9. Sınıf Edebiyat Ders Kitabı Edebiyat Cevapları

9. Sınıf Edebiyat Ders Kitabı Edebiyat Cevapları

9. Sınıf MEB Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Edebiyat Cevapları

EDEBİYAT
Arapça edeb sözcüğünden türetilen kavram ilk kez Şinasi tarafından günümüzdeki
anlamıyla, bir sanat türünün adı olarak kullanılmıştır. (…)
Günümüzde edebiyat kavramı şu anlamlarda kullanılmaktadır: 1- Düşünce,
duygu, olay ve imgeleri güzel ve etkili bir biçimde anlatan söz sanatı. 2- Bu sanatın
ilkelerini, kurallarını ve bu yolda oluşturulmuş ürünleri inceleyen bilgi dalı.
3- Bir çağda, bir dilde yaratılmış, sözlü ya da yazılı, sanat değeri taşıyan yapıtların
bütünü. 4- Herhangi bir bilim dalıyla ilgili yazı ve yapıtların tümü (Türkçede
bu anlamda genellikle literatür sözcüğü kullanılmaktadır). Ayrıca deyim olarak edebiyat yapmak, bir
konuda gereksiz, boş, süslü söz söylemek anlamına gelir.
Yalnız bu tanımların, bir sanat olarak edebiyat kavramını nitelemeye yetmediği belirtilmelidir. Söz
gelimi birinci tanım edebiyatın konusunu, kullandığı aracı ve bunun kullanılış biçimini vermektedir
ama sanat olarak edebiyatın ne olduğunu açıklamaya yetmez. Çünkü edebiyat, öteki sanatlar gibi,
tarihsel süreç boyunca gelişip değişen nitelikler taşır. Nitekim tanımdaki “güzel ve etkili” sözlerinin
yüklendiği anlam da yalnız çağlara göre değil kişilere göre de değişir. Üstelik edebiyatın ne olduğu
üzerinde düşünenler, belli kuramlar öne sürenler kimi özellikleri, nitelikleri önemli sayıp tanımlarında
bunlardan yola çıkarlar. Bu özellikleri taşımayan bir yapıtı edebiyat ürünü saymazlar. Oysa aynı doğru,
edebiyat yapıtı için başka özelliklerin varlığını gerekli sayan karşıt anlayış için de doğrudur. Edebiyatı
duyguların anlatımı sayan sanat anlayışıyla duyguyu yadsıyan görüş hangi doğru tanımda birleşebilir?
Öyleyse burada söz konusu olan edebiyat kavramının nelere işaret ettiğini bilmek, sanat türleri
arasındaki yerini belirlemektir.

