Adil Ülke Metni Cevapları Sayfa 83-84-85-86-87-88-89-90

Adil Ülke Metni Cevapları Sayfa 83-84-85-86-87-88-89-90

 

DÜŞÜNELİM-TARTIŞALIM

  1. Adalet ne demektir?

Adalet, en genel anlamıyla, her şeyin yerinde, olması gerektiği gibi olmasıdır. Eşitlik, hakkaniyet, doğruluk, vicdan, hakkaniyet gibi kavramlarla yakından ilişkilidir. Adalet, hukukun temelini oluşturan ve toplum düzenini sağlayan bir ilkedir.

Adalet kavramı, tarih boyunca filozoflar, hukukçular ve düşünürler tarafından çeşitli şekillerde tanımlanmıştır. Platon, adaleti “toplumsal düzenin korunması” olarak tanımlamıştır. Aristoteles, adaleti “eşitlik” olarak görmüştür. Kant, adaleti “herkesin hak ettiği şeyi alması” olarak tanımlamıştır.

Adalet kavramı, toplumdan topluma ve kültürden kültüre göre farklılık gösterebilir. Ancak, adaletin temelinde her zaman eşitlik, hakkaniyet ve doğruluk gibi kavramlar yer alır.

  1. Adaletin toplum hayatındaki önemi nedir?

Adalet, toplum hayatında çok önemli bir yere sahiptir. Adaletin olmadığı bir toplumda, huzur, düzen ve güven ortamı sağlanamaz. Adaletsizlik, toplumda çatışmalara, huzursuzluklara ve hatta şiddete yol açabilir.

Adalet, toplumun temelini oluşturan bir ilkedir. Adaletin olmadığı bir toplumda, bireyler hak ve özgürlüklerini kullanamaz, güven içinde yaşayamaz ve kendilerini ifade edemez.

Adaletin toplum hayatındaki önemini şu şekilde özetleyebiliriz:

  • Adalet, toplumun huzur ve düzenini sağlar.
  • Adalet, bireylerin hak ve özgürlüklerini korur.
  • Adalet, bireyler arasında güven ortamı oluşturur.
  • Adalet, toplumun gelişmesini ve ilerlemesini sağlar.
  1. Hür yaşamak, ne anlama gelmektedir?

Hür yaşamak, bireyin kendi kararlarını özgürce verebilmesi, kendi hayatını kendi istediği şekilde yaşayabilmesidir. Hür yaşamak, bireyin özgürlüklerini kullanabilmesi demektir.

Hür yaşamak, bireyin sahip olduğu haklara saygı duyulması demektir. Bu haklar, kişinin kendi hayatı hakkında karar verme hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü hakkı, inanç özgürlüğü hakkı, toplantı ve gösteri özgürlüğü hakkı, seyahat özgürlüğü hakkı, mülkiyet hakkı gibi haklardır.

Hür yaşamak, bireyin toplum içinde saygın bir şekilde yaşayabilmesi demektir. Bu, bireyin ayrımcılığa maruz kalmaması, hak ve özgürlüklerinin korunması demektir.

 

ADİL ÜLKE

Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u aldıktan sonra Bizans zamanında hapsedilen tüm tutukluları serbest bırakır. Ancak iki tutuklu, o dönemde adaletsiz bir yönetim gördükleri için hapisten çıkmak istemez. Bunu duyan Fatih onlara şöyle der:

– Size bir önerim var. Önce ülkemizin mahkemelerini gezin. Eğer en ufak bir haksızlıkla karşılaşırsanız bunu bana bildirin. Sonra da istediğiniz gibi yaşayın.

Bu öneri Bizanslıların hoşuna gider ve hemen yola çıkarlar. İlk önce Bursa’ya gidip bir davaya katılırlar.

Yaşlı bir çiftçi, hâkime başından geçenleri anlatmaktadır:

– Hâkim Bey, geçenlerde bu köylüden bir at almıştım. Bana sağlam diye sattığı at akşam hastalandı.

Ertesi gün hemen size başvurdum ancak yerinizde yoktunuz. Çaresiz eve döndüm ve o gece at ölüverdi.

