KARINCALARIN DÜNYASI
Bahçede, parkta, ormanda kısacası birçok yerde gördüğümüz karıncaların yaşamını merak ediyor musunuz? Haydi, o zaman yazımızı okuyalım!
Karıncalar hayvanlar dünyasının ilginç canlılarıdır. Bu canlıların pek çok özelliği bulunmaktadır. Karıncalar yuvalarından çıkmak için bütün bir kış boyunca ilkbaharın gelmesini ve karların erimesini bekler. Bu sürede yuvalarında kış uykusuna yatar.
Karıncaların yuvaları farklı odacıklardan oluşan yer altı tünelleri gibidir. Yuvaların derinliği beş metre kadar olabilir. Yuvaların içindeki her bir odanın ayrı bir işlevi vardır. Bazı odalarda yumurta bulunurken bazılarında bunlar depolanır. Her yuvada bir kraliçe karınca ile erkek ve işçi karıncalar vardır. Kraliçe karınca yuvanın en büyük karıncasıdır. Yuvaları genellikle işçi karıncalar yapar. İşçi karıncalar, enerjilerini tatlı besinlerden alır.
Yuvadaki her karıncanın bir görevi bulunmaktadır. Bazı karıncalar yuva temizliği ile işçilenenken bazıları yuvaya besin getirir. Karıncanın vücutları baş, göğüs ve gövdeden oluşur. Başlarının üzerindeki antenler diğer karıncalarla iletişim kurmalarını sağlar. Karıncaların antenleri koku alma organlarıdır. Karıncalar antenlerini birbirine değdirerek konuşur. Böylece oyun yuvadan olup olmadığını anlar. Karıncalar beslenirken önce iyice çiğner. Midelerindeki ısı yumaklaştıktan sonra yer. Yuvalarının dışında besin bulduklarında diğer işçi karıncalarla güç birliği yaparak besini yuvaya taşır. Karıncalar kendilerinden ağır besleneri taşıyabilir.
Karıncalar bir sporcu gibi kolayca tehlike önünden kaçar. Ancak karıncalar çok hafiftir ve kendilerini taşımak için çok fazla kas gücüne ihtiyaç duymazlar. Tüm güçlerini kendilerinden ağır besini taşımak için kullanır.
Karıncaları diğer böceklerden ayıran bir başka özellik de midelerinin olmasıdır. Karıncalar bu midelerden birini kendi besinlerini, diğerini başka karıncalarla paylaşacakları besinleri saklamak için kullanır. Bir karınca büyük bir besin bulduğu zaman diğer işçi karıncalara haber vermek için hemen yuvaya döner. Yuvaya dönerken yol boyunca özel bir koku bırakır. Karıncalar bu kokuyu takip ederek hep birlikte besinin olduğu yere gider. Karıncalar tıpkı insanlar gibi yardımlaşarak besini yuvaya taşır.
8. ETKİNLİK:
a. İsimler her zaman görebildiğimiz, dokunabildiğimiz varlıklara mı
verilir? Neden?
Hayır, isimler her zaman görebildiğimiz, dokunabildiğimiz varlıklara değil göremediğimiz, dokunamadığımız kavramlara da verilir.
b. “Merhamet” kavramını duyu organlarımızla algılayabilir miyiz? Niçin?
“Merhamet” kavramını duyu organlarımızla algılayamayız. Çünkü merhamet zihnimizde oluşturduğumuz bir kavramdır.
c. Dinlediğiniz metinde duyu organlarınızla algıladığımız ve algılayamadığımız isimleri bularak yazınız.
Duyu Organlarımızla Algılayabildiğimiz İsimler
insan, hayvan, doğa, dünya, kedi, fidan
Duyu Organlarımızla Algılayamadığımız İsimler
merhamet, duygu, umut, güven, düşünce, davranış, insanlık
9. ETKİNLİK:
Aşağıdaki isim kartlarından üçünü seçiniz. Seçtiğiniz kartlarda yazılı
olan isimleri tür özelliğine uygun olarak kullandığınız kısa bir konuşma
yazınız.
• Konuşmanızın amacını, konusunu, türünü ve süresini belirleyiniz.
• Konuşma şeklinizi karşılıklı konuşma ya da sözlü sunum şeklinde belirleyiniz.
• Konuşmanız için kısa süreli bir ön hazırlık yapınız.
• Anı, gözlem ve deneyimlerinizden yararlanarak doğaçlama bir
konuşma yapınız.
• Konuşmanızı konu odağından sapmadan sonlandırınız.
• Konuşmanızın sonunda yaptığınız seçimlerin uygun olup olmadığını
değerlendiriniz.
Sevgili arkadaşlarım,
Bugün sizlere doğada ve çevremizde gördüğümüz bazı özel isimlerden bahsetmek istiyorum. Bu isimlere topluluk isimleri diyoruz. Mesela geçen hafta ailemle pikniğe gittiğimizde ormanda yürüyüş yaptık. Orman dediğimizde aslında tek bir ağaçtan değil, birçok ağacın bir arada bulunmasından bahsediyoruz.
Okulumuzun yakınındaki askeri birliği düşünelim. Oraya “ordu” diyoruz değil mi? Ordu da tek bir askerden değil, birçok askerin bir araya gelmesinden oluşuyor. Geçen ay köye gittiğimde de dedemin koyun sürüsünü gördüm. Sürü de birden fazla hayvanın bir arada bulunması demek.
Bu örneklerde gördüğümüz orman, ordu ve sürü gibi kelimeler, hep birden fazla varlığı tek bir isimle anlatıyor. İşte bu yüzden bunlara topluluk ismi diyoruz.
Teşekkür ederim.