Gazi Mustafa Kemal ve Sığırtmaç Mustafa Metni Cevapları
4.ETKİNLİK
a. Okuduğunuz metnin unsurlarını aşağıdaki ilgili yerlere yazınız.
Kişiler:
- Gazi Mustafa Kemal (Atatürk)
- Sığırtmaç Mustafa
Yer:
Bir köy veya kasaba (özel olarak belirtilmemiş, ancak Atatürk’ün bir çiftlik yolunda, köylülerle karşılaştığı bir ortam)
Zaman:
Belirli bir tarih verilmemekle birlikte, dönemin tarihi atmosferi ve Atatürk’ün Cumhuriyet öncesindeki bir dönemdeki yaşamına işaret eden bir zaman dilimi. Zamanın tam olarak belirli olmadığı ancak genel olarak Kurtuluş Savaşı yılları sonrası bir dönemi çağrıştırdığı söylenebilir.
Olay:
Gazi Mustafa Kemal’in çiftliğe giden yolda kaybolması ve Sığırtmaç Mustafa ile karşılaşması. Sığırtmaç Mustafa’nın Atatürk’ün izini takip etmesi ve Atatürk’e yardım etmesi. Metin, Atatürk’ün halkla olan samimi ilişkisini ve bir köylüyle karşılaştığında yaşadığı olayları konu alır.
b. Aşağıda giriş bölümü verilen okuduğunuz metnin olay örgüsünü tamamlayınız.
Gazi Mustafa Kemal, bir gün
Yalova’da küçük Mustafa’nın
yaşadığı köyün yakınlarında
kaybolur.
Olay Örgüsünün Tamamlanması:
Gazi Mustafa Kemal, bir gün Yalova’da küçük Mustafa’nın yaşadığı köyün yakınlarında kaybolur. Gittiği yolda yönünü kaybeden Atatürk, çevresinde birinin olup olmadığını görmek için etrafına bakınırken, köydeki Sığırtmaç Mustafa ile karşılaşır. Sığırtmaç Mustafa, Atatürk’ü fark eder ve ona yaklaşarak yardımcı olmak için sorular sorar.
Atatürk, köylüyle kısa bir sohbet eder ve kimliğini gizleyerek ona yardımcı olmalarını ister. Sığırtmaç Mustafa, onu tanımadan önce bir süre şüphe duysa da, Atatürk’ün saygılı ve nazik tutumu karşısında güven duyar. Sığırtmaç Mustafa, Atatürk’ü doğru yola yönlendirmek için rehberlik eder. Bu arada, Atatürk’ün ve Sığırtmaç Mustafa’nın samimi sohbeti başlar.
İkili, birlikte yolda ilerlerken Sığırtmaç Mustafa, Atatürk’ün içindeki derin sevgi ve çocuklara olan bağlılıkla ilgili izlenimler edinir. Atatürk, küçük Mustafa ile tanışma fırsatı bulur ve çocukların toplumdaki rolünü önemser. Birlikte geçirdikleri zaman, aralarındaki samimiyetin güçlenmesine yol açar.
Sonunda Gazi Mustafa Kemal doğru yola ulaşır ve Sığırtmaç Mustafa’ya teşekkür eder. Sığırtmaç Mustafa, bayramlıklarını giymiş olmasının da etkisiyle, Gazi Mustafa Kemal’e karşı büyük bir saygı gösterir. Olay, iki insan arasında, köylü ve lider arasındaki bağın simgesel bir hal almasıyla sona erer.
5.ETKİNLİK
Metinden hareketle Gazi Mustafa Kemal ve Sığırtmaç Mustafa’nın
on yıl sonra karşılaştığını hayal ederek aralarında geçen konuşmanın
nasıl olabileceğini yazınız.
Gazi Mustafa Kemal ve Sığırtmaç Mustafa’nın On Yıl Sonra Karşılaşması:
Bir gün, Yalova’da bir çiftlikte…
Gazi Mustafa Kemal:
(Sığırtmaç Mustafa’yı gördüğünde gülümseyerek yaklaşır.)
“Mustafa… On yıl önce seni son kez burada görmüştüm. Hala aynı yerdesin, hala aynı yolda mısın?”
