Eskiciyle Para Babası Metni Cevapları Sayfa 17-18-19-20-21-22-23

Eskiciyle Para Babası Metni Cevapları Sayfa 17-18-19-20-21-22-23

ESKİCİYLE PARA BABASI
Bir zamanlar yoksul bir eskici varmış, eski ayakkabıları onarırmış. Bir yandan işini yaparken, bir yandan da şarkı söylermiş. Sabahtan akşama kadar böyle geçirirmiş zamanını. Oradan gelip geçenler eskicinin şarkılarına bayılır, öyle durup hayranlıkla dinlerlermiş. O da beğenildiğini görünce büsbütün coşar, mutlu mu mutlu, gırtlağının tüm gücüyle söyler de söylermiş artık. Ama bir de komşusu varmış ki tam karşıtıymış bizim eskicinin, tam bir para babasıymış. Zenginlik içinde yüzer, çok az şarkı söyler, çok da az uyurmuş. Sabaha karşı uykuya dalınca da bizim para babası yiyecek ve içecekler gibi uykunun da pazarda satılmamasından yakınmaya başlarmış. Günün birinde, parlak bir düşünce gelmiş aklına. Güzel sesli eskiciyi köşküne çağırtmış. “Dostum, söyler misin bana, sen yılda ne kadar para kazanırsın?” diye sormuş. Bizim şen eskici gülümsemiş. “Yılda mı dediniz, efendim? Ben böyle yapmam hesabımı.” demiş. “Bir günün hesabını sonraki günün hesabına eklemem hiçbir zaman. Yılın sonunu getireyim, yeter. Nasıl olsa, her gün kendi ekmeğini getirir.”

“Peki, günde ne kadar kazanırsın?” diye üstelemiş para babası.
“Kimi zaman çok, kimi zaman az ama hep bir şeyler kazanırım işte.” demiş eskici. “İşin tatsız yanı boş kalmaktır; ülkemizde bayram sayısı çok fazla.”
Para babası gülmüş.
“Bak, ben sana bir yardımda bulunayım.” demiş. “Al şu yüz altını, özenle sakla, gerekince de hiç çekinmeden harca.”
Bizim eskici yüzlerce yıldır topraktan çıkarılan tüm altınların önüne yığıldığını sanmış. Alıp evine getirmiş altınları. Getirip de şöyle önüne koyunca, bir korkudur çökmüş içine. “Ya bu altınları çalarlarsa?” diye söylenmiş. Sonra altınlarını sarmış, sarmalamış, evinin bodrum katına gömmüş. Ama hiç ayrımında olmadan, altınlarla birlikte bir şeyi daha gömmüş: Yaşama sevincini. Artık şarkı söylemez olmuş, sesini yitirmiş. Uyku da gitmiş. Evine gelenlere kuşkuyla bakar olmuş, yerli yersiz kaygılanmaya başlamış. Gün boyu gözü kapıda, kulağı kirişteymiş artık. Geceleri bir kedi hafif bir gürültü yapacak olsa, birileri altınları alıp gidecek sanarak yatağından fırlayıveriyormuş. En sonunda bu yaşama dayanamaz olmuş, altınları sakladığı yerden çıkarmış, artık uykusundan uyandırmadığı adamın kapısını çalmış.
“Efendim, alın şu yüz altınınızı da bana şarkılarımı ve uykumu geri verin.” demiş.
                                                                                           La Fontaine (La Fonten) Masalları
                                                                                                Anlatan: Tahsin YÜCEL

La Fontaine’in Hayatı: 

Jean de La Fontaine, 1621 yılında Fransa’nın Château-Thierry şehrinde doğdu. Babası bir avukattı ve Jean de La Fontaine de hukuk eğitimi aldı. Ancak hukuktan çok edebiyatla ilgilendi.

Gençliğinde, Fransa’nın önde gelen bilim insanları, filozofları ve yazarlarıyla tanıştı. Bu kişilerden çok şey öğrendi ve eserlerinde onların etkisini gösterdi.