Belli başlı edebiyat kuramları ve anlayışları şunlardır:
Sanatı bir yansıtma olarak yorumlayanlara göre edebiyat, dünyaya tutulmuş bir aynadır; toplumu,
gerçekliği yansıtır. Dolayısıyla da insanı, yaşamı açıklar. Yansıtma kuramını benimseyen kimi düşünürlerse
bunu yeterli bulmaz, edebiyatın eğitici bir nitelik taşıması gerektiğini öne sürerler. Onlara göre
edebiyat yapıtı gerçekliği yansıtmakla yetinmemeli, toplumsal ya da siyasal açıdan insanları eğitmeli,
bilinçlendirmelidir. Bu görüşlere bağlı olarak bir edebiyat yapıtının değerlendirilmesinde iki ölçüt
geçerlidir: Gerçekliğin yansıtılışındaki başarı ve okur ya da toplum üzerindeki etkinin niteliği.
Anlatımcılar ise sanatçının duygularını dile getirmesinin, aktarmasının önemli olduğunu öne sürerler.
Burada da okuru eğitme söz konusudur ama bu duygusal bir eğitmedir. Böyle olunca anlatım
ve aktarım ile aktarılan duygunun ahlaki açıdan değeri ölçüt olarak kullanılmaktadır.
Duygusal etkiyi savunanlar, sanatın, dolayısıyla edebiyatın estetik zevk vermesi gerektiğini söylerler.
İşlevi bu olan sanat, onlara göre başka amaçlara hizmet edemez. Üstelik güzel, estetik değer gibi
şeyler bizim dışımızda değil, içimizdedir. Bu nedenle de güzellik ölçütleri özneldir.
Biçimciler ise edebiyatın asıl işlevinin estetik yaşantı uyandırmak olduğunu savunurlar. Ama bunu
doğuran, yapıtın yapısındaki biçimsel özelliktir. Edebiyat yapıtları çeşitli etkiler uyandırabilirlerse de
asıl biçimlerinden dolayı sanat değeri taşırlar. Bu nedenle de ancak yapısal ölçütlerle değerlendirilebilirler.
Edebiyatın başlangıcına ilişkin sorular, bizi, genelde sanatın başlangıcına götürmektedir. Sanatın
doğuşuysa insanın yeryüzünde var oluşuna, (…) insanın doğayla savaşımına dek uzanmaktadır. Doğayı
dönüştürmeye yönelik, yaratıcı bir çalışmadır burada söz konusu olan. Ama insan bununla yetinmez,
doğada bulunmayan nesneler yapmaya başlar. Böylece araç yapımıyla karmaşıklaşan çalışma
düzeni yeni bir bildirişme dizgesini de gerekli kılar ve dil ortaya çıkar. Araştırmacılara göre bu dil ilk
aşamada müzik ve dansla birliktedir. Başka bir deyişle ritmiktir, ezgisel bir vurgu taşır, el kol hareketleriyle
bütünlenir. İşte edebiyatın başlangıcını da bu aşamada aramak gerekmektedir. Çünkü onun
anlatım aracı dildir. Toplumsal gelişime bağlı olarak dille birlikte serpilir, türlere ayrılır.
(…)
Atilla Özkırımlı, Türk Edebiyatı Ansiklopedisi

Metinde Geçen Bazı Kelime ve Kelime Grupları

dizge: Bir bütün oluşturacak biçimde birbirine
bağlı ögelerin bütünü, sistem.
imge: 1. Zihinde tasarlanan şey. 2. Nesnel
gerçekliğin insan zihninde çağrışım yoluyla
uyandırdığı öznel yansıma.

Metin ve Türle İlgili Açıklamalar
Edebiyat (Yazın)
Farklı tanımları olmakla birlikte çoğunlukla “olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü
veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı” şeklinde tanımlanan edebiyatın kökeni Arapça “edeb”
kelimesidir. Bundan dolayı edebiyatla ahlaki değerler arasında ilişki kurulmuştur. Yazarlara göre değişen
edebiyat tanımlarından bazıları şunlardır:
Dil vasıtası ile insandan insana ve nesilden nesile aktarılan her beşeri ifade, edebiyattır. (Cemil Meriç)
Edebiyat; tarihsel, sosyal ve kültürel olandan hareketle dille gerçekleştirilen güzel sanat etkinliklerine
ve eserlerine verilen genel addır. (Şerif Aktaş)
Edebiyat; malzemesi dil, kaynağı yaşantılar ve hayal gücü olan bir yaratıcılık, başka deyişle bir sanat
dalıdır. (Gürsel Aytaç)
Edebiyat, dil aracıyla estetik bir aktivitedir. [Jürgen Landwehr (Yürgen Landweyar)] Edebiyat, dinamik bir konuşma kurgusudur. (Yuri Tınyanov)
Okuyucuyu bilgilendirmek amacıyla yazılan Edebiyat adlı metinde “edebiyat” kelimesinin kökeni,
terim anlamı; edebiyatın doğuşu, dille olan ilişkisi, farklı tanımları üzerinde durulmuştur. Yapılan edebiyat
tanımlarının bir sanat olarak edebiyat kavramını nitelemeye yetmediği, farklı sanat anlayışlarının
bir tanımda birleşebilmesinin güç olmasıyla gerekçelendirilerek anlatılmıştır. Belli başlı edebiyat
kuramlarından ve anlayışlarından kısaca söz edilmiştir.

