Mürefteli Kadınlar ve Emin Astsubay Metni Cevapları Sayfa 44-45-46-47-48-49-50-51

Mürefteli Kadınlar ve Emin Astsubay Metni Cevapları Sayfa 44-45-46-47-48-49-50-51

MÜREFTELİ KADINLAR VE EMİN ASTSUBAY

Hazırlık Çalışmaları

Millî birlik ve beraberliğin önemini açıklayınız.

Millî birlik ve beraberlik, bir milletin aynı amaç ve hedefe doğru birlikte hareket etmesidir. Bir milletin birlik ve beraberliği, onun varlığını, bağımsızlığını ve ilerlemesini sağlayan en önemli unsurlardan biridir.

Millî birlik ve beraberliğin önemi şu şekilde sıralanabilir:

  • Milli birlik ve beraberlik, bir milletin varlığını ve bağımsızlığını korumasını sağlar. Bir milletin parçalanması, bağımsızlığını kaybetmesine ve yok olmasına neden olur. Bu nedenle, birlik ve beraberlik, bir milletin en temel güvencesidir.
  • Milli birlik ve beraberlik, bir milletin ilerlemesini sağlar. Bir milletin birlikte hareket etmesi, onun daha büyük başarılar elde etmesini sağlar. Bu nedenle, birlik ve beraberlik, bir milletin kalkınması ve gelişmesi için gereklidir.
  • Milli birlik ve beraberlik, bir milletin huzur ve güvenliğini sağlar. Bir milletin içinde birlik ve beraberlik varsa, o millette huzur ve güvenlik de sağlanmış olur. Bu nedenle, birlik ve beraberlik, bir milletin refahı için gereklidir.

Millî birlik ve beraberlik, sadece siyasi ve askeri alanda değil, kültürel, ekonomik ve sosyal alanlarda da önemlidir. Bir milletin ortak değerlerini, kültürünü ve geleneklerini koruması için birlik ve beraberlik gereklidir. Ayrıca, ekonomik kalkınma ve sosyal refahın sağlanmasında da birlik ve beraberlik önemli bir rol oynar.

Millî birlik ve beraberliği güçlendirmek için yapılması gerekenler şunlardır:

  • Eğitim yoluyla milli birlik ve beraberlik bilincinin geliştirilmesi gerekir.
  • Halkın ortak değerlerinin ve kültürünün yaşatılması gerekir.
  • Toplumda hoşgörü ve uzlaşma kültürünün geliştirilmesi gerekir.
  • Birlik ve beraberliği bozmaya çalışan unsurlara karşı mücadele edilmesi gerekir.

Millî birlik ve beraberlik, bir milletin en büyük gücüdür. Bu nedenle, her bireyin birlik ve beraberliği güçlendirmek için çaba göstermesi gerekir.

 

Atalarımız Millî Mücadele Dönemi’nde ne gibi zorluklarla karşılaşmışlardır?

Millî Mücadele Dönemi’nde atalarımızın karşılaştıkları zorluklar hakkında şunları söyleyebilirim:

Dış zorluklar:

    • İtilaf Devletleri’nin işgali, Türk milleti için en büyük zorluklardan biridir. İtilaf Devletleri, I. Dünya Savaşı’ndan galip çıkmış ve Osmanlı Devleti’ni işgal etmiştir. Bu işgal, Türk milletinin bağımsızlığına ve egemenliğine büyük bir tehdit oluşturmuştur.
    • Yunan ordusu, İtilaf Devletleri’nin desteğiyle Anadolu’ya saldırmış ve birçok yeri işgal etmiştir. Bu saldırılar, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini daha da zorlaştırmıştır.
    • Batılı devletler, Türkiye’nin bağımsızlığını tanımamakta ve işgalci güçleri desteklemektedir. Bu durum, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini daha da zorlaştırmıştır.