La Fontaine, 1645 yılında ilk şiir kitabını yayınladı. Ancak asıl ününü, 1668 yılında yayınlanan ilk fabl kitabı ile kazandı. Bu kitapta, hayvanları kişiselleştirerek ahlaki çıkarımlar yaptı.

La Fontaine’in fablları, kısa, özlü ve öğreticidir. İnsanların günlük yaşamlarında karşılaştıkları sorunları ele alır ve bu sorunları çözmek için ahlaki değerlerden yararlanmayı önerir.

La Fontaine’in fablları, dünya çapında popülerdir ve birçok dile çevrilmiştir.

La Fontaine, fablları dışında şiirler, eleştiri metinleri ve tiyatro oyunları da yazdı.

1695 yılında Paris’te öldü.

  • La Fontaine’in fablları, genellikle hayvanların insan davranışlarını taklit ettiği hikayelerdir. Bu hikayelerde, hayvanlar genellikle olumlu veya olumsuz özelliklere sahip olarak tasvir edilir. Örneğin, tilki kurnazlığı, aslan gücünü ve akbaba açgözlülüğünü temsil eder.
  • La Fontaine’in fablları, insanların günlük yaşamlarında karşılaştıkları sorunları ele alır. Örneğin, “Kurt ve Kuzu” fablında, güçsüz olanın güçlü tarafından sömürülmesi anlatılır. “Yengeç, Tilki ve Maymun” fablında ise, işbirliğinin önemi vurgulanmaktadır.
  • La Fontaine’in fablları, ahlaki değerlerden yararlanarak sorunları çözmeyi önerir. Örneğin, “Arı ve Örümcek” fablında, çalışkanlığın ve azmin önemi vurgulanmaktadır. “Kırlangıç ve Karga” fablında ise, yalan söylemenin zararları anlatılmaktadır.
  • La Fontaine’in fablları, dünyanın her yerinde popülerdir. Bu, La Fontaine’in fabllarının evrensel temalara sahip olmasından kaynaklanmaktadır. La Fontaine’in fablları, insanların günlük yaşamlarında karşılaştıkları sorunları evrensel bir dille ele alır.

Eskici ve Para Babası Metni için Ek Bilgiler

Eskici ve Para Babası hikayesi, maddi zenginliğin mutluluk getirmediğini, hatta tam tersine, insanı mutsuz edebileceğini anlatan bir hikayedir.

Hikayenin başında, eskici ve para babasının karşıt karakterleri dikkat çeker. Eskici, yoksul olmasına rağmen mutlu ve huzurlu bir hayat sürmektedir. Para babası ise zengin olmasına rağmen mutsuz ve huzursuzdur.

Para babası, eskicinin mutluluğunu kıskanır ve onu zenginleştirmeye karar verir. Eskiciye yüz altın verir ve ondan bunları saklamasını ister.

Altınları alan eskici, önce mutlu olur. Ancak kısa süre sonra, altınların çalınacağı korkusuna kapılır. Altınları saklamak için bodrum katına gömer. Ancak altınlarla birlikte yaşama sevincini de gömer.

Altınlara olan takıntısı, eskicinin hayatını altüst eder. Artık şarkı söylemez, uykusu kaçar, sürekli endişelenir. Sonunda, altınları geri vererek eski hayatına dönmek ister.

Hikaye, maddi zenginliğin mutluluk getirmediğini, hatta tam tersine, insanı mutsuz edebileceğini anlatır. Gerçek mutluluk, parada değil, iç huzurda ve sevdiklerimizle birlikte olmakta gizlidir.

Hikayeye yorum

Hikaye, maddi zenginliğin mutluluk getirmediğini hatta tam tersine, insanı mutsuz edebileceğini anlatıyor. Ancak bu, maddi zenginliğin hiç önemli olmadığı anlamına gelmiyor. Maddi zenginlik, hayatın bazı ihtiyaçlarını karşılayabilir ve rahat bir yaşam sürmemizi sağlayabilir. Ancak maddi zenginlik, tek başına mutluluk getiremez.

