Adını Göklere Yazdıran Çocuk Metni Cevapları Sayfa 136-137-138-139-140-141-142-143

Adını Göklere Yazdıran Çocuk Metni Cevapları Sayfa 136-137-138-139-140-141-142-143

 

Hazırlık Çalışmaları

  • İnsanların başarılı olmalarında etkili olan faktörler nelerdir?

İnsanların Başarılı Olmalarında Etkili Olan Faktörler:

  • Çalışma: Başarılı olmak için disiplinli ve azimli bir şekilde çalışmak çok önemlidir. Hedeflerimize ulaşmak için emek ve zaman ayırmamız gerekir.
  • Yetenek: Bazı insanlar doğuştan yetenekli olabilir. Ancak, yetenek tek başına yeterli değildir. Başarılı olmak için yeteneğimizi geliştirmek için çalışmamız gerekir.
  • Azim: Yol boyunca engeller ve zorluklarla karşılaşsak da, pes etmeden yola devam etmemiz gerekir. Başarılı insanlar, hedeflerine ulaşmak için büyük bir azim gösterirler.
  • Motivasyon: Hedeflerimize ulaşmak için motive olmamız gerekir. Başarılı olmak için ne istediğimizi ve neden istediğimizi net bir şekilde bilmemiz gerekir.
  • Kendine Güven: Başarılı insanlar kendilerine güvenirler. Yeteneklerine ve hedeflerine inanırlar.
  • Sosyal Beceriler: Başarılı insanlar genellikle iyi iletişim kurar ve diğer insanlarla iyi ilişkiler kurar.

 

  • Sizce başarı, şansa mı yoksa çabaya mı bağlıdır? Açıklayınız.

Bence başarı şansa değil, çabaya bağlıdır. Elbette, tesadüfün rolünü tamamen göz ardı edemeyiz. Bazen beklenmedik bir olay, başarıya giden yolu açabilir. Ancak, bu tür anlar nadirdir ve genellikle uzun yıllar süren sıkı çalışma ve özveri olmadan gerçekleşmez.

  • Kuyruklu yıldızlar hakkında neler biliyorsunuz? Anlatınız.

Kuyruklu yıldızlar, Güneş Sistemi’nin dış bölgelerinden gelen ve Güneş’e yaklaştıkça buz ve tozdan oluşan bir kuyruk oluşturan küçük, kayalık cisimlerdir. Kuyruklu yıldızlar, Güneş’in etrafında eliptik bir yörüngede dönerler.

ADINI GÖKLERE YAZDIRAN ÇOCUK

Çocuklarda meslek seçme isteği nasıl doğar? Kesin olarak bilinmiyor. Önemli olan her çocuğun bir şeye merak sarıp onun üzerinde derinleşmesi. Hiçbir konuya ilgi duymamak her genç için felaket sayılmalıdır.

Japon Kaoru İkeya daha küçük bir çocukken aklı hep göklerde idi. Yıldızlarla dolu gök kubbede neler vardı?

Kaoru’nun babası balıkçı idi. Bu meslekle gökler arasında hiçbir ilişki yoktu. Baba İkeya’ya sorarsanız oğlunun kendi gibi balıkçı olmasını isterdi. Kaoru, ailenin en büyük evladı idi. Ana babasının ve üç kardeşinin yükünü onun çekmesi gerekiyordu. Balıkçılık küçük görülecek bir meslek değildi. Onun da incelikleri vardı. Kaoru, babası sağ iken mesleğin inceliklerini çok iyi öğrenebilirdi.

Aile, bir ara sanayi kenti Nagoya’dan Bentenjima kasabasına taşındı. Oğul o sırada altı yaşında idi. Yeni ev, kendisi bakımından büyük bir özellik taşıyordu.

Evin damı dümdüzdü, yıldızları izlemeye uygundu. Küçük Kaoru yollarda çocuklarla oynayacak yerde günlerini damda geçiriyordu.

Doğrusu küçüğün gök merakı annesinin de hoşuna gitmiyordu. Ne çıkacaktı gökleri izlemekten? Ama

Kaoru için gökyüzü kitaptı. Küçük, on iki yaşına doğru okulun kitaplığına dadandı. Gökbilim ile ilgili ne varsa okuyor, not alıyordu. Gök haritalarını nerede bulursa alıyor, bunlara kendi gözlemlerini de işliyordu.