İç zorluklar:

    • Mondros Mütarekesi’nden sonra ordunun dağıtılması, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini zorlaştıran bir diğer faktördür. Ordunun dağıtılmasıyla birlikte, Türk milleti, işgalci güçlere karşı mücadele etmek için yeterli güce sahip olmamıştır.
    • Halkın yoksulluğu ve açlığı, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini zorlaştıran bir diğer faktördür. İşgalci güçlerin uyguladığı baskılar ve ekonomik sıkıntılar, halkın yoksullaşmasına ve açlık çekmesine neden olmuştur. Bu durum, halkın bağımsızlık mücadelesine katılımını olumsuz etkilemiştir.
    • Bazı kişilerin işgalci güçlerle işbirliği yapması, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini zorlaştıran bir diğer faktördür. Bu kişiler, işgalci güçlere bilgi ve destek sağlayarak, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini engellemeye çalışmışlardır.

Atalarımız, bu zorluklara rağmen, büyük bir kararlılık ve cesaretle mücadele ederek Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuştur. Bu mücadele, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin en önemli dönüm noktalarından biridir.

Çanakkale Savaşı ile ilgili bildiklerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

Çanakkale Savaşı, I. Dünya Savaşı sırasında, 1915-1916 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında Gelibolu Yarımadası’nda yapılan deniz ve kara muharebeleridir.

Deniz Savaşı:

İtilaf Devletleri, Çanakkale Boğazı’nı geçip İstanbul’u ele geçirerek Rusya’ya yardım yollarını kesmek istiyordu. 19 Şubat 1915’te başlayan deniz savaşları, 18 Mart 1915’te İtilaf Devletleri’nin yenilgisiyle sona erdi. Bu savaşta, İtilaf Devletleri’nin donanması, Çanakkale Boğazı’nı geçmeyi başaramamıştır.

Kara Savaşı:

İtilaf Devletleri, deniz savaşında başarılı olamayınca, karadan Gelibolu Yarımadası’nı ele geçirmek için saldırıya geçti. 25 Nisan 1915’te başlayan kara savaşları, 9 Ocak 1916’da İtilaf Devletleri’nin çekilmesiyle sona erdi. Bu savaşta, İtilaf Devletleri, Gelibolu Yarımadası’nı ele geçirmeyi başaramamıştır.

Çanakkale Savaşı’nın sonuçları:

  • İtilaf Devletleri’nin Çanakkale Boğazı’nı geçmeyi başaramaması, Rusya’ya yardım yollarının kapanmasına neden olmuştur. Bu durum, Rusya’nın savaştan çekilmesine ve Almanya’nın yenilgisinde önemli rol oynamıştır.
  • Çanakkale Savaşı, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin önemli bir dönüm noktası olmuştur. Bu savaşta, Türk milleti, büyük bir kahramanlık örneği göstererek, bağımsızlığını korumak için canını feda etmiştir.

Çanakkale Savaşı, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin en önemli dönüm noktalarından biridir. Bu savaşta, Türk milleti, büyük bir kahramanlık örneği göstererek, bağımsızlığını korumak için canını feda etmiştir.

MÜREFTELİ KADINLAR VE EMİN ASTSUBAY

Mürefte, Tekirdağ’ın Şarköy ilçesine bağlı küçük bir deniz kasabasıydı. Balkan Savaşı sırasında

Bulgarların eline geçmişti. Onlar, burayı yakıp yıkmışlardı ama buna rağmen güzelliği yerindeydi. Bu yörede tuğla ocakları, ipekçilik ve bağcılık meşhurdu.