Sığırtmaç Mustafa:
(Atatürk’ü tanıyınca gözleri büyür, bir süre sessiz kalır, sonra şaşkınlıkla)
“Vay, Gazi Mustafa Kemal Paşa! Sizi tanıdım, ama zaman nasıl geçiyor… O günleri unutamadım, o zor yolda sizi bulmuşken, hala hatırlıyorum. O zaman ne kadar yardımseverdiniz, o günden sonra hayatımda pek çok şey değişti.”
Gazi Mustafa Kemal:
(Gülümseyerek)
“Benim için de o an çok önemliydi. O gün, seninle geçirdiğimiz o kısa süre, bana birçok şey öğretti. Her zaman halkın yanında olmak, onların dertleriyle ilgilenmek, onlara değer vermek gerektiğini düşündüm. O günden sonra bu anlayışla daha çok çalıştım. Senin gibi insanlar, bu ülkenin en büyük gücü.”
Sığırtmaç Mustafa:
(İçten bir şekilde)
“İyi ki tanımışım sizi, Paşam. O gün sizinle konuşurken, içinizdeki cesareti ve sevgiyi görmüştüm. Sadece köylü bir adam olsam da, sizin gibi bir liderin yolunu takip etmek… Bana güç verdi. O zamanlar belki fark etmediniz ama, o anlardan sonra hayata daha sıkı sarıldım.”
Gazi Mustafa Kemal:
(Samimi bir şekilde)
“İyi ki o yolu kaybettim de seninle karşılaştım, Mustafa. Her insan, farklı bir katkı sağlar topluma. Ne kadar küçük ya da büyük olursa olsun, her adımın önemi vardır. Ben de senin gibi insanların mücadelesine her zaman saygı duydum. Senin gibi biri, Türk milletinin kalbindeki yerini hep koruyacak.”
Sığırtmaç Mustafa:
(Kendine güvenerek)
“Bugün çok farklıyım, Paşam. Sizin gösterdiğiniz o büyüklük ve inançla büyüdüm. Ne zaman zor bir durumla karşılaşsam, ‘Ya İstiklal ya Ölüm!’ sözünüzü hatırlıyorum. O söz, bana her zaman cesaret verdi. Şimdi köydeki çocuklara, sizin gibi liderlerden, cesaret ve özgürlüğü anlatıyorum. Onların geleceği için umut var.”
Gazi Mustafa Kemal:
(İçten bir şekilde)
“Bunu duyduğuma sevindim Mustafa. Çocuklar, bu ülkenin yarının liderleri olacak. Sizler onların ışığı, biz de sizin yol göstericiniz olduk. Hep birlikte daha aydınlık bir Türkiye için çalışacağız.”
(Sonra her ikisi de kısa bir sessizlikle birbirlerine bakarlar. O an, bir lider ile bir köylü arasındaki derin bağ, umut ve kararlılık üzerine bir anlam kazanır.)
b. Gazi Mustafa Kemal’in “Bugünün küçükleri yarının büyükleridir.” gibi çocuklar ve gençlerle
ilgili sözleri vardır. Yukarıdaki yazınızın sonunda siz de bir söz söyleyecek olsaydınız
ne söylerdiniz? Aşağıya yazınız.
“Çocuklar, geleceğin umut ışığıdır. Onlara ne kadar yatırım yaparsak, yarının dünyası o kadar parlak olur.”
6.ETKİNLİK
a. “Gazi Mustafa Kemal ve Sığırtmaç Mustafa” metninden hareketle
aşağıda karışık olarak verilen cümleleri metindeki oluş sırasına
göre görseldeki uygun yerlere yerleştiriniz.
a Gazi Mustafa Kemal’in sağladığı destekle büyüyen Sığırtmaç Mustafa’nın yıllar sonra asker olması
b Gazi Mustafa Kemal’le Mustafa’nın karşılaşması
c Gazi Mustafa Kemal’in Sığırtmaç Mustafa’yı tedavi ettirmesi, onun eğitimini üstlenmesi
Verilen cümlelerin metindeki oluş sırasına göre uygun yerlere yerleştirilmiş hali:
- b. Gazi Mustafa Kemal’le Mustafa’nın karşılaşması
- c. Gazi Mustafa Kemal’in Sığırtmaç Mustafa’yı tedavi ettirmesi, onun eğitimini üstlenmesi
- a. Gazi Mustafa Kemal’in sağladığı destekle büyüyen Sığırtmaç Mustafa’nın yıllar sonra asker olması
b. Metnin içeriği ile ilgili bilgiler doğruysa yay ayraçların içine (D), yanlışsa (Y) yazınız.