Teleskop Sorunu

Ancak gökleri durmadan gözlemekle fazla bir sonuç alınamazdı.

Küçük de olsa bir teleskop gerekliydi. Kaoru yine okul kitaplığına daldı; teleskop yapımı ile ilgili fizik, kimya, optik bilgilerini adeta yuttu. Sonra eski makine parçalarının satıldığı pazardan teleskop parçaları toplayıp kendi teleskobunu yaptı.

Gökyüzü şimdi Kaoru’nun önüne yıldızları, gezegenleri, düşen yıldızları, kuyruklu yıldızları ile açılmaya başladı. O andan itibaren genç Kaoru kararını verdi. Yeni bir kuyruklu yıldız bulacak ve buna adının verilmesini sağlayacaktı. Amatör birçok gök bilimci yok mu idi? Onların içinde kuyruklu yıldız bulmuş birçokları vardı. Kendisi de bunlardan biri olacaktı.

Ve çalışmaya başladı Kaoru büyük bir hızla…

Ama ünlü bir söz vardı: “İyi düzen bu düzen, girmese araya bozan.” diye. Genç Kaoru’nun babasının işleri birdenbire bozulmaya başladı. (…)

Yaşam Savaşımı

Ailenin yükü Kaoru ile annesinin omuzlarına çökmüştü.

Zavallı kadın, evlerinin yakınındaki İstasyon Otelinde temizlikçi ve aşçı olarak iş buldu. Kaoru, ortaokulu bitirir bitirmez kendine iş aradı, buldu. Bir piyano fabrikasında tuş perdahlıyordu. Eğitimi fazla olmadığından fazla bir para kazanamıyordu bu işten. Fakat kazandığı ile hiç olmazsa kendi masrafını çıkarıyor, kalanını da eve veriyordu.

Kaoru’nun annesi de oğlunun yıldız merakına kızıyordu.

Bir an önce bir iş bulmalı idi kendisine. Kadıncağızı asıl üzen oğlunun damdan inmemesi idi. Yaz kış boş vakitlerini damda geçiriyordu. Kaoru dal gibi bir çocuktu. Her an hastalanabilirdi.

Sabahlara kadar uykusuz kaldığı için benzi de sapsarı idi. Kadın, oğlunun sağlığı ile o kadar ilgili idi ki gecenin hangi saatinde olursa olsun her dama çıkışında o da uyanıyordu.

Bu arada Kaoru, teleskobu için bir de ayna perdahlamıştı boş vakitlerinde.

Bilgin Dayı

Kaoru, dış ilişkilerini de ihmal etmiyordu. Tabii kendisi gibi amatör ve profesyonel gök bilimcilerle… Bunlardan biri, ünlü Minoru Honda idi. Kaoru yeni bir kuyruklu yıldız bulma düşüncesini ona açtı. Yanıt pek iç açıcı değildi fakat gerçek payı taşıyordu: “Sevgili Kaoru, kuyruklu yıldız bulacağımdiye her gece gökleri taramak boş bir gayrettir. Sen her şeyden önce sadece gökyüzünü incele. Ama her şeyi ile… Bakarsın bir gün karşına istediğin yıldız çıkar.”

Minoru Honda doğru söylüyordu. Birçok buluş rastlantı biçiminde yapılmıyor mu idi?

Kaoru 1963 yılı başında iyice giyinerek dama çıktı, göğü taramaya başladı.

Önce göğün doğu tarafını taradı, sonra güney kubbesine çevirdi teleskobunu.

Bir ara toz duman arasında bir ışık sezer gibi oldu. Önündeki gök haritalarına baktı. Öyle bir şey görünmüyordu.

Kaoru birden dikkat kesildi.

Toz bulutunu bir daha, bir daha inceledi. Ve kararını verdi. Kimsenin bilmediği bir kuyruklu idi bu. Kaoru sabah erkenden telgrafhaneye koştu, buluşunu Tokyo Gözlemevine telledi.

Haber bir anda bütün dünya gözlemevlerine yayılmıştı. Haber ajansları buluşu “Flaş haber!” olarak verdiler.