Bu köylüden şikâyetçiyim.

Hâkim, derin derin düşünür ve sonunda kararını açıklar:

– Ey çiftçi, ben eğer dün burada olsaydım sana sağlam diye satılan atı sahibine geri verip paranı alabilirdim. Ne var ki yerimde yoktum. Bu nedenle atının parasını sana ben ödeyeceğim.

İki Bizanslı, hâkimin kararı karşısında çok şaşırır. Bundan sonra gittikleri her yerde benzer durumlarla karşılaşırlar. Sonra da Fatih Sultan Mehmet Han’ın yanına gidip böylesi adaletli bir ülkede hür yaşamaktan mutlu olacaklarını ona bildirirler.

Nuray TÜRKYILMAZ

 

aenl8gu

 

ku0zd0a

 

7e5zn17

 

fefmr9v

 

nm0kvbo

 

  1. Etkinlik

Aşağıdaki cümleleri cümlenin bağlamına uygun bir şekilde tamamlayınız.

Adil bir insan, bir görevi başkalarıyla paylaştığında üstüne düşen görevi yerine getirir, kendi işini başkalarının üzerine atmaz çünkü: adalet, eşitlik ve hakkaniyet kavramlarını benimsemiştir.

Hak ve eşitlik kavramını bilen bir insan, güçsüz birine haksızlık yapıldığında araya girer ve haksızlığa uğrayan kişinin hakkını korumaya çalışır çünkü güçsüzlere yardım etmek ve onların haklarını korumak gerektiğini savunur.

Erdemli bir insan başkasına haksızlık etmez. Örneğin sevdiği arkadaşlarına oyunlarda ayrıcalıklı davranmaz çünkü herkesin eşit haklara sahip olduğunu bilir.

Özgürlük, başka hiçbir varlığın haklarına zarar vermeyecek şekilde davranmaktır. Örneğin doğaya ve hayvanlara karşı bencil davranıp adaletsizlik yaparsak başkalarının haklarına saygısızlık etmiş oluruz.

Özgür insanların ifade özgürlüğü, din özgürlüğü, düşünce özgürlüğü gibi hakları vardır.

Bilinçli bir insan, yaşadığı dünyanın sadece insanlara ait olmadığını bilir ve hayvan haklarına saygı gösterir. Onların hayatını olumsuz etkileyecek yabani hayvanları avlamak, hayvanları sömürmek, hayvanlara eziyet etmek gibi davranışlardan uzak durur.

Sorumluluklarının ve haklarının farkında olan insanların temel özellikleri şunlardır:

  • Adaletli ve hakkaniyetli davranırlar.
  • Merhametli ve anlayışlıdırlar.
  • Özgürdürler.
  • Sosyal sorumluluk sahibidirler.
  • Doğaya ve hayvanlara saygılıdırlar.

 

  1. Etkinlik

Bir varmış bir yokmuş. Bir zamanlar ormanın birinde kurnaz mı kurnaz bir tilki yaşarmış. Bu tilki bir gün komşusu leyleği yemeğe çağırmış. Leylek, seve seve tilkinin davetini kabul etmiş. Giyinmiş, süslenmiş, tilkinin evine gitmiş.

Tilki, sofrayı hazırlamış onu bekliyormuş. Leyleğin karnı çok açmış. Hemen sofraya oturmuş. Tilki çok geçmeden yemekleri getirmiş. Aaa! O da ne? Yemekler dümdüz tabakların içindeymiş. Tilki diliyle şlap şlap yemeğini yemeye başlamış.

Fakat leylek upuzun gagasıyla nasıl yesin! Zavallıcık hiçbir şey yiyemeden sofradan aç kalkmış.

Tilki leyleğin hâline kıs kıs gülüyormuş. Leylek ise komşusu tilkinin yaptığına içten içe kızmış. Tilkiye

“Komşu, yarın da sen bize gel.” demiş. Evinin yolunu tutmuş.

