Anadolu Atasözlerinde Özleşir

ANADOLU ATASÖZLERİNDE ÖZLEŞİR

Anadolu’nun yıllanmış sirke gibi keskin, bir kalemde söylenen sözleri vardır. İlkin, kimin söylediği bilinmez. Atalarımız söylemiştir derler ve geçerler. Bu yüzden her gün, tekerlemeler gibi dillerden düşmeyen bu özlü sözlere “Atasözleri” adı verilir.

Anadolu’nun sözlü nesir verimleri arasında halk hikâyeleri ve masallarının yanı sıra, atasözleri de önemli bir yer alır. Halkın yarattığı, binlerce yıldan beri, benimseyerek öz söz, öz deyiş hâline getirdiği atasözleri, aklın ve mantığın sesidir. Her atasözü, bir dünya görüşüne, yüzyılların oluşturduğu bir hayat tecrübesine dayanır. “Atalarımız şöyle demiş” diyerek söze başlayan bir kişi, konusuyla ilgili atasözlerini sıralayıverdi mi akan sular durur. Doğru söze, hakçasına, yerinde söylenmiş bir çift söze kim ne diyebilir? Söz gelimi “Gülü seven dikenine katlanır.” atasözüyle sohbeti bağlayan kişi karşısında, başka söz yavan olur. Güzelin de kusurları, sevilenin nazı, niyazı vardır. Seviyorsan, tatlı inciten küçük dikenlerine katlanacaksın. Hele ayrılanların bir gün kavuşabileceklerini belirleyen “Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur.” atasözündeki teselli, insanoğluna umut, umuttan doğan mutluluk verir.

19905347 10155407057912557 1629217030072858935 n

Anadolu’nun bitmez tükenmez, binlerce, on binlerce atasözleri, dilden dile, ağızdan ağza bize kadar ulaşan baba öğütIeri, doğruyu, iyiyi telkin eden insanlık ilkeleridir. “Ayağını yorganına göre uzat.” derken hesaplı ve tedbirli olmayı, “Sürüden ayrılan kuzuyu kurt kapar.” derken birlik ve beraberliği, “Ağaç yaş iken eğilir.” derken ailede çocukların küçük yaştan eğitimini öğütler. “Kabahat samur kürk olsa, kimse sırtına almaz.” sözündeki gerçek her zaman her devirde geçerlidir. “Ne ekersen onu biçersin.”, “Taşıma su ile değirmen dönmez.”, “Keskin sirke küpüne zarardır.”, “Üzüm üzüme baka baka kararır.”, “Bülbülün çektiği dilinden.” Atasözleri, elmas parçası gibi devirler geçse de yıpranmaz, değerini yitirmez. Kökleri tarihimizin derinliklerine inen ve geniş bir hayat felsefesini içine alan Türk atasözlerinin çoğu, zaman içinde Türk bilginlerince derlenmiş, dilden yazıya dökülmüştür. On birinci yüzyılda yetişen tanınmış Türk bilgini Kaşgarlı Mahmud’un (Dîvânu Lugâti’t- Türk) adlı eserinde binlerce Türk atasözü vardır. (…)

İşte böyle aziz okuyucular. Atasözlerinden söz açıldı mı, sözün sonu gelmez. En iyisi biz susalım ve diyelim ki: Çok sözünü az söyle, az sözünü öz söyle.

Mehmet ÖNDER

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Powered by Scott Ajans Logo Scott Ajans