Mürefte, Çanakkale Savaşı sırasında çok önemli bir görev üstlendi: Yaralılara bakmak! Bunda

Mürefteli kadınların da çok büyük katkısı vardı. Çanakkale’de yaralanan subay ve erlerimiz burada kurulan hastane ve bakım evlerine getirilerek tedavi ediliyordu. Bu sırada Mürefte’nin tek okulu da hastaneye dönüştürülmüştü. Okul sıralarının üzerine yataklar seriliyor, hastalar burada tedavi oluyordu. Her Mürefteli kadın, gönüllü hasta bakıcı ya da hemşireydi. Mürefteli kadınların canla başla çalışmaları gerçekten görülmeye değerdi. Her kadın, evinde yaptığı ev yemeklerini buraya getiriyor, yaralılara elleriyle yediriyordu. Hastalar bundan çok memnun kalıyordu. Zaten Mürefteli kadınların yakınları da askerdi. Yaralılara bakarken kocalarını, kardeşlerini hatırlıyor; kendilerini avutuyorlardı.

Mürefteli kadınların bu özverili davranışları yaralı askerlerimize büyük moral veriyordu. Çünkü kendilerini evlerinde gibi hissediyorlardı. Mürefteli Ayşeler, Fatmalar, Haticeler hep birlikte iş bölümü yaparak kimi çarşafları yıkıyor, kimi de yemek pişiriyordu. Kimisi de ağır yaralı askerlerin başından bir an olsun ayrılmıyorlardı.

Onların ilaçlarını veriyor, yemeklerini yediriyorlardı. 15 Temmuz günü, Mersinli Astsubay Emin Bey, Yeşilsırt’ta yaralı bir askere yardım ederken atılan bir el bombasıyla sırtından yaralanmıştı. İlk tedaviden sonra sahra hastanesi için gerilere götürülmüştü. Buradan da bir gemiyle Mürefte’ye getirilmişti. Emin Bey, buraya gelirken Mürefteli kadınların ününü duymuştu. Doğrusu buraya gelmekten çok memnundu. Anlatılanlar inanılacak gibi değildi. Şimdiye kadar görülmemiş ilgiyle bakılıyordu hastalar. Emin Bey, Mürefte’deki okul hastaneye yatırıldı. Hemen sıcak suyla yıkandı ve temiz giysiler giydirildi. Tırnakları kesildi, tıraş edildi. Sonra sıraların üzerindeki bir yatağa yatırıldı. Başına ise kimliği yazıldı:

— Mersinli Astsubay Emin Bey.

Daha sonra Emin Bey’e tereyağı sürülmüş ekmek, çay, peynir getirdiler. Ardından da süt ve yoğurt getirdiler. Ayrıca ihtiyacı olur diye (…) bir de mendil verildi. Çarşafların, mendillerin ve pijamaların üzerine el işlemesiyle “Mürefteli Kadınlar” yazıyordu.

Savaşın, seferlerin sıkıcı ve bunaltıcı yaşamından sonra böyle şefkat dolu bir yuva tüm çekilenleri unutturuyordu. İnsanın buradan ayrılası gelmiyordu. Bu güzel karşılamadan sonra

Emin Bey derin bir uykuya daldı. Uyandığında ise başında (…) genç bir kadın, elinde ilaçla bekliyordu.

Bu genç kadının ismi Serpil’di.

Serpil Hanım onun uyandığını görünce,

— Emin Bey, geçmiş olsun. Lütfen ilacınızı alır mısınız, dedi.

— Teşekkür ederim!

— İsminizi öğrenebilir miyim?

— Serpil…

— Burası ne güzel böyle, siz de Mürefteli misiniz?

— Evet. Benim eşim de Sina Cephesi’nde. Sekiz aydır haber alamıyorum. Buraya gönüllü olarak katıldım. Evde boş boş oturacağıma burada sizlere hizmet ederim, dedim. Böylece canım da sıkılmaz. Sizleri görünce eşimi görmüş gibi oluyorum. Acaba şimdi onlar ne hâldedir?

— Oraları bilirim. Beyrut Astsubay Okulu’nda1 okumuştum, eğitim için çöle giderdik. Oraları çöldür. Sık sık fırtınalar olur. Çok da sıcaktır. Allah kocanıza kolaylık versin.