Serim
Sığırtmaç Mustafa tanıtılmıştır. ( D )
Gazi Mustafa Kemal’le tanışması anlatılmıştır. ( Y )
Düğüm
Mustafa’nın en büyük dileğinin ne olduğu anlatılmıştır. ( Y )
Gazi Mustafa Kemal’le tanışması anlatılmıştır. ( D )
Çözüm
Sığırtmaç Mustafa’nın parayı nasıl aldığı anlatılmıştır. ( Y )
Sığırtmaç Mustafa’nın tedavi olup iyileşmesi anlatılmıştır. ( D )
7.ETKİNLİK
Aşağıda ünlem işaretinin bazı kullanım özelliklerini ile bu kurallara ait cümleler
verilmiştir. Bu cümlelerdeki ünlem işaretinin hangi özelliği karşılayacak
şekilde kullanıldığını belirleyiniz. Kural numarasını örnekteki gibi yazınız.
1.Sevinç, kıvanç, acı, korku, şaşma gibi duyguları anlatan cümle veya ibarelerin sonuna konur.
2. Seslenme, hitap ve uyarı sözlerinden sonra konur.
2 Ey Türk genci! Bu vatan sana emanet.
1 Sakın ha! Kimse bayrağıma el sürmesin.
1 Yaşasın! Cumhuriyet ilan edildi.
2 Yiğitler! Hiç durmadan güneye doğru ilerleyin.
8.ETKİNLİK
a. Aşağıda boş bırakılan yerlere uygun olan geçiş ve bağlantı ifadelerini yazınız.
ancak fakat rağmen bununla birlikte öte yandan
Millî Mücadele, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini simgeleyen destansı bir
dönemdi. İşgalci devletler asker ve silah bakımından üstün durumdaydı ______________Türk
milleti onlarda olmayan bir güce, birlik ve dayanışma ruhuna sahipti. Onca zorluğa ___________
milletin birliği, azim ve kararlılığı başarıyı getirmeye yetecek düzeydeydi. _____________ milletin
onlara rehberlik edecek bir lidere ihtiyaç duyduğu da açıktı. Tam da bu koşullar altında
Atatürk’ün Samsun’da yaktığı meşale milletin kalbindeki vatan sevgisini ve bağımsızlık
arzusunu ateşlemeye yetti. Böylece tarihe altın harflerle kazınan gerçek bir destan yazıldı.
________________ kazanılan sadece askerî bir zaferdi ve tam anlamıyla bağımsız bir ülke kurmak
için bundan çok daha fazlasına ihtiyaç vardı. Evet, yapılacakların listesi uzundu _____________
bu milletin çocuklarında ecdadına yakışır bir ülke kuracak güç fazlasıyla vardı.
—————
Millî Mücadele, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini simgeleyen destansı bir dönemdi. İşgalci devletler asker ve silah bakımından üstün durumdaydı ancak Türk milleti onlarda olmayan bir güce, birlik ve dayanışma ruhuna sahipti. Onca zorluğa rağmen milletin birliği, azim ve kararlılığı başarıyı getirmeye yetecek düzeydeydi. Bununla birlikte milletin onlara rehberlik edecek bir lidere ihtiyaç duyduğu da açıktı. Tam da bu koşullar altında Atatürk’ün Samsun’da yaktığı meşale milletin kalbindeki vatan sevgisini ve bağımsızlık arzusunu ateşlemeye yetti. Böylece tarihe altın harflerle kazınan gerçek bir destan yazıldı. Fakat kazanılan sadece askerî bir zaferdi ve tam anlamıyla bağımsız bir ülke kurmak için bundan çok daha fazlasına ihtiyaç vardı. Evet, yapılacakların listesi uzundu öte yandan bu milletin çocuklarında ecdadına yakışır bir ülke kuracak güç fazlasıyla vardı.
b. Yukarıdaki geçiş ve bağlantı ifadelerini kullanacağınız birer cümle yazınız.
- Hayatındaki en büyük zorlukla karşılaştığında, ancak yılmadan mücadele etmeye devam etti.
- Çalışmalar çok zorlu geçti, ancak sonunda başarıya ulaştılar.
- Bununla birlikte, herkesin yardımı, projenin başarısında büyük rol oynadı.
