüzüne gülmeye başlamış. Artık her şey hazırmış. İyi olamayanlara, bir engin şifa bulamayanlara gün doğu- yormuş. Fakat… Lokman Hekim, tam kalkıp ilacı evine götüreceği sırada, bir azgın el, bir deli yel gelivermesin mi? İlaç dökülüp kaybolmuş. Lokman Hekim orada öylece kalakalmış. Böylece Lokman, ölüme bulamamış bir derman. Bu işe tüm dallar, yapraklar, çiçekler üzülmüş. Hepsi, Lokman’a kızmışlar, ondan yüz çevirmişler. İlacı söyleyen bitki bir daha bulunamamış.

İBRAHİM ZEKİ BURDURLU

İbrahim Zeki Burdurlu: Hayatı ve Edebi Kişiliği

Hayatı:

  • Doğumu: 1922, Burdur
  • Ölümü: 27 Temmuz 1984, İzmir
  • Eğitimi: İstanbul Erkek Öğretmen Okulu (1938), Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü (1943)
  • Mesleği: Öğretmen, yazar
  • Görev Yaptığı Yerler: Sivas, Burdur, Kıbrıs ortaokul ve liseleri, İzmir Eğitim Enstitüsü

Edebi Kişiliği:

  • Türleri: Şiir, masal, araştırma-inceleme, roman, ders kitabı
  • Akım: Milli Edebiyat
  • Eserlerindeki Temalar: Vatan sevgisi, doğa sevgisi, Anadolu insanı, milli kültür
  • Dili ve Üslubu: Kolay anlaşılır, sade, akıcı
  • Eserlerinden Bazıları:
    • Şiir: Toprak İnsanları, Toprağın İçindeki Toprak, Burdur’daki Mahallemiz, Keloğlan, Basık Tavan, Bir Köyden Bir İnsan, Günaydın Anneciğim, Lefkoşa, Minnacık Ada, Günaydın Yavru Kıbrıs, Atatürk’üm, Sev Beni, Açmıyor mu Kıbrıs’ımın Gülleri, İzmir’in Mor Atları
    • Masal: Nur Güzeli, Dileği Gerçekleşmeyen Kız, Güllü Padişah, Sihirli Gül, Mavi Pullu Balık, Üç Yumukla Üç Yumak, Ömürsün Nasrettin Hoca, Pamuk Bacı, Köroğlu Destanı, Leylek Dadı, Altın Perçem Sırma Saç, Günaydın Anneciğim, Keloğlan Masalları, Ülkemin Efsaneleri, Kendi Bir Karış Sakalı Üç Karış
    • Roman: Akdeniz’in İnsan Çiçekleri
    • İnceleme: Romanlarıyla Reşat Nuri Güntekin, Dilbilgisi Açısından Yapıtlarımız
    • Antoloji: Şiirimizde Öğretmen, Öğretmen Şairler Antolojisi, Atatürk Şiirleri Antolojisi
    • Ders Kitabı: Uygulamalı Türkçe Kompozisyon, Uygulamalı Cümle Çözümlemeleri, Ortaöğretimde Türkçe Öğretimi

Önemi:

  • Milli Edebiyat akımının önemli temsilcilerinden biridir.
  • Şiirlerinde Anadolu insanını ve folkloru ustalıkla işlemiştir.
  • Çocuk edebiyatına da önemli katkılarda bulunmuştur.
  • Eserleri sade ve akıcı diliyle her yaştan okurun ilgisini çekmektedir.
  1. ETKİNLİK

Okuduğunuz metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarım aşağıya yazınız. Metindeki anlamım bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarının anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.

Kelime/Kelime Grubu: sarmaşmak

Tahminim: sarılmak, kucaklaşmak

 Cümlem: Annesiyle sarmaştığını görünce ben de annemi özledim.

Kelime/Kelime Grubu: türüm türüm

Tahminim: buram buram

 Cümlem: Türüm türüm kokan çiçekler ortamın havasını değiştirmişti.

Kelime/Kelime Grubu: derman

Tahminim: ilaç, çare

 Cümlem: Derdini söylemeyen derman bulamaz, derdi dedem.

Kelime/Kelime Grubu: sancı

Tahminim: azalıp çoğalan ağrı

 Cümlem: Böbrek ağrısından ektiğim sancı beni inletmişti.

  1. ETKİNLİK

Aşağıdaki soruları okuduğunuz metne göre cevaplayınız.