Gazeteci, Televizyoncu Akını

Kaoru buluşunu Tokyo Gözlemevine bildirdikten sonra piyano fabrikasındaki işinin başına dönmüştü. Evi; televizyoncuların, gazetecilerin, sinemacıların, radyocuların akınına uğramıştı. Buluşa annesi de şaşırmıştı. Oğlunun adresini verdi. Bu sefer piyano fabrikasının önü mahşer yerine döndü. Müdür şaşırmıştı. Kimdi bu Kaoru? Hemen dosyasını getirtti. Şunlar yazıyordu içinde:

“Kimse ile konuşmaz, sporla hiç ilgilenmez. Herkesle iyi geçinir, işlerini çok iyi yapar.”

Fabrika müdürünün tepkisi, bu değerli işçisi için bir fon açtırmak oldu. (…)

Kaoru’nun bulduğu kuyruklu yıldıza “İkeya Kuyruklu Yıldızı 1963-a” resmî adı verildi. Kaoru ikinci buluşunu, yine kendi yaptığı bir teleskopla 1964 Temmuz’unda yaptı. Buna da “Kuyruklu

Yıldız 1964-f” adı verildi. Genç amatör gök bilimci, üçüncü yıldızı kendisi gibi amatör gök bilimci

Tsutomu (Somu) Seki ile yaptı. Buna da “İkeya-Seki” adı verildi, ikisinin adı ile.

Kaoru İkeya, emeklerinin boşa gitmediğini herkese göstermiş oldu. Adını da o zaman için tam üç kez göklere yazdırdı. Kaoru İkeya ilk kuyrukluyu bulduğu sırada on dokuz yaşında idi. (…)

1938 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Pearl S. Buck’ın (Pörl S. Bak) şu sözü İkeya’nın durumuna çok uyuyor: “Gençler en olmayacak işleri başarmaya kalkarlar; işin tuhafı, başarırlar da.”

(…)

Vehbi BELGİL

Adını Göklere Yazdıran Çocuk

(Kısaltılmıştır.)

 

o0f97w0

 

  1. ETKİNLİK

Aşağıdaki soruları okuduğunuz metinden hareketle cevaplayınız.

  1. Kaoru İkeya kimdir?

Kaoru İkeya, Japonya’da yaşayan ve 1963 yılında ilk kuyruklu yıldızını keşfeden amatör bir gökbilimcidir.

  1. Kaoru’nun gök bilimine merakı nasıl başlamıştır?

Kaoru’nun gök bilimine merakı çocukluk yaşlarında başlamıştır. 6 yaşındayken taşındıkları evin düz damında yıldızları gözlemlemeye başlamıştır. Gök cisimlerine duyduğu hayranlık onu gökbilimi kitaplarına ve teleskop yapımına yönlendirmiştir.

  1. İkeya’nın yaşadığı zorluklara rağmen hayallerinden vazgeçmeme nedenleri nelerdir?

Kaoru, maddi imkansızlıklar, ailevi sorumluluklar ve sağlık sorunları gibi birçok zorlukla karşılaşmıştır. Annesi gökbilimine olan merakını onaylamasa da, Kaoru tutkusundan vazgeçmemiştir. Hayallerini gerçekleştirme arzusu, çalışkanlığı ve azmi onu motive etmiştir.

  1. Kuyruklu yıldızı keşfeden İkeya’nın hayatında ne gibi değişiklikler olmuştur?

Kuyruklu yıldız keşfi Kaoru’nun hayatını kökten değiştirmiştir. Basının ve bilim camiasının ilgisini çeken Kaoru, uluslararası üne kavuşmuştur. Bu sayede maddi sıkıntılarından kurtulmuş ve gökbilim araştırmalarına daha fazla zaman ayırabilmiştir.

  1. Kaoru İkeya gibi sizin de gerçekleştirmek istediğiniz bir hayaliniz var mı? Varsa hayalinizi gerçekleştimek için neler yaparsınız?

Evet, benim de gerçekleştirmek istediğim hayallerim var. Hayallerimi gerçekleştirmek için Kaoru’dan ilham alarak şunları yaparım:

  • Hedeflerimi netleştirir ve bir plan oluştururum.
  • Çalışkan ve azimli bir şekilde çabalarım.
  • Zorluklar karşısında pes etmeden mücadele ederim.
  • Kendimi geliştirmeye ve bilgi edinmeye devam ederim.
  • Fırsatları değerlendiririm ve yeni şeyler denemekten çekinmem.

 

  1. İkeya hayallerinden vazgeçmeyerek bize nasıl bir mesaj veriyor?