- İlk başta işler istediği gibi gitmedi, fakat zamanla her şey yoluna girdi.
- Şehirdeki yaşam oldukça hızlıydı, öte yandan köydeki yaşam çok daha sakin ve huzurluydu.
c. Geçiş ve bağlantı ifadelerinin anlatıma olan katkısını yazınız.
Geçiş ve bağlantı ifadeleri, bir metindeki düşünceleri birbirine bağlayarak, anlatımın daha akıcı ve anlaşılır olmasını sağlar. Bu ifadeler, cümleler ve paragraflar arasındaki ilişkiyi netleştirir, okurun metni daha kolay takip etmesine yardımcı olur. Örneğin, “ancak” ve “fakat” gibi bağlaçlar, zıtlıkları belirtirken, “bununla birlikte” ve “öte yandan” gibi ifadeler ise farklı bakış açılarını karşılaştırmaya olanak tanır. Bu şekilde metnin anlam derinliği artar ve anlatılmak istenen mesaj daha etkili bir biçimde iletilir.
İZLE
UYGULA
ÖĞREN
ÖYKÜLEYİCİ PARAGRAF YAZMA
Bu renkli vurgular, bir öyküde zaman, yer ve kişileri gösteriyor. Bu unsurlar, okurun olayın kimlerle nerede ve ne zaman gerçekleştiğini anlamasına yardımcı olur ve karakterlerin ne yaptığını netleştirir.
Öğretmenimizi İzliyoruz
Öğretmenimiz şimdi “Meclisin açılışını takip eden günlerde
küçük bir çocuğun Mehmet Âkif’le tanışması”nı konu alan bir
öyküleyici paragraf yazacak. Paragrafını planlarken, taslağını
yazarken, yazdığı paragrafı gözden geçirip düzenlerken ve
paylaşmak üzere hazırlarken sesli düşünecek. Nelere dikkat
etmemiz gerektiğini bize öğretecek. Öğretmenimizi izlerken
aşağıdaki sorulara odaklanalım.
Öyküleyici Paragraf:
Meclisin açılışını takip eden günlerde, Ankara’nın sıcak bir sabahında, küçük bir çocuk, ailesiyle birlikte İstiklal Caddesi’nde yürürken, şehrin meşhur caddesinde oldukça yoğun bir kalabalığın arasında birini fark etti. Çocuk, kalabalığın içinde, ciddi bakışlarıyla ve zarif bir şekilde yürüyen bir adamı gördü. Bu kişi, herkesin saygı gösterdiği, güçlü bir lider olan Mehmet Âkif Ersoy’du. Çocuk, heyecanla adımını attı ve Âkif Bey’e doğru ilerledi. İçindeki büyük heyecanı bastırmaya çalışarak, “Mehmet Âkif Ersoy, sizi çok seviyorum. Şiirlerinizi okudum, bana çok ilham verdiniz” dedi. Âkif Bey, çocuğun bu masum ve samimi sözleriyle karşılaştığında hafifçe gülümsedi, başını eğdi ve “Sizlerin geleceği için yazıyoruz, evlat. Bizim için bu, sadece bir görev değil, bir inançtır” diyerek çocuğu cesaretlendirdi. O an çocuk, büyük bir insanın, milletin her bireyini önemseyen kalbinin derinliklerine inmiş gibi hissetti.
• Öğretmenimiz olay, yer, zaman, şahıs/varlık kadrosunu planlarken nelere dikkat etti,
planlama sırasında neler söyledi?
Öğretmenimizin Planlama Aşaması:
Öğretmenimiz, öyküleyici paragraf yazarken olay, yer, zaman, şahıs ve varlık kadrosu gibi unsurları nasıl planladı? Bu sürecin temel noktalarını şu şekilde izleyebiliriz:
- Olay: Öğretmenimiz, önce olayın temelini belirledi: Bir çocuğun, Mehmet Âkif Ersoy ile tanışması. Bu olay, daha geniş bir tarihsel çerçevede (Meclisin açılışını takip eden günler) yer alıyordu. Olayın başlangıcında, çocuğun heyecanlı bir şekilde Âkif Bey’i fark etmesi ve ona yaklaşması planlandı. Çocuğun duygusal bir bağ kurması gerektiği düşünüldü.