  1. Lokman Hekim kimdir, insanlara nasıl yardım etmektedir?

Lokman Hekim, Çukurova’nın Misis kasabasında yaşayan ve şifalı bitkiler kullanarak insanlara derman olan bir bilgedir. Hastalar, Lokman Hekim’e dertlerini anlatır ve o da onlara uygun bitkilerden şifa verir. Lokman Hekim sadece hastalıkları tedavi etmekle kalmaz, aynı zamanda hastalanmamak için de insanlara tavsiyelerde bulunur.

  1. Olaylar, hangi şehrimizde geçmektedir?

Masaldaki olaylar Adana’nın Misis kasabasında geçmektedir.

  1. Metinde geçen bitkilerin adlan nelerdir?

Metinde nane, kekik, dağ çayı, ayva yaprağı, gül yaprağı, yüksük otu, ıspanak ve yaşlı bir kavak ağacı gibi birçok bitki adı geçmektedir.

  1. Lokman Hekim, ölüme çare olacak ilacı yapmayı nasıl başarmıştır?

Lokman Hekim, bir gün yaşlı bir kavağın altında uyuklarken bir ses duyar. Ses ona ölüme çare olacak bir otun yerini söyler. Lokman Hekim o otu bulur ve onun tarif ettiği şekilde bir ilaç hazırlar.

  1. Ölüme çare olacak ilaç yapıldıktan sonra neler yaşanmıştır?

Lokman Hekim, ilacı hazırladıktan sonra onu Seyhan Irmağı’nın kenarında bir köprüye götürür. Fakat tam o sırada bir fırtına kopar ve ilaç ırmağa dökülür. Lokman Hekim ilacı kurtarmaya çalışır fakat başaramaz. Bu olaydan sonra Lokman Hekim çok üzülür ve hastalara şifa dağıtmayı bırakır.

 

  1. 3. ETKİNLİK

Okuduğunuz metnin konusunu ve ana fikrini aşağıya yazınız.

Konu: Lokman Hekim’in ölüme çare olacak bir ilaç bulma çabası ve ilacı bulamadığında yaşadığı üzüntü.

Ana Fikir: İnsanlar ne kadar çabalarsa çabalasın bazı şeylerin imkânsız olabileceğini ve bu durumda üzülmenin yerine eldekilere şükretmenin daha anlamlı olduğunu gösterir.

4. ETKİNLİK

Okuduğunuz “Lokman Hekim’in Masalı” adlı metnin yapı unsurlarını belirleyerek aşağıya yazınız.

Yer: Adana’daki Misis köyü ve oradaki kırlar

Zaman: Masal belirli bir zaman dilimine bağlı değildir.

Kişiler/Varlıklar: Lokman Hekim, bitkiler, otlar

Olay Örgüsü:

  • Lokman Hekim’in Çukurova’nın Misis kasabasında şifalı bitkiler kullanarak insanlara derman olmasıyla hikâye başlar.
  • Ünü dilden dile dolaşır ve her yerden hasta insanlar şifa bulmak için ona gelir.
  • Lokman Hekim, hastaları iyileştirmek için sürekli yeni bitkiler keşfeder ve bilgilerini genişletir.
  • Bir gün, ölüme çare olacak bir ilaç bulma arzusuyla yola koyulur.
  • Uzun araştırmalar sonucunda, yaşlı bir kavağın altında uyuklarken bir ses duyar.
  • Ses ona ölüme çare olacak bir otun yerini söyler.
  • Lokman Hekim, o otu bulur ve tarif edildiği şekilde bir ilaç hazırlar.
  • İlacı hazırladıktan sonra Seyhan Irmağı’nın kenarındaki bir köprüye götürür.
  • Fakat tam o sırada bir fırtına kopar ve ilaç ırmağa dökülür.
  • Lokman Hekim ilacı kurtarmaya çalışır fakat başaramaz.
  • Bu olaydan sonra Lokman Hekim çok üzülür ve hastalara şifa dağıtmayı bırakır.

5. ETKİNLİK

Okuduğunuz metindeki gerçek ve kurgusal unsurları belirleyiniz. Belirlediğiniz gerçek ve kurgusal unsurları aşağıya yazınız.

Gerçek Unsurlar:

– Lokman Hekim’in bitkilerden şifalı ilaçlar yapması

– İnsanların şifa bulmak için Lokman Hekim’e gelmeleri.