Bu sırada Serpil Hanım’ın gözlerinden yaşlar boşaldı. Emin Bey buna çok üzüldü.

— Kusura bakmayın sizi üzdüm galiba. Sadece oralarını size anlatmaya çalışmıştım.

— Önemli değil efendim. Ne fark eder. Ha benim kocam ha başkasının… Vatan hizmeti değil mi? Neyse ben artık gideyim de başka hastaların ilaçlarını vereyim. Tekrar gelirim.

Emin Bey, Serpil Hanım’ın hüzünlü hâlinden çok etkilenmişti. Özellikle (…) gözlerindeki derin hüzün onu daha da üzmüştü.

Dışarıdan sık sık top sesleri geliyordu. Oysa burası cepheye çok uzaktı. Emin Bey yanındaki askere:

— Buralar da mı bombalanıyor, dedi.

— Evet, komutanım. Sık sık bombalanır. Geçenlerde şu ilerideki sanatoryum bombalanmış, çok sayıda yaralı asker şehit olmuştu. İngiliz (…) bu, hiç durur mu? Hastaneleri bile bombalıyorlar.

Önce balonlarla yön buluyor, yerini belirliyor sonra da gemilerle bombalıyorlar.

— Desene burada da rahat yok insana!

— Evet, öyle komutanım.

Akşam yemeğinden sonra Serpil Hanım tekrar koğuşları dolaşmaya başladı. Yemekten sonra hastalara tek tek ilaç veriyordu. Emin Bey’in yanına da geldi. İlacını verdi.

Emin Bey:

— Serpil Hanım, burada da bize rahat yok baksanıza. Sık sık top sesleri geliyor.

— Evet efendim. Burada da rahat yok. İngiliz gemileri buraları da bombalıyor. Bazen uçaklar üzerimizden geçerken bomba atıyorlar. Binaların üzerinde Hilal-i Ahmer (Kızılay) işareti olduğu hâlde…

— Cephede de öyleydi. Tepelerin arkasına yaptığımız sahra hastanelerini bile bombalıyorlardı.

Haa unuttum, eşinizden bir haber var mı?

— Yok komutan… Neredee? Daha bir yıllık evliydik. Bu savaş bizi erken ayırdı. Allah izin verirse sağ salim gelir ve kurtuluşa beraber seviniriz.

— İnşallah sağ salim gelir.

Astsubay Emin Bey burada çok iyi bakıldı. Yirmi gün içinde yaraları iyileşti ve cepheye döndü. Hastanedeki son günlerinde Serpil Hanım’ı görememişti. Ayrılırken ona teşekkür ederek vedalaşmak istedi. Kime sorduysa bilmiyoruz, dediler. O da Serpil Hanım’a bir mektup yazarak veda etti. Bunu da Başhemşire Hatice Hanım’a verdi. Serpil Hanım’ın asaleti, hüzünlü çakır gözleri, Emin Bey’in aklından asla çıkmadı.

Emin Bey, Çanakkale Savaşı’ndan sonra -ilginç bir tesadüf sonucu- Sina Cephesi’ne gitti. Burada savaşırken patlayan bir top mermisiyle 30 Ekim 1917 günü iki gözünü de kaybetti. (…)

Hep müteşekkir kaldı Mürefteli kadınlara…

Ercan DOLAPÇI

Büyük Vatan Savunması Çanakkale/ Mürefteli Kadınlar ve Emin Astsubay (Kısaltılmıştır.)