Ertesi gün tilki, yiyeceği yemekleri hayal ede ede leyleğin evine gitmiş. Leylek, “Hoş geldin tilki kardeş. Sofra hazır.

Haydi, otur da yemeğimizi yiyelim.” demiş. Tilki büyük bir iştahla sofraya oturmuş. Fakat leylek yemekleri ağzı dar, vazo gibi upuzun kaplarda getirmesin mi? Tilki şaşırıp kalmış.

Doğrusu bu kaplar tam leyleğe göreymiş. Leylek uzun gagasıyla yemeğini rahatça yemiş. Tilki ise koca ağzı kaba girmediği için önündeki yemek dolu kaba bakakalmış. Kurnaz tilki o günden sonra kimseyi aldatmış mıdır dersiniz?

Aşağıdaki soruları metinden hareketle cevaplayalım.

  1. Leylek sofradan neden hiçbir şey yiyemeden kalkmıştır?

Leylek sofradan hiçbir şey yiyemeden kalkmıştır çünkü yemekler dümdüz tabaklardaymış ve gagası nedeniyle bu tabaklarda yemek yemesi mümkün değilmiş.

  1. Tilkinin davranışı misafirperverlik örneği midir? Açıklayınız.

Tilkinin davranışı misafirperverlik örneği değildir. Misafirperverlik, misafire saygı göstermek ve onun rahatını sağlamaktır. Tilki, leyleği yemeye davet etmiş ama ona yemek yiyemeyeceği tabaklar hazırlamıştır. Bu davranış, tilkinin leyleği aldattığının ve ona saygı duymadığının bir göstergesidir.

  1. Leylek, tilkiyi evine neden davet etmiştir?

Leylek, tilkiyi evine davet etmiştir çünkü tilkiyi arkadaş olarak görmektedir ve onunla vakit geçirmek istemektedir.

  1. Leyleğin davranışı doğru mudur?

Leyleğin davranışı doğru değildir. Leylek, tilkinin onu aldattığını anlamış ve ona aynısını yaparak ona ders vermiştir.

  1. Leyleğin yerinde olsaydınız ne yapardınız?

Leyleğin yerinde olsaydım, tilkiye aynısını yapardım. Tilkinin davranışını kabul etmez ve ona ders vermek için aynısını yapardım.

  1. Leylek ve tilki ne yapsalardı doğru davranmış olurlardı?

Leylek ve tilki, birbirlerinin özelliklerini göz önünde bulundurarak yemekler hazırlasaydılardı doğru davranmış olurlardı. Örneğin, tilki yemekleri tabakta değil de tabak şeklindeki kaplarda hazırlasaydı, leylek de yemekleri uzun ve ince bir şekilde kesseydi, ikisi de yemek yiyebilecekti.

 

  1. Etkinlik

Aşağıdaki görselin vermek istediği mesajlar neler olabilir?

agpni5o

 

mqu6ugr

  1. Etkinlik

Aşağıdaki resimlerin vermek istedikleri iletiyle ilgili düşüncelerinizi anlatan bir yazı yazınız. Yazarken yazım kurallarına dikkat ediniz.

1csz4th

ADALET Mİ EŞİTLİK Mİ

Eşitlik ve adalet, sıklıkla birbirinin yerine kullanılan kavramlardır. Ancak, aralarında önemli bir fark vardır. Eşitlik, iki şeyin her yönden denk olması demektir. Adalet ise, her hak sahibine hakkını vermek ve haksızları cezalandırmak şeklinde tarif edilir.

Adalet eşitliğin bir gereğidir. Adaletli bir toplumda, herkese hak ettiği muamele yapılır. Kimse, cinsiyet, ırk, din, mezhep, siyasi görüş, engellilik gibi nedenlerle ayrımcılığa uğramaz.

Adalet, toplumsal düzenin ve barışın sağlanmasında önemli bir rol oynar. Adaletli olmayan bir toplumda, insanlar haksızlıklara karşı öfke duyarlar ve bu öfke, toplumsal huzursuzluğa yol açabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Scott AjansScott Ajans tarafından ❤️ ile tasarlanmıştır