Kaoru İkeya bize hayallerimizden asla vazgeçmememiz gerektiği mesajını veriyor. Zorluklar karşısında pes etmeden, azimle çalışarak ve kendimizi geliştirerek her şeyin mümkün olduğunu gösteriyor.

  1. İkeya’ya soru sorma fırsatınız olsaydı ona hangi soruları sorardınız? Neden?
  • Başarınızın sırrı nedir?
  • Hayallerinizi gerçekleştirmek için ne gibi fedakarlıklarda bulundunuz?
  • Zorluklar karşısında nasıl motive oldunuz?
  • Gençlere ne gibi tavsiyeleriniz var?

Bu soruları sorarak Kaoru’nun başarı hikayesinden daha fazla ilham almak ve kendi hayatıma uyarlamak isterim.

 

  1. Sizce Kaoru, kuyruklu yıldızları keşfettikten sonra neler hissetmiştir?

Kaoru’nun kuyruklu yıldızları keşfettikten sonra büyük bir mutluluk ve gurur duyduğunu düşünüyorum. Hayallerini gerçekleştirmiş olmanın verdiği tatmin duygusu ve bilime katkıda bulunmanın verdiği onur onu motive etmiştir.

  1. ETKİNLİK

 

a) “ Bazen küçük şeylerden ne müthiş sonuçlar alındığını gördükçe içimden küçük şeydiye bir kavram olmadığını düşünüyorum.”

Bruce Barton (Burus Bartın)

Verilen sözdeki ana fikri olumlu- olumsuz yönleriyle ve tarafsız bir bakış açısıyla yorumlayarak arkadaşlarınıza anlatınız. Konuşmanızı yapmadan önce aşağıdaki formda yer alan özelliklere göz gezdiriniz.

 

Arkadaşlar, size Bruce Barton’ın “Bazen küçük şeylerden ne müthiş sonuçlar alındığını gördükçe içimden ‘küçük şey’ diye bir kavram olmadığını düşünüyorum.” sözünü yorumlamak istiyorum.

Barton bu sözle, küçük adımların ve eylemlerin zamanla büyük ve etkileyici sonuçlara yol açabileceğini anlatıyor. Birçok insan, büyük bir başarı elde etmek için büyük bir şey yapmaları gerektiğini düşünür. Fakat Barton, küçük şeylerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini savunuyor.

Küçük şeyler, bir gülümseme, bir yardım eli, nazik bir söz veya bir teşekkür gibi basit jestler olabilir. Bu jestler, başkalarının hayatında büyük bir fark yaratabilir ve onları mutlu edebilir. Ayrıca, küçük şeyler, bir hobiye başlamak, her gün kitap okumak veya egzersiz yapmak gibi kendimizi geliştirmemize yardımcı olacak eylemler de olabilir. Bu eylemler zamanla bizi daha iyi bir insan yapabilir ve hayatımızı değiştirebilir.

Barton, “küçük şey” diye bir kavram olmadığını savunarak, her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğunu ve küçük şeylerin de büyük bir bütünün parçası olduğunu vurguluyor. Bir tohum ekmek, bir ağaç dikmek veya bir hayvanı kurtarmak gibi küçük şeyler bile dünyayı daha iyi bir yer haline getirebilir.

Sonuç olarak Barton’ın sözü bize küçük şeylerin önemini hatırlatıyor. Büyük bir başarı elde etmek veya dünyayı değiştirmek için illa büyük bir şey yapmamız gerekmiyor. Küçük adımlar ve eylemler de zamanla büyük ve etkileyici sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle, her gün küçük şeyler yaparak hayatımızı ve dünyayı daha iyi bir yer haline getirebiliriz.

 

  1. ETKİNLİK

a) “Adını Göklere Yazdıran Çocuk” metninden alınan bölümü ve “Uzaydaki Çöplerimizi Toplama Zamanı” adlı haber yazısını okuyunuz.

ADINI GÖKLERE YAZDIRAN ÇOCUK

(…)

Kaoru’nun bulduğu kuyruklu yıldıza “İkeya Kuyruklu Yıldız 1963-a” resmî adı verildi. Kaoru ikinci buluşunu, yine kendi yaptığı bir teleskopla 1964 temmuzunda yaptı.

Buna da “Kuyruklu Yıldız 1964-f” adı verildi.