9. Sınıf MEB Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 14 Cevabı

1. “Edebiyat” kelimesinden ne anlıyorsunuz? Açıklayınız.

Edebiyat, hayalleri, duyguları ve düşünceleri ifade etmek için şiir, roman, hikaye gibi türlere başvurulan bir sanat dalıdır. Edebiyat, kişinin ifadelerini süslü bir şekilde aktarması ve kendini açıkça ifade edebilmesi demektir. Bu sanat dalı, insanların kendi düşüncelerini ve başkaları hakkındaki düşüncelerini özgürce ifade etmelerini sağlar. Edebiyatta kullanılan tek malzeme dil olduğu için herkes tarafından yapılabilecek bir sanattır. Ayrıca, edebiyat milli bir kültürün ifadesidir.

2. “Edebiyat yapmak” deyimiyle anlatılmak istenen nedir?

Edebiyat yapmak, gereksiz süslü ve parlak sözlerle bir konuyu anlatmaya çalışmak, gerçeği yansıtmayan ifadeler kullanmak anlamına gelir.” Örnek cümle: “Yusuf, edebiyat yapmaya amma da meraklı bir insanmış.”

9. Sınıf MEB Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 16 Cevabı

Metni Anlama ve Çözümleme

1. Edebiyat adlı metne göre “edebiyat” kavramının farklı şekillerde tanımlanmasının nedenleri nelerdir?

Evet, belirttiğiniz gibi verilen tanımlar edebiyatın sanat olarak niteliğini tam olarak yansıtmayabilir. Edebiyat, diğer sanat formları gibi, tarihsel, kültürel ve bireysel olarak değişen niteliklere sahiptir. Tanımlardaki “güzel ve etkili” kavramları da zamanla değişebilir ve farklı kişiler için farklı anlamlar taşıyabilir.

Edebiyatın ne olduğunu anlamaya çalışanlar genellikle belirli kuramlar veya yaklaşımlar kullanır ve edebiyatın önemli özelliklerini tanımlamak için bu yaklaşımlardan yararlanır. Bir yapıtın edebiyat ürünü olarak kabul edilmesi için belirli niteliklere sahip olması gerektiğini düşünenler bulunmaktadır. Ancak, bu nitelikler ve tanımlar her zaman tartışmalı olabilir çünkü farklı düşünce okulları ve yaklaşımlar edebiyatı farklı şekillerde tanımlarlar.

Sonuç olarak edebiyatın tanımı ve nitelikleri hakkındaki düşünceler değişkenlik gösterebilir ve kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Edebiyatın ne olduğu üzerine yapılan tartışmalar ve farklı tanımlar, edebiyatın karmaşıklığını ve zenginliğini yansıtır.

2. Metinde geçen “Edebiyat, dünyaya tutulmuş bir aynadır” sözünden ne anlıyorsunuz? Açıklayınız.

“Edebiyat, dünyaya tutulmuş bir aynadır” sözü, edebiyatın insanlığın deneyimlerini, duygularını, düşüncelerini ve yaşamı yansıtan bir araç olduğunu ifade eder. Bu söz, edebiyatın insan doğasını, toplumsal olayları ve insan ilişkilerini yansıtarak gerçekliği yansıtan bir ayna gibi işlev gördüğünü belirtir.

Edebiyat eserleri, yazarların ve şairlerin dünyayı algılayışlarını, duygularını ve düşüncelerini ifade etmelerinin yanı sıra, toplumun çeşitli yönlerini, tarihini, kültürünü ve değerlerini de yansıtabilir. Bu şekilde, edebiyat, okuyuculara farklı bakış açıları sunar, onları düşündürür ve duygusal olarak etkiler.