 

ERCAN DOLAPÇI HAKKINDA BİLGİ

1965 yılında Ardahan’ın Göle ilçesinde dünyaya geldi. Babasının öğretmenliği nedeniyle yerleştikleri Aydın’da ilk, orta ve lise eğitimini tamamladı. 1987 yılında ise Trakya Üniversitesi Kırklareli Meslek Yüksek Okulu Muhasebe bölümünü bitirdi. Lise yıllarından itibaren gazetecilikle uğraştı ve çeşitli dergi ve gazetelerde muhabirlik yaptı. 1998 yılında ise Kaynak Yayınları’nın hazırladığı Atatürk’ün Bütün Eserleri’nde araştırmacı olarak çalışmaya başladı. Atatürk dönemi Cumhuriyet tarihi ve İran Devrimi üzerine çalışmalarını sürdürmekte olup bu alanda çok sayıda makalesi yayımlandı. Bu çalışma dışında ilk kitabı ‘Büyük Vatan Savunması Çanakkale’, Erdem Yayınlarından 2008 yılında çıktı. Evli olup 2 çocuk babasıdır.

1.ETKİNLİK 

t1vpwjw

 

2.ETKİNLİK 

Aşağıdaki soruları okuduğunuz metinden hareketle cevaplayınız.

  1. Okuduğunuz metinde Mürefte kasabası hakkında hangi bilgiler verilmiştir?

Mürefte, Tekirdağ’ın Şarköy ilçesine bağlı küçük bir deniz kasabadır. Balkan Savaşı sırasında Bulgarların eline geçmiştir. Onlar, burayı yakıp yıkmışlardır ama buna rağmen güzelliği yerindedir. Bu yörede tuğla ocakları, ipekçilik ve bağcılık meşhurdur.

  1. Çanakkale Savaşı sırasında sizce Mürefte kasabası neden önemli bir yere sahiptir?

Çünkü Yaralılara bakmak savaşta çok önemli bir durum ve ihtiyaçtı.  Mürefteli kadınların da çok büyük katkısı ilse savaşta yaralılara bakılmıştır Mürefte’de. Çanakkale’de yaralanan subay ve erlerimiz burada kurulan hastane ve bakım evlerine getirilerek tedavi ediliyordu. Bu sırada Mürefte’nin tek okulu da hastaneye dönüştürülmüştü. Okul sıralarının üzerine yataklar seriliyor, hastalar burada tedavi oluyordu.

  1. Mürefteli kadınların hasta bakıcılık ve hemşirelik dışında yaptığı işler nelerdir?

Kadınlar evlerinde yaptığı ev yemeklerini buraya getiriyor, yaralılara elleriyle yediriyordu. Hastalar bundan çok memnun kalıyordu.

  1. Mersinli Emin Astsubay neden Mürefte’ye getirilmiştir?

Mersinli Astsubay Emin Bey, Yeşilsırt’ta yaralı bir askere yardım ederken atılan bir el bombasıyla sırtından yaralandığı için tedavi amacıyla getirilmiştir.

  1. O dönemde yaşamış olsaydınız Çanakkale Savaşı’nda sizin de yapabileceğinizi düşündüğünüz yardım çalışmaları neler olabilirdi?

Çanakkale Savaşı, yalnızca askerlerin değil, sivillerin de hayatını derinden etkiledi. Savaşta evleri yıkılan, yakınlarını kaybeden veya yerinden edilen insanlara destek olmak, o dönemde yapabileceğim önemli bir yardım olurdu. Bu yardımları, maddi ve manevi olarak yapabilirdim.

  1. Metnin ana fikri nedir?

Çanakkale Savaşı’nda kadın kahramanların önemi çok büyüktür.

3.ETKİNLİK 

eqsutw3

4.ETKİNLİK 

3401rft

 

5.ETKİNLİK 

Metni, okurken altını çizdiğiniz bölümlerden hareketle özetleyiniz.

Mürefte, Çanakkale Savaşı sırasında önemli bir cepheye ev sahipliği yapmıştır. Mürefte’de yaşayan kadınlar, savaşın zorlu koşullarında yaralı askerlere büyük bir özveri ile bakmışlardır. Mersinli Emin Astsubay, Çanakkale Savaşı sırasında yaralanarak Mürefte’ye getirilmiştir. Serpil Hanım, Emin Astsubay’a bakmakla görevlendirilen kadınlardan biridir.