Gerçek mutluluk parada değil, iç huzurda ve sevdiklerimizle birlikte olmakta gizlidir. İç huzur, kendimizi ve dünyayı kabul etmekle, sevdiklerimize değer vermekle ve anlamlı bir yaşam sürmekle elde edilebilir. Sevdiklerimizle birlikte olmak, bize sevgi, destek ve mutluluk verir.

Eskici, yoksul olmasına rağmen mutludur çünkü iç huzura sahiptir. Sevdiği işi yapar, çevresi tarafından sevilir ve hayatı anlamlı bulmaktadır. Para babası ise zengin olmasına rağmen mutsuzdur çünkü iç huzura sahip değildir. Kendini ve dünyayı kabul etmez, sevdikleriyle birlikte değildir ve hayatı anlamsız bulmaktadır.

Hikaye, bize maddi zenginliğin mutluluk getirmediğini, ancak iç huzurun ve sevdiklerimizle birlikte olmanın mutluluk getirebileceğini hatırlatıyor.

Hikayeden çıkartılabilecek dersler

  • Maddi zenginlik, tek başına mutluluk getiremez.
  • Gerçek mutluluk, iç huzurda ve sevdiklerimizle birlikte olmakta gizlidir.
  • İç huzur, kendimizi ve dünyayı kabul etmekle, sevdiklerimize değer vermekle ve anlamlı bir yaşam sürmekle elde edilebilir.
  • Sevdiklerimizle birlikte olmak, bize sevgi, destek ve mutluluk verir.

HAZIRLIK

1. Yaşam şekli sizden farklı olan insanlar hakkında neler düşünüyorsunuz?

Yaşam tarzları benden farklı olan insanlara karşı anlayışlı ve saygılıyım. Her insanın kendi değerlerine ve inançlarına sahip olduğunu ve başkalarının yaşam tarzlarını kabul etmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Bu insanların yaşam tarzlarını anlamıyor veya onaylamayabilirim, ancak yine de onları olduğu gibi kabul ediyorum. Herkesin kendi seçimlerine ve yaşam biçimine sahip olma hakkı olduğuna inanıyorum.www.mesuthayat.com

Yaşam tarzları benden farklı olan insanlarla tanıştığımda, onların bakış açılarını ve deneyimlerini öğrenmeye çalışıyorum. Bu, onların yaşam tarzlarını daha iyi anlamama ve kendi bakış açımı genişletmeme yardımcı oluyor.

 

3byt7ju

2.Yandaki görselde verilmek istenen mesaj ne olabilir? Açıklayınız.

Önünde çok fazla altın olan birinin suratının asık olması, paranın mutluluk getirmediğinin bir göstergesidir. Mutluluk, maddiyata bağlı olmayan, daha derin bir kavramdır. Para, mutluluğu etkileyebilecek bir faktördür. Para, ihtiyaçlarımızı karşılamamıza ve hayatımızı kolaylaştırmamıza yardımcı olabilir. Bu, bize daha fazla özgürlük ve seçenek sunabilir. Ancak, para mutluluk getiremez. Bu kişinin mutsuz olmasının birkaç nedeni olabilir:

  • Kişi, sahip olduğu altınla mutlu olamayabilir çünkü gerçekte istediği şey başka bir şeydir. Örneğin sağlık, mutluluk veya ilişkilerle daha fazla ilgileniyor olabilir.
  • Kişi, altınının onu güvende ve rahat hissetmesini sağlamasına rağmen, yine de mutsuz olabilir. Bu, kişinin hayatında başka bir sorun yaşadığını veya hayatındaki anlam ve amacın eksikliğini hissediyor olabileceğini gösterir.
  • Kişi, altınının ona getirdiği sorumluluklardan dolayı mutsuz olabilir. Örneğin, altınını korumak veya yönetmek için çok çalışmak zorunda olabilir. Bu, kişinin stresli veya baskı altında hissetmesine neden olabilir.