- Yer: Olay, Ankara İstiklal Caddesi‘nde gerçekleşiyor. Bu yer, özellikle o dönemin ruhunu yansıttığı için seçildi. Çocuk, kalabalık bir sokakta yürürken Âkif Bey’i görüp ona yaklaşmaya karar veriyor.
- Zaman: Olayın gerçekleştiği zaman çok önemliydi. Öğretmenimiz, “Meclisin açılışını takip eden günler” ifadesini kullanarak dönemin atmosferini yansıttı. Zaman, hem tarihi hem de olayın ruhunu ifade etmek için doğru seçildi.
- Şahıs/ Varlık Kadrosu: Olayda Mehmet Âkif Ersoy ve çocuk olmak üzere iki ana karakter bulunuyor. Öğretmenimiz, bu şahısların hem fiziksel hem de psikolojik özelliklerine dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Çocuğun hayranlık ve heyecan duygusunu yansıttığı, Âkif Ersoy’un ise ciddi, bilgece ve samimi bir tavır sergilediği belirtildi. Ayrıca kalabalık bir şehir ortamı, dönemin atmosferine uygun olarak parçada vurgulandı.
- Geçiş ve Bağlantı: Öğretmenimiz, olayın başından ortasına ve sonucuna kadar geçişlerin doğru yapılması gerektiğine dikkat etti. Örneğin, çocuğun yaklaşması, karşılaşma, konuşma ve sonrasında hissettiklerini aktarma sırasının nasıl olması gerektiği üzerinde durdu.
• Taslağını yazarken bu unsurları nasıl bir araya getirdi? Bu sırada nelere dikkat ettiğini
söyledi?
Öğretmenimiz taslağını yazarken, öyküleyici paragrafın temel unsurlarını bir araya getirirken şu adımlara dikkat etti:
- Olayın Başlangıcı (Zaman ve Yer):
- Öğretmenimiz, zaman ve yer unsurlarını öykünün başlangıcında belirgin bir şekilde yerleştirdi. Bu, okuyucuya olayın ne zaman ve nerede gerçekleştiğini hemen anlaması için önemliydi. Öğretmenimiz, olayın zaman dilimini “Meclisin açılışını takip eden günler” şeklinde vererek, okuyucuya tarihsel bir çerçeve sundu. Aynı şekilde, olayın geçtiği yeri de belirleyerek, “Ankara’nın İstiklal Caddesi” gibi somut bir yer seçti. Bu yer, hem dönemin ruhunu yansıttı hem de daha anlamlı bir atmosfer oluşturdu.
- Şahıs ve Varlık Kadrosu:
- Öğretmenimiz, Mehmet Âkif Ersoy ve çocuk gibi temel karakterlerin özelliklerini düşündü. Çocuğun heyecanını, hayranlığını ve saf bakış açısını yansıtmak istedi. Mehmet Âkif Ersoy’u ise ciddi, bilge ve halkı önemseyen biri olarak betimledi. Bu iki karakterin özelliklerinin, olayın duygusal tonunu oluşturması gerektiğini söyledi. Özellikle Âkif Bey’in sözcüklerinin etkileyici ve cesaret verici olması gerektiğine dikkat etti.
- Olayın Gelişimi:
- Öğretmenimiz, olayın gelişim aşamasında, çocuğun hareketlerini ve Âkif Bey’le olan karşılaşmayı öne çıkarmaya odaklandı. Çocuk önce heyecanla Âkif Bey’i fark ediyor ve ona yaklaşıyor. Bu adımda, çocuğun içsel duygularına ve dışsal davranışlarına dikkat etti. Çocuğun konuşma şekli, davranışları ve hissettikleri arasındaki dengeyi iyi kurarak, karşılaşmanın etkileyici olmasını sağladı.
- Konuşmaların Yazılması:
- Olayın önemli bir kısmı, çocuğun ve Âkif Bey’in konuşmalarından oluşuyor. Öğretmenimiz, konuşma sırasında karakterlerin kişiliklerini ve o dönemin atmosferini yansıtmaya özen gösterdi. Âkif Bey’in verdiği cevaplar, özgüvenli, bilge ve cesaret verici olmalıydı. Çocuğun, bu önemli figüre duyduğu hayranlık ve sevgi açık bir şekilde aktarılmalıydı. Konuşmalarda samimiyet ve doğal bir akış yakalamaya dikkat etti.