6.ETKİNLİK 

Seçtiğiniz kadın kahramanlardan birisiyle ilgili hazırladığınız sunumu yapınız.

Nene Hatun, 1857 yılında Erzurum’un Çeperli köyünde doğdu. Babasının adı Hüseyin, annesinin adı Zeliha’dır. 93 Harbi sırasında Erzurum’da Aziziye Tabyası’nın savunulmasında kahramanca çalışarak adını tarihe yazdıran Türk kadınıdır.

Aziziye savunması sırasında 20 yaşında olan Nene Hatun, köyünden Mehmet Efendi ile evli idi. Rus ordusunun Pasinler’i işgal edip Erzurum’a doğru ilerlemesi üzerine düşman işgali altında kalma endişesinden ötürü bir çokları gibi eşi ile birlikte Erzurum’a göç ettiler.

Erzurum’a gelince, Nene Hatun, Aziziye Tabyaları’nda savaşan askerlere yiyecek, giyecek ve mühimmat sağlamak için gönüllü olarak çalışmaya başladı. Ayrıca, tabyaların savunması için hendek kazılması, topların taşınması ve diğer işlerde de aktif olarak yer aldı.

Nene Hatun, Aziziye Tabyaları’nın savunması sırasında gösterdiği kahramanlıkla Türk halkının gönlünde taht kurdu. Rus ordusunun Erzurum’u işgal etmesini engelleyen Aziziye Tabyaları’nın savunmasında Nene Hatun’un da büyük payı vardı.

Nene Hatun, savaştan sonra Erzurum’da yaşamaya devam etti. 98 yaşında 22 Mayıs 1955 tarihinde vefat etti. Mezarı, Aziziye Tabyaları’nda bulunmaktadır.

Nene Hatun, Türk kadınının gücünün ve cesaretinin en güzel örneklerinden biridir. Aziziye Tabyaları’nın savunmasında gösterdiği kahramanlık, Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan 93 Harbi’nde Türk halkının bağımsızlık mücadelesinin simgesi haline gelmiştir.

Nene Hatun’un hayatı ve kahramanlıkları, günümüzde de Türk halkına ilham vermeye devam etmektedir. Nene Hatun, Türk kadınının gücünü ve cesaretini temsil eden bir kahramandır.

Nene Hatun’un Kahramanlıkları

Nene Hatun, Aziziye Tabyaları’nın savunulmasında gösterdiği kahramanlıklarla Türk halkının gönlünde taht kurdu. Rus ordusunun Erzurum’u işgal etmesini engelleyen Aziziye Tabyaları’nın savunmasında Nene Hatun’un da büyük payı vardı.

Nene Hatun, Aziziye Tabyaları’nın savunması sırasında aşağıdaki kahramanlıkları göstermiştir:

  • Askerlere yiyecek, giyecek ve mühimmat sağlamak için gönüllü olarak çalıştı.
  • Tabyaların savunması için hendek kazılması, topların taşınması ve diğer işlerde de aktif olarak yer aldı.
  • Rus askerlerine karşı cesurca savaştı.

Nene Hatun’un bu kahramanlıkları, Türk kadınının gücünün ve cesaretinin en güzel örneklerinden biridir.

Nene Hatun’un Anısı

Nene Hatun, Türk halkının en önemli kahramanlarından biridir. Onun hayatı ve kahramanlıkları, günümüzde de Türk halkına ilham vermeye devam etmektedir.

Nene Hatun’un anısı, aşağıdaki şekillerde yaşatılmaktadır:

  • Nene Hatun’un hayatı ve kahramanlıkları hakkında kitaplar, filmler ve belgesel filmler çekilmiştir.
  • Erzurum’da Nene Hatun adına bir müze bulunmaktadır.
  • Erzurum’da Nene Hatun’un adını taşıyan bir cadde ve bir park bulunmaktadır.