1.ETKİNLİK

2868anc

2.ETKİNLİK

Eş Anlamlı Kelimeler: 

Yazılışları ve okunuşları birbirinden farklı aynı anlamı taşıyan kelimelere eş anlamlı kelimeler denir.

Eş anlamlı kelimeler, yazılışları ve okunuşları farklı olsa da anlamları aynı olan kelimelerdir. Bu kelimeler, birbirlerinin yerine kullanılabilirler.www.mesuthayat.com

Eş anlamlı kelimeler, dilimizin zenginliğini ve çeşitliliğini gösteren önemli bir unsurdur. Bu kelimeler, anlatımda çeşitlilik ve zenginlik sağlamak için kullanılırlar.

Eş anlamlı kelimelere örnekler:

  • baş – kafa
  • adet – sayı
  • kıymet – değer
  • beyaz – ak
  • kara – siyah
  • okul – mektep
  • hediye – armağan
  • sağlık – sıhhat
  • hak – adalet

Eş anlamlı kelimelerin kullanımı, Türkçenin doğru ve etkili bir şekilde kullanılmasını sağlamaya yardımcı olur.

Okuduğunuz metinden alınan aşağıdaki cümleleri inceleyiniz. Altı çizili kelimelerin yerine eş anlamlılarını koyarak cümleleri yeniden yazınız. Cümlelerin anlamlarında değişiklik meydana gelip gelmediğini açıklayınız.

 

4sjyaou

3.ETKİNLİK

Metnin konusunu ve ana fikrini yazınız.

Metnin konusu: Gerçek mutluluğun basit şeylerde olduğu

Metnin ana fikri: Para, mutluluk için yeterli değildir.

4.ETKİNLİK

Metne iki farklı başlık belirleyiniz.

Birinci başlığım: PARA MUTLULUK GETİRMEZ

İkinci başlığım: MUTLULUK PARADA DEĞİL, KALBİMİZDE

5.ETKİNLİK 

j1k207j

6.ETKİNLİK 

Kelimeler cümleleri, cümleler paragrafları, paragraflar da metinleri oluşturur. Paragrafta bir
duygunun, durumun, olayın, isteğin veya düşüncenin bir yönü ele alınır.

Paragraf bir cümleden oluşabileceği gibi birden çok cümleden de oluşabilir. Önemli olan cümlelerin
birbiriyle bağlantısının doğru şekilde kurulmasıdır.

Aşağıdaki konulardan biri hakkında bir paragraf yazınız. 

Cesaret ile ilgili bir paragraf

Cesaret: Cesaret, hayatın her alanında önemli bir yere sahiptir. Zorluklarla yüzleşmek, risk almak ve yeni şeyler denemek için cesaret gerekir. Cesaretli olmak, kişinin kendini ve yeteneklerini geliştirmesine, hedeflerine ulaşmasına ve hayatta başarılı olmasına yardımcı olur. Cesaretli bir insan, zorluklarla yüzleşmekten korkmaz. O, yürekli ve azimli bir kişidir. Kararlıdır ve atılgandır. Gözü pektir ve korkusuzdur.www.mesuthayat.com

Çalışkanlık ile ilgili bir paragraf

Çalışkanlık:  Çalışkanlık, bir işi planlı ve düzenli bir şekilde yapmak, verilen görevi zamanında ve eksiksiz olarak tamamlamak için gerekli çabayı göstermek demektir. Çalışkanlık, kişinin kendini geliştirmesine, hedeflerine ulaşmasına ve başarıya ulaşmasına yardımcı olan önemli bir özelliktir. Çalışkanlığın eş anlamlıları arasında gayret, emek, çaba, özveri, azim ve kararlılık gibi kelimeler yer alır.