“Edebiyat, dünyaya tutulmuş bir aynadır” sözü aynı zamanda edebiyatın insanların yaşadıkları gerçeklikleri, çatışmaları ve sevinçleri yansıtarak onlara birer ayna olduğunu da belirtir. Edebiyat, okuyuculara iç dünyalarına bir yolculuk yapma fırsatı sunar ve onları derin düşüncelere sürükleyebilir.

Sonuç olarak, “Edebiyat, dünyaya tutulmuş bir aynadır” sözü, edebiyatın insanlığın deneyimlerini ve dünyayı yansıtan güçlü bir araç olduğunu ifade eder. Edebiyat eserleri, insanların yaşamlarını ve toplumsal yapıyı anlamalarına yardımcı olurken, onlara zengin ve derin bir okuma deneyimi sunar.

3. Edebiyat adlı metinden, edebiyatın işlevi ile ilgili hangi çıkarımlarda bulunulabilir? Belirtiniz.

Topluma ayna tutulması , toplumu yönlendirmesi , eğitici yönlerinin olması , bilinçlendirici yönlerinin olması , okur ve toplum üzerine etkisi , estetik yaşantı uyandırmasıdır.
Edebiyatı duyguların anlatımı sayan sanat anlayışı ağırlık kazanmaktadır.
Edebiyatın topluma ayna tuttuğu.
Edebiyatın toplumları bilinçlendirdiği.
Edebiyatın toplumu eğittiği.
Edebiyatın toplumda ortak bir estetik beğeni oluşturduğu.

“Edebiyat” adlı metinden, edebiyatın işlevi ile ilgili aşağıdaki çıkarımlarda bulunulabilir:

  1. İnsan Deneyimlerini Yansıtma: Metin, edebiyatın insanların deneyimlerini, duygularını, düşüncelerini ve yaşamlarını yansıtan bir araç olduğunu belirtir. Edebiyat eserleri, yazarların ve şairlerin iç dünyalarını ve toplumun çeşitli yönlerini ifade etmelerine olanak tanır.
  2. Toplumsal Gerçeklikleri Yansıtma: Edebiyat, toplumun çeşitli yönlerini, tarihini, kültürünü ve değerlerini yansıtarak toplumsal gerçekliği aktarır. Bu şekilde, edebiyat, okuyuculara farklı bakış açıları sunar ve onları düşündürür.
  3. Düşünsel ve Duygusal Etkileşim: Metin, edebiyatın okuyuculara düşünsel ve duygusal bir etkileşim sağladığını vurgular. Edebiyat eserleri, okuyucuları derin düşüncelere sürükleyebilir ve onları duygusal olarak etkileyebilir.
  4. Gerçekliği Yansıtma ve Anlamlandırma: Edebiyat, gerçekliği yansıtarak insanların yaşadıkları deneyimleri anlamlandırmasına yardımcı olur. Okuyucular, edebiyat eserleri aracılığıyla dünyayı daha derinlemesine anlama ve içselleştirme fırsatı bulabilirler.
  5. Düşünsel ve Estetik Zevk Sağlama: Metin, edebiyatın düşünsel ve estetik zevk sağladığını ifade eder. Edebiyat, dilin gücünü kullanarak okuyuculara keyifli bir okuma deneyimi sunar ve onları estetik bir tatmin sağlar.

Bu çıkarımlar, edebiyatın işlevi hakkında önemli bilgiler sunar ve edebiyatın insanlar üzerindeki etkisini ve önemini vurgular.

4. Edebiyat ile dil arasındaki ilişkiyi metinden hareketle açıklayınız.

Edebiyatın temel aracı dil olduğu gibi, dilin gelişimiyle paralel olarak edebiyat da gelişir. Edebiyat, dilin ilerlemesine katkıda bulunurken, sözcüklere yeni anlamlar yükleyerek dilin zenginleşmesini sağlar. Dil, edebiyatta sanatsal bir işlev üstlenir.

5. Metnin ana düşüncesini ve yardımcı düşüncelerini belirleyiniz.

Ana düşünce: Edebiyatın bize ne olduğunu anlatır.