- Olayın Sonuçlanması:
- Öğretmenimiz, olayın sonlanışına da büyük özen gösterdi. Olayın sonunda çocuğun hislerini yansıtarak, öğretici bir sonuca ulaşmayı amaçladı. Çocuk, karşılaştığı bu önemli kişi sayesinde hem gönülden etkilenmiş hem de gelişen bir hayal gücüne sahip bir karakter olarak okuyucuya sunulmuş oldu.
- Geçişler ve Bağlantılar:
- Taslakta olayın bölümleri arasında geçişlerin sorunsuz olmasına dikkat edildi. Öğretmenimiz, olayın başlangıcından gelişimine ve sonucuna kadar olan kısımlarda, bir bölümün diğerine doğal bir şekilde bağlanmasını sağladı. Örneğin, çocuğun Âkif Bey’e yaklaşması ile aralarındaki konuşma akışının kesintisiz ve doğal olması gerektiğini vurguladı. Bu da metnin bütünlüğünü korumasını sağladı.
Öğretmenimiz, yazarken her bir unsurun diğerini nasıl etkilediğini ve olayın duygusal ağırlığının nasıl doğru bir şekilde yansıtılabileceğini de göz önünde bulundurdu. Taslağını oluştururken, öyküdeki her bir adımın, karakterlerin gelişimiyle ve olayın anlatımıyla uyumlu olmasına özellikle dikkat etti.
• Öğretmenimiz paragrafını gözden geçirip düzenlerken nelere odaklandı, neler söyledi
ve yazısını paylaşmak üzere nasıl hazırladı?
Öğretmenimiz paragrafını gözden geçirip düzenlerken aşağıdaki noktalara odaklandı:
- Dil ve Üslup:
- Öğretmenimiz, dilin doğru ve anlaşılır olmasına dikkat etti. Özellikle kelime seçimleri konusunda dikkatli oldu, çünkü yazının hedef kitlesi çocukların da anlayabileceği bir dilde olmalıydı. Aynı zamanda metnin duygusal etkisini artırmak için zengin ifadeler kullanmayı tercih etti. Örneğin, çocuğun Mehmet Âkif’le tanışma anını anlatırken, “Hayranlıkla bakarken gözleri parlıyordu” gibi ifadelerle duygusal bir yoğunluk oluşturdu.
- Olayın Akışı:
- Olayın mantıklı bir sıralama ile aktarıldığına emin oldu. Öğretmenimiz, olayın doğal akışını bozan hiçbir durumun olmadığından emin oldu. Çocuğun Âkif Bey’e yaklaşması, aralarındaki konuşma, çocuğun hayranlıkla gözlem yapması gibi olayları doğru sırayla düzenleyerek, her şeyin doğal bir biçimde gerçekleşmesini sağladı.
- Duygusal Etki:
- Öğretmenimiz, özellikle duygusal etkiyi artırmaya özen gösterdi. Çocuğun Mehmet Âkif’le tanışırken hissettiği heyecan ve gözlerindeki hayranlık gibi duygulara odaklandı. Aynı zamanda Âkif Bey’in de çocukla olan iletişiminin, nazik ve cesaret verici bir üslupla gerçekleşmesi gerektiğini vurguladı. Yazının sonunda, çocuğun etkilenmiş ve daha umutlu bir şekilde ayrılması, metnin duygusal derinliğini arttırdı.
- Görseller ve Betimlemeler:
- Paragrafı düzenlerken, gözlemler ve betimlemeler üzerine de durdu. Öğretmenimiz, görsel öğelerin anlatımda nasıl kullanılacağı konusunda dikkatliydi. Örneğin, çocuğun yüzündeki heyecan ve Mehmet Âkif’in sakin tavırları arasında kontrast yaratarak, karakterlerin iç dünyalarını dışarıya yansıttı. Böylece görsel detaylar, okuyucunun gözünde net bir sahne canlandırmasına yardımcı oldu.
- Bağlantılar ve Geçişler:
- Geçişlerin doğal olmasına odaklandı. Olayın bir kısmından diğerine geçerken, örneğin çocuğun Mehmet Âkif’le tanıştıktan sonra söylediklerini dinlemesi veya onunla konuşması sırasında bir kopukluk olmamalıydı. Bu geçişleri pürüzsüz hale getirmek için, olayın paragraflar arasında nasıl bağlandığını dikkatle inceledi.