– Lokman Hekim’in ilaçları insanlara dağıtması, insanların şifa bulması

Kurgusal Unsurlar:

  • Lokman Hekim’in bitkilerin dilini bilip onlarla konuşması

– Bitkilerin hangi hastalıklara iyi geldiklerini Lokman Hekim’e söylemeleri

– Ölümsüzlük ilacının yapılacağı otun Lokman Hekim’e ilacın yapılış şeklini öğretmesi

jrgzyyc

5rr6q4s

Bu etkinlikteki formu kendiniz doldurun.

Merhaba arkadaşlar,

Bugün sizlere insanlığın geçmişten günümüze ilaç ihtiyaçlarını nasıl karşıladığına dair bir yolculuğa çıkacağız. Bu yolculukta, hastalıklarla mücadelede kullanılan farklı yöntemleri keşfedeceğiz ve modern tıbbın gelişmesine katkıda bulunan önemli dönüm noktalarını inceleyeceğiz.

Doğanın Şifalı Kucağında:

İnsanlığın hastalıklarla mücadelesinin başlangıcı, doğanın sunduğu şifalı bitkilere dayanır. Atalarımız, gözlem ve deneyim yoluyla bitkilerin çeşitli rahatsızlıkları tedavi etmedeki gücünü keşfetmişlerdir. Papatya, nane, adaçayı gibi bitkiler, çaylar, merhemler ve pansumanlar aracılığıyla şifa kaynağı olmuştur.

Hayvanlardan Gelen Yardımcılar:

Sadece bitkiler değil, hayvanlardan elde edilen ürünler de tıbbi amaçlarla kullanılmıştır. Arı balı, yılan zehiri ve propolis gibi maddeler, antiseptik ve anti-enflamatuar özellikleriyle öne çıkmıştır.

Minerallerin Gücü:

Doğanın sunduğu bir diğer şifa kaynağı da minerallerdir. Magnezyum, kalsiyum ve potasyum gibi mineraller, kas ve sinir fonksiyonları için hayati önem taşımış ve çeşitli hastalıkların tedavisinde yardımcı olmuştur.

 

8. ETKİNLİK

Aşağıya ilaç kullanımı konusunda yazma sürecine uygun bilgilendirici bir metin yazınız. Metinde yabancı dillerden alınmış, dilimize henüz yerleşmemiş kelimelerin Türkçelerini kullanmaya özen gösteriniz. Metninizi gözden geçirirken varsa yazım, noktalama hatalarını ve anlatım bozukluklarını düzeltiniz. Metninize uygun bir başlık belirlemeyi unutmayınız. Yazdığınız metni sınıfta arkadaşlarınıza okuyunuz.

                                    DOĞRU İLAÇ KULLANIMI

İlaç kullanımı, hastalıkları tedavi etmek, semptomları hafifletmek veya önleyici tedbir olarak almak için ilaçların doğru şekilde kullanılması anlamına gelir. Doğru ilaç kullanımı, hastanın iyileşmesi ve tedaviden en iyi şekilde yararlanması için çok önemlidir.

İlaç kullanırken dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar:

  • Doktorunuza danışmadan asla reçetesiz ilaç kullanmayın.
  • Doktorunuzun reçete ettiği ilaçları, reçetedeki talimatlara tam olarak uyun.
  • Doğru dozajda ve doğru zamanda ilaç kullanın.
  • İlaçlarınızı asla başkalarıyla paylaşmayın.
  • İlaçlarınızın son kullanma tarihlerini kontrol edin ve tarihi geçmiş ilaçları kullanmayın.
  • İlaçlarınızı serin, kuru ve güneş ışığından uzak bir yerde saklayın.
  • Herhangi bir yan etki yaşarsanız doktorunuza veya eczacınıza danışın.
  • Hamileyseniz veya emziriyorsanız, doktorunuza ilaç kullanmadan önce danışmanız önemlidir.
  • Herhangi bir alerjiniz veya başka sağlık sorununuz varsa doktorunuza bildirin.
  • Diğer ilaçlar veya takviyeler alıyorsanız doktorunuza bildirin.
  • Birden fazla ilacı aynı anda kullanıyorsanız, ilaç etkileşimleri riskini göz önünde bulundurun.
  • İlaçlarınızı nasıl kullanacağınızdan emin değilseniz doktorunuza veya eczacınıza sormaktan çekinmeyin.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Scott AjansScott Ajans tarafından ❤️ ile tasarlanmıştır