Yardımcı düşünce: Edebiyatın ne olduğu konusunda birçok farklı düşünce vardır.

  • Düşünce, duygu, olay ve imgeleri güzel ve etkili bir biçimde anlatan söz sanatı.
  • Bu sanatın ilkelerini, kurallarını ve bu yolda oluşturulmuş ürünleri inceleyen bilgi dalı.
  • Bir çağda, bir dilde yaratılmış, sözlü ya da yazılı, sanat değeri taşıyan yapıtların bütünü.
  • Herhangi bir bilim dalıyla ilgili yazı ve yapıtların tümü. (Türkçede bu anlamda genellikle literatür sözcüğü kullanılmaktadır). Ayrıca deyim olarak edebiyat yapmak, bir konuda gereksiz, boş, süslü söz söylemek anlamına gelir.

6. Metinde ortaya konulan bilgi, tespit, yorum ve görüşleri; tutarlılık, geçerlilik, doğruluk açısından değerlendiriniz.

Metinde çoğunlukla yazarın kişisel görüşleri bulunmaktadır. Ancak, metin objektiflik sağlamak adına farklı görüşlere, açıklamalara ve araştırmalara da yer vermiştir. Metin içinde tutarlı bir yapı bulunmaktadır.

7. Metindeki açık ve örtük iletileri; metinle ilgili tespit, eleştiri ve güncellemelerinizi gerekçelendirerek ifade ediniz.

Açık ileti: Edebiyat nedir
Örtük ileti: Edebiyatın önemi, diğer bilimlerle ilişkisi ve farkları, edebiyatın işlevinin önemi

9. Sınıf MEB Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 18 Cevabı

1. Edebiyatla bilim arasında nasıl bir ilişki kurulabilir? Tartışınız.

Edebiyat, yaşamın her alanını konu edinebilir ve insanı ilgilendiren tüm bilimlerden faydalanabilir. Bu nedenle, psikolojiden polisiye bir romanda, tarih biliminden tarihi bir tiyatro eserinde olduğu gibi, edebiyat diğer bilimlerle sıkı bir ilişki içindedir. Bu örnekler, edebiyatın diğer bilimlerle ilişkisine açıkça işaret etmektedir.

2. Aşağıdaki metinleri edebiyat ile bilim dalları arasındaki ilişki açısından değerlendiriniz.

Bu metinlerde edebiyatın psikoloji, felsefe ve sosyoloji ile olan ilişkisi ele alınmıştır. İlk bölümde sosyolojik olarak yaşanan olaylar incelenirken, ikinci bölümde fikirlerin edebiyat içinde nasıl işlendiği vurgulanmıştır. Son bölümde ise insan psikolojisinin edebiyata nasıl yansıdığı örneklerle açıklanmıştır.

 

 

Atilla Özkırımlı Biyografisi (1942-2005)
Atilla Özkırımlı (1942-2005): Konya’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. Hacettepe Üniversitesinde, Atatürk Eğitim Enstitüsünde, İstanbul Devlet Konservatuarında ve Anadolu Üniversitesinde dersler verdi. Gazete, dergi ve yayınevlerinde danışmanlık, düzeltmenlik, yayın yönetmenliği yaptı. Televizyon programları hazırladı. Özkırımlı, şiir ve hikâyeyle başladığı yazarlık uğraşısında Türk edebiyatı alanındaki araştırmaları ile tanındı. Araştırma, inceleme ve derleme çalışmalarının yanı sıra deneme, eleştiri, biyografi, ansiklopedi ve sözlük türünde eserler verdi. Türk Edebiyatı Ansiklopedisi, Edebiyat İncelemeleri, Açıklamalı Edebiyat Terimleri Sözlüğü, Tarih İçinde Türk Edebiyatı, Çağdaş Türk Edebiyatı adlı eserleriyle tanındı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Scott AjansScott Ajans tarafından ❤️ ile tasarlanmıştır