Huzur ile ilgili bir paragraf

Huzur:  Huzur, zihinsel ve duygusal bir denge ve tatmin hali olarak tanımlanabilir. Huzurlu olmak, stresten, endişeden ve kaygıdan uzak olmak demektir. Huzurlu insanlar, kendilerini mutlu, rahat ve güvende hissederler. Huzur, iç ve dış faktörlerden etkilenebilir. İç faktörler arasında kişinin kendi düşünceleri, duyguları ve inançları yer alır. Dış faktörler arasında ise kişinin çevresi, ilişkileri ve yaşadığı olaylar yer alır. Huzur bulmak için kişinin öncelikle iç huzurunu sağlaması gerekir. Bunun için kişinin kendi düşüncelerini ve duygularını kabul etmesi, inançlarına göre yaşaması ve stresten uzak durması önemlidir.www.mesuthayat.com

Mutluluk ile ilgili bir paragraf

Mutluluk: Mutluluk, sevinç duyma ve yaşam doyumu gibi duygularla kendini gösteren duygusal bir durumdur. Çok değişik tanımları olsa da, çoğunlukla olumlu duygular taşıma ve yaşamından doyum bulmanın bir bileşkesi olarak tanımlanır. Mutluluk, iç ve dış faktörlerden etkilenebilir. İç faktörler arasında kişinin kendi düşünceleri, duyguları ve inançları yer alır. Dış faktörler arasında ise kişinin çevresi, ilişkileri ve yaşadığı olaylar yer alır. Mutluluk, hayatın her alanında önemli bir yere sahiptir. Mutlu insanlar, daha sağlıklı, daha başarılı ve daha üretken olurlar.

7.ETKİNLİK

a. Okuduğunuz metinden alınan aşağıdaki paragrafı okuyunuz. Paragraftaki noktalama
işaretlerine dikkat ediniz.

“Yılda mı dediniz, efendim? Ben böyle yapmam hesabımı.” demiş. “Bir günün hesabını sonraki günün hesabına eklemem hiçbir zaman. Yılın sonunu getireyim, yeter. Nasıl olsa, her gün kendi ekmeğini getirir.”

Yukarıdaki paragrafta kullanılan noktalama işaretleri tırnak işareti (“ ”), virgül (,), soru
işareti (?) ve noktadır (.). Bu noktalama işaretlerinden noktanın görevlerini hatırlayıp söyleyiniz.
Tırnak işareti, virgül ve soru işareti ise dilimizde yaygın olarak sonraki sayfada yer alan
görevlerde kullanılır:

Virgül: 

1. Birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime gruplarının arasına konur.
Sabah, öğlen, akşam günün hangi saati olduğunu önemsemez, mutlaka onun yanına
giderdi.
2. Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için kullanılır.
Sınav sonucunu öğrenince çok sevindi, uzun süre etrafına gülücükler saçtı.
3. Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş özneyi belirtmek için konur.
Nehir, babasını kapıda görünce sanki onu yıllardır görmüyormuş gibi olanca gücüyle
ona doğru koşmaya başladı.
4. Cümle içinde ara sözleri veya ara cümleleri ayırmak için ara sözlerin veya ara cümlelerin başına ve sonunda kullanılır.
Ev birdenbire soğuyunca, sanki kar yağmış gibi, odanın açık kapısına yöneldi.
5. Kendisinden sonraki cümleye bağlı olarak ret, kabul ve teşvik bildiren “hayır, yok, evet, peki, pekâlâ, tamam, olur, hayhay, başüstüne, öyle, haydi, elbette” gibi kelimelerden sonra kullanılır.
Haydi, geç kalıyoruz.
6. Hitap için kullanılan kelimelerden sonra kullanılır.
Değerli öğrenci kardeşlerim,
7. Sayıların yazılışında kesirleri ayırmak için kullanılır.
45,7

Soru İşareti

1. Soru eki veya sözü içeren cümle veya sözlerin sonunda kullanılır.
Sen de bizimle gelecek misin?
2. Soru bildiren ancak soru eki veya sözü içermeyen cümlelerin sonunda kullanılır.
Pencereden dışarı bakarak:
— Doğum tarihiniz?
3. Bilinmeyen, kesin olmayan veya şüpheyle karşılanan yer, tarih vb. durumlar için kullanılır.
Ankara’dan Antalya’ya arabayla üç saatte (?) gitmiş.