Genç amatör gök bilimci üçüncü yıldızı kendisi gibi amatör gök bilimci Tsutomu Seki ile yaptı, buna da “İkeya-Seki” adı verildi, ikisinin adı ile. Kaoru İkeya, emeklerinin boşa gitmediğini herkese göstermiş oldu. Adını da o zaman için tam üç kez göklere yazdırdı…Kaoru İkeya ilk kuyrukluyu bulduğu sırada on dokuz yaşında idi. (…)

1938 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Pearl S. Buck’ın (Pörl S. Bak) şu sözü İkeya’nın durumuna çok uyuyor: “Gençler en olmayacak işleri başarmaya kalkarlar, işin tuhafı, başarırlar da.”

(…)

Vehbi BELGİL

Adını Göklere Yazdıran Çocuk

(Kısaltılmıştır.)

 

 

UZAYDAKI ÇÖPLERIMIZI TOPLAMA ZAMANI

İnsanlar, evreni keşfetme hayallerini hayata geçirmeye başladıklarından beri, Dünya’nın dışında da izler bırakıyor. Ruslar tarafından

1957 yılında fırlatılan ve dünyanın ilk yapay uydusu olan Sputnik 1’den sonra uzaya yaklaşık 6000 uydu gönderildi. Ancak bu uyduların sadece 1000’e yakını şu an hizmet vermeye devam ediyor. Bu, uzayda bol miktarda çöpümüz olduğu anlamına geliyor. (…)

Dünya’nın etrafında hareket eden parçacıkların büyük kısmı insan kaynaklı atıklar (…) sonucu ortaya çıkıyor. Bu nedenle yörünge kalıntıları olarak da isimlendiriliyorlar. Yörünge kalıntılarının büyük kısmı tekrar Dünya’ya düşmesine (…) rağmen bir kısmı Dünya’nın etrafında hareket ediyor.

(…)

Uzaydaki izlerimizi temizleme çabalarında sadece uzay çöplerini “toplamaya” odaklanmak yeterli olmayabilir. Bu soruna kalıcı bir çözüm üretmenin temel yolu belki de uzay araştırmalarının her aşamasında (…) daha çevreci ve sürdürülebilir teknolojiler geliştirmek.

Dr. Tuba Sarıgül

Uzaydaki Çöplerimizi Toplama Zamanı

(Kısaltılmıştır.)

 

b) Okuduğunuz metinleri bakış açısı ve verilmek istenen mesajlar yönüyle karşılaştırınız.

Bakış Açısı: Gözlemci Bakış Açısı

Verilmek İstenen Mesaj: Hayallerinizden vazgeçmeyin bir gün başaracaksınız.

3myme4l

 

bhur61y

 

  1. ETKİNLİK

 

“Hiçbir başarımı tesadüfe borçlu değilim. Buluşlarım da tesadüfen değil, çalışmalarımın eseridir.” sözünden hareketle bilgilendirici bir metin yazınız. Yazınızda anlatım biçimlerinden yararlanınız.

 

Başarının Sırrı: Tesadüf mü, Çalışma mı?

“Hiçbir başarımı tesadüfe borçlu değilim. Buluşlarım da tesadüfen değil, çalışmalarımın eseridir.” Bu söz, Thomas Edison’a atfedilen ve başarının arkasındaki gerçek gücü özetleyen güçlü bir ifadedir. Edison’un sözleri bize, tesadüfi şansın değil, özverili çalışmanın ve azmin başarıya giden yol olduğunu hatırlatıyor.

Tarih boyunca birçok mucit, bilim insanı ve sanatçı, Edison’unkine benzer bir başarı felsefesini benimsemiştir. Marie Curie, radyoaktiviteyi keşfetmeden önce yıllarca titizlikle araştırma yaptı. Leonardo da Vinci, ikonik eserlerini yaratmak için sanat ve bilimi harmanladı ve Michelangelo, kusursuz heykellerini ortaya çıkarmak için saatlerce mermer işledi.

Elbette, tesadüfün rolünü tamamen göz ardı edemeyiz. Bazen beklenmedik bir keşif veya olay, başarıya giden yolu açabilir. Ancak, bu tür anlar nadirdir ve genellikle uzun yıllar süren sıkı çalışma ve özveri olmadan gerçekleşmez.

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Scott AjansScott Ajans tarafından ❤️ ile tasarlanmıştır