Nene Hatun, Türk kadınının gücünün ve cesaretinin en güzel örneklerinden biridir. Onun hayatı ve kahramanlıkları, Türk halkının hafızasında sonsuza dek yaşayacaktır.

7.ETKİNLİK 

7djwppu

8.ETKİNLİK 

rrdijfi

b) Çekimlediğiniz fiillerin anlamlarında oluşan değişiklikleri yazınız.

Fiiller zaman, şahıs ve dilek anlamları kazanmışlardır.

9.ETKİNLİK 

“Birlik, beraberlik, vatan, fedakârlık, savaş, özgürlük, millet” kelimelerinden yola çıkarak A4 kağıdına “Millî Mücadele” temalı bir şiir yazınız. Yazdığınız şiire uygun bir başlık belirleyiniz. Şiirinizi sınıf panosunda paylaşınız.

 

Büyük Milletin Destanı

Birlik oldu yürek, beraberlik oldu söz,

Vatan için can verdi fedakârlar.

Savaştılar ardı arkası kesilmeden,

Özgürlüğün uğruna, milletin hürlüğü için.

 

Düşman işgal etti, vatan topraklarını,

Ama millet pes etmedi, direnmeye karar verdi.

Mustafa Kemal önderliğinde,

Bir araya geldi tüm millet,

Ve başladı büyük mücadele.

 

Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da,

Gösterdiler kahramanlıklarını,

Ve kazandılar savaşları,

Kurtardılar vatanlarını.

 

Bugün hür ve bağımsız bir ülkeyiz,

Bunu borçluyuz şehitlerimize.

Onların sayesinde,

Yaşayabiliyoruz özgürce.

 

 

Gelecek Derse Hazırlık

“Atatürk’ün çocuk sevgisi” ile ilgili şiirler bulunuz. Bulduğunuz şiirleri yazarak sınıf panosunda sergileyiniz.

Atatürk’ün Çocuk Sevgisi

Atatürk’ün çocuk sevgisi

Dağlar gibiydi, deniz gibiydi

Her çocuğun gönlünde taht kurdu

O büyük komutan, o büyük devrimci

 

Küçük çocuklara hediyeler verdi

Onlarla oyunlar oynadı

Onların sorunlarını dinledi

Onların geleceğini düşündü

 

Atatürk’ün çocuk sevgisi

Bir ışık oldu, bir umut oldu

Türk çocuklarına yol gösterdi

Onları geleceğe hazırladı

 

Atatürk ve Çocuklar

Atatürk’ün gözlerinde

Çocukların neşesi vardı

Onlara sevgiyle baktı

 

Onları kucakladı

“Geleceğimiz sizlersiniz” dedi

“Sizlere güveniyorum” dedi

Çocukların yüzlerinde

Güzel bir gelecek vardı

 

Atatürk’ün çocuk sevgisi

Bir umut ışığıydı

Türk çocuklarının kalbinde

Yaşamaya devam ediyor

 Atatürk’ün çocuklarla ilgili sözlerini derleyiniz.

  • “Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şeyler bekliyoruz; kızlar, çocuklar!”
  • “Çocuklar! Yeni Türkiye’nin evlatları, yurdunu ve milletini seven gençler! Size güveniyorum. Her alanda yüksek bilgiler öğreniniz.”
  • “Çocukları sağlıklı ve bilgili yetiştirilmeyen uluslar, temeli çürük binalar gibi çabuk yıkılırlar.”
  • “Geleceğin ümidi, ışıklı çiçekleri onlardır. Bütün ümidim gençliktedir.”
  • “Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.”
  • “Çocuklarımıza vereceğimiz en büyük armağan, onları ana dilleriyle eğitmektir.”
  • “Türk çocukları, geleceğin Türkiye’sini kuracak olan gençlerdir. Onlara güveniyor ve çağdaş bir Türkiye’nin temellerini atmalarını bekliyorum.”    

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Scott AjansScott Ajans tarafından ❤️ ile tasarlanmıştır