Tırnak İşareti

1. Başka bir kimseden veya yazıdan olduğu gibi aktarılan sözler tırnak içine alınır.
Okulumuzun girişinde Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” sözü yazmaktadır.
UYARI: Tırnak içindeki alıntının sonunda bulunan işaret (nokta, soru işareti, ünlem işareti vb.) tırnak içinde kalır.
2. Cümle içerisinde eserlerin ve yazıların adları ile bölüm başlıkları tırnak içine alınır.
Okuduğunuz “Eskici ile Para Babası” metninin yazarı kimdir?
3. Özel olarak vurgulanmak istenen sözler tırnak içine alınır:
Eski arabasını “ilk göz ağrısını” oğluna verdi.

b. Aşağıdaki paragrafta yay ayraçların ( ) içine virgül, soru işareti, nokta ve tırnak işaretinden
uygun olanı koyunuz.

a3nnvbt

8.ETKİNLİK

a. Türkçe zengin bir dildir. Ana dilimizi kullanırken mümkün olduğunca Türkçe kelimeleri
kullanmalıyız. Dilimize henüz yerleşmemiş yabancı kökenli kelimeleri kullanmaktan kaçınmalıyız.
Örneğin “Arkadaşım bana, mutlu olmak için paranın önemli olduğu fikrini empoze ediyor.”
cümlesinde “empoze” kelimesinin yerine Türkçe karşılığı olan “dayatmak” sözcüğünü kullanmamız
daha doğru olacaktır. Yabancı kökenli kelimelerin Türkçe karşılıkları için Türk Dil Kurumunun
http://www.tdk.gov.tr genel ağ sitesinden faydalanabilirsiniz.

4tiq4ap

b. “Sonraki Derse Hazırlık” aşamasında edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız.

Ardından aşağıda verilen görseli inceleyerek görselin yanındaki bilgileri okuyunuz. Ülkemizin kucak açtığı Suriye vatandaşlarını düşününüz. Hayatta kalma mücadelesi veren bu insanların mutlu olabilmesi için neler yapılabilir? Öğretmeninizin kontrolünde arkadaşlarınızla konuşunuz. www.mesuthayat.com

Suriyeliler, savaştan kaçmak zorunda kalan masum insanlardır. Türkiye, onlara kucak açtı ve destek sağladı. Suriyeliler, Türkiye’de hem ekonomik hem de sosyal zorluklar yaşıyor. Türkiye, Suriyelilere yönelik desteklerini sürdürmeli ve onların yaşam koşullarını iyileştirmek için çalışmalar yapmalıdır. Bizler, Suriyelilere karşı duyarlı olmalı ve onlara yardım etmeliyiz.

Öğretmen Kontrolünde Arkadaşlarla Konuşma-1

Öğretmen: Arkadaşlar, bugün sizlerle ülkemizin kucak açtığı Suriye vatandaşlarını konuşacağız. Bu insanların mutlu olabilmesi için neler yapılabilir?

Öğrenci 1: Suriyeliler, evlerini, yurtlarını, sevdiklerini bırakarak ülkemize sığınmış insanlar. Savaşın ve zulmün acılarını yaşamışlar. Bu insanların en büyük ihtiyacı barınma, gıda ve sağlık gibi temel ihtiyaçlar. Bu ihtiyaçlar karşılandığında, insanların kendilerini daha güvende ve mutlu hissetmeleri mümkün olacaktır.

Öğrenci 2: Suriyelilerin eğitim ve istihdam imkanlarına erişmesi de önemli. Eğitim, insanların kendilerini geliştirmeleri ve yeni bir hayat kurmalarına yardımcı olur. İstihdam ise insanların ekonomik olarak bağımsız olmaları ve yaşamlarını sürdürebilmeleri için gereklidir.www.mesuthayat.com

Öğrenci 3: Suriyelilerin kültürel ve dini değerlerine saygı duyulması da önemlidir. Bu insanlar, kendi kültürlerine ve değerlerine bağlı kalmaya devam etmelidir. Bu sayede, kendilerini daha rahat ve huzurlu hissedeceklerdir.

Öğrenci 4: Suriyelilerin topluma uyumu da önemlidir. Bu insanlar, Türk toplumuna uyum sağlamalı ve bu topluma katkıda bulunmalı. Bu sayede, kendilerini daha kabul edilmiş ve mutlu hissedeceklerdir.

Öğretmen: Arkadaşlar, sizlerin de bu konudaki görüşlerinizi duymak isterim.

Öğrenci 5: Bence Suriyelilerin kendi kendilerine yetebilmeleri için onlara iş imkanları sağlanmalı. Örneğin, Suriyeli sığınmacılara yönelik mesleki eğitim programları düzenlenebilir. Bu sayede, Suriyeliler kendi işlerini kurabilir ve kendi hayatlarını kazanabilirler.www.mesuthayat.com

Öğrenci 6: Suriyelilerin sosyal hayata katılmaları da önemlidir. Örneğin, Suriyeli sığınmacılara yönelik kültürel ve sanat etkinlikleri düzenlenebilir. Bu sayede, Suriyeliler Türk toplumuna daha iyi uyum sağlayabilirler.

Öğretmen: Arkadaşlar, bu konudaki görüşleriniz çok değerli. Umarım bu görüşler, Suriyelilerin mutlu olabilmesi için yapılacak çalışmalara katkı sağlar.

Sonuç olarak, Suriyelilerin mutlu olabilmesi için barınma, gıda, sağlık, eğitim, istihdam, kültürel ve dini değerlere saygı, topluma uyum gibi alanlarda çalışmalar yapılması gerekmektedir. Bu çalışmalar, hem Suriyelilerin hem de Türk toplumunun yararına olacaktır.

Ülkemizdeki Suriyeli Mültecilerin Mutluluk İçin Yapabileceğimiz Şeyler

Türkiye, Suriye’deki iç savaştan kaçan 3,7 milyondan fazla mülteciyi ağırlayan dünyanın en büyük mülteci sığınağıdır. Bu mültecilerin çoğu, savaşın yıkıcı etkilerinden kurtulmak için ülkelerini terk etmek zorunda kaldı.

Mülteciler, yeni bir ülkede yeni bir hayata başlamak için büyük zorluklarla karşı karşıya kalırlar. Bu zorlukların başında dil, kültür ve sosyal uyum sorunları yer alır. Mülteciler ayrıca, barınma, beslenme, sağlık ve eğitim gibi temel ihtiyaçlar konusunda da sıkıntılar yaşamaktadırlar.

Bu zorluklar karşısında, mültecilerin mutlu olabilmesi için yapabileceğimiz birçok şey var. İşte bu konuda yapabileceğimiz bazı öneriler:

  • Mültecilere dil ve kültür eğitimi vererek onların sosyal uyumlarını kolaylaştırabiliriz.
  • Mültecilere barınma, beslenme ve sağlık gibi temel ihtiyaçlarda destek olabiliriz.
  • Mültecilere eğitim ve iş imkânı sağlayarak onların kendi ayakları üzerinde durmalarını destekleyebiliriz.
  • Mültecileri ayrımcılığa ve ötekileştirmeye karşı koruyabiliriz.
  • Mültecilere yönelik farkındalık yaratmak için toplumu bilgilendirebiliriz.

Bu önerilerin hayata geçirilmesi, mültecilerin mutlu olabilmesi için önemli bir adım olacaktır.

Öğretmen Kontrolünde Arkadaşlarla Konuşma-2

Öğretmen: Arkadaşlar, bugün ülkemizdeki Suriyeli mültecilerin mutlu olabilmesi için neler yapabileceğimizi konuşacağız. Bu konudaki düşüncelerinizi paylaşmak için sırayla söz alabilirsiniz.

Öğrenci 1: Bence mültecilere dil ve kültür eğitimi vererek onların sosyal uyumlarını kolaylaştırabiliriz. Bu sayede mülteciler, yeni toplumda daha rahat bir şekilde yaşayabilirler.

Öğretmen: Bu düşünceye katılıyor musun?

Öğrenci 2: Evet, kesinlikle katılıyorum. Mülteciler, yeni bir ülkede yeni bir dil ve kültürle karşı karşıya kalıyorlar. Bu zorlukların üstesinden gelmelerine yardımcı olmak için dil ve kültür eğitimi çok önemli.

Öğretmen: Peki, mültecilere nasıl dil ve kültür eğitimi verebiliriz?

Öğrenci 3: Devlet tarafından açılacak kurslar yoluyla mültecilere dil ve kültür eğitimi verilebilir. Ayrıca, gönüllü kuruluşların da bu konuda destek verebileceğini düşünüyorum.

Öğrenci 4: Bence mültecilere barınma, beslenme ve sağlık gibi temel ihtiyaçlarda destek olabiliriz. Bu sayede mültecilerin temel ihtiyaçlarını karşılayabilir ve onların daha rahat bir şekilde yaşamasına yardımcı olabiliriz.

Öğretmen: Bu konuda neler yapabiliriz?

Öğrenci 5: Devlet tarafından mültecilere barınma ve beslenme gibi konularda destek sağlanabilir. Ayrıca, gönüllü kuruluşlar da bu konuda destek verebilir.

Öğrenci 6: Mültecilere eğitim ve iş imkânı sağlayarak onların kendi ayakları üzerinde durmalarını destekleyebiliriz. Bu sayede mülteciler, yeni bir ülkede kendi hayatlarını kurabilir ve daha mutlu bir yaşam sürebilirler.

Öğretmen: Bu konuda neler yapabiliriz?

Öğrenci 7: Devlet tarafından mültecilere eğitim ve iş imkânı sağlanabilir. Ayrıca, gönüllü kuruluşlar da bu konuda destek verebilir.

Öğrenci 8: Mültecileri ayrımcılığa ve ötekileştirmeye karşı koruyabiliriz. Bu sayede mülteciler, toplumda daha rahat bir şekilde yaşayabilirler.

Öğretmen: Mültecileri ayrımcılığa ve ötekileştirmeye karşı nasıl koruyabiliriz?

Öğrenci 9: Toplumu mülteciler konusunda bilgilendirerek ayrımcılığın önüne geçebiliriz. Ayrıca, mültecilere karşı hoşgörülü ve anlayışlı olmayı teşvik edebiliriz.

Öğretmen: Mültecileri ayrımcılığa ve ötekileştirmeye karşı korumak için neler yapabiliriz?

Öğrenci 10: Mültecilere yönelik farkındalık yaratmak için toplumu bilgilendirebiliriz. Bu sayede toplum, mültecilerin yaşadıkları zorluklar hakkında daha fazla bilgi sahibi olabilir ve onlara karşı daha anlayışlı olabilir.

Öğretmen: Mültecilere yönelik farkındalık yaratmak için neler yapabiliriz?

**Öğrenciler, sırayla söz alarak düşünce ve önerilerini paylaştılar. Öğretmen, öğrencilerin düşüncelerine katılarak

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Scott AjansScott Ajans tarafından ❤️ ile tasarlanmıştır