- Sonuç ve Mesaj:
- Paragrafın sonunda verdiği mesajı da gözden geçirdi. Eğitici bir sonuç oluşturulmasına, özellikle de çocuğun bu karşılaşma sonrasında ne öğrendiğine odaklandı. Yazının sonunda çocuk, umutlu ve ilham dolu bir şekilde ayrılmalıydı. Bu duyguyu okuyucuya aktarabilmek için son cümleye dikkat etti.
Paylaşmaya Hazırlık:
- Öğretmenimiz, yazısının son haline ulaştığında metnin üzerinde son kontrolleri yaparak, küçük yazım hatalarını düzeltti. Yazının akışını ve dilini gözden geçirerek, anlatımın daha etkili olabilmesi için gereken küçük değişiklikleri yaptı. Metni hazırlarken, okuyucunun rahatça takip edebilmesi için kısa ve öz cümleler kullanmaya dikkat etti. Yazısının en sonunda, öğrencilere yönelik öğretici bir mesaj bırakacak şekilde paragrafı tamamladı.
Biz Uyguluyoruz
Planımız:
Kişiler:
- Anadolu kadını: Cesur, fedakar ve güçlü bir karakter. Cepheye mermi taşırken gösterdiği azim ve kararlılık önemli.
- Kadının çocukları: Kadın, çocuklarına veda ettikten sonra cepheye mermi taşımaya giderken onları düşünür.
- Askerler: Kadının taşıdığı mermileri kullanacak ve ona minnettar olacak.
Yer:
- Anadolu köyü: Kadın köyde, evinden ayrılmadan önce ailesine veda eder.
- Cephe hattı: Kadın, köyünden cepheye doğru yola çıkar ve dağlar, ormanlar gibi zorlu arazi koşullarından geçer.
- Yolda: Kadın, kağnısını iterek mermi taşırken zorlu yolda karşılaştığı engeller de betimlenecek.
Zaman:
- Birinci Dünya Savaşı dönemi: Kadın, savaşın zorlukları ve yoklukları içinde, vatanına yardım etmek için cepheye doğru yol alır.
- Gündüz vakti: Kadın mermileri taşırken güneşin altında ter içinde kalır.
Olay Akışı:
- Başlangıç: Anadolu köyünde, bir kadının sabah erkenden evinden çıkması. Çocuklarına veda ederken, gözlerinde vatan sevgisi ve çocuklarına karşı duyduğu endişe.
- Ana Olay: Kadın, kağnısının önüne geçer ve mermileri yükleyerek yola çıkar. Zorlu arazilerden geçerken, zaman zaman durup dinlenir, ama durmadan yola devam eder.
- Gelişme: Kadın, köyden uzaklaştıkça yorgunluğu artar. Ama bir an bile geri dönmeyi düşünmez. Savaşın iç yüzü ve vatan sevgisi onu güçlü tutar.
- Sonuç: Kadın, mermileri cepheye ulaştırır. Birkaç asker, ona minnettar olur ve teşekkür eder. Kadın, yaptığı fedakarlıkla gurur duyar.
Taslak Metin:
Anadolu’nun küçücük bir köyünde, bir kadın sabahın erken saatlerinde kalktı. Çocuklarını uyandırmadan sessizce evinden çıktı. Her adımında, toprağın kokusunu içlerine çekerek, gözlerinde bir yudum korku ve sonsuz bir sevgi vardı. Yolda, kağnısını yüklerken, yorgun bir şekilde sırtını döndüğü evine, her şeyin yolunda olup olmayacağına dair endişelerle doluydu. Gözleri, kendisi gibi başka kadınların da çocuklarına veda ettiği o anı hatırlatıyordu.
Yola çıktıktan sonra zorlu bir araziden geçerken zaman zaman durup, nefesini toparladı. Ama her seferinde, cepheye doğru gitmek için yeniden başlıyordu. Ayakları taşıdığı yükle, belki de yıllar sonra unutulacak bir hatıraya dönüşecekti, ama o an, sadece yola devam etmek vardı. Dağlar, ormanlar, köyün gerisinde kalan her şey, ona bir adım daha atması gerektiğini söylüyordu.
Sonunda geceyi yakalayacakken, mermileri cepheye teslim etti. Yanında birkaç asker, minnettarlıkla ona bakıyordu. Kadın bir an durdu, derin bir nefes aldı ve evine doğru geri döndü.
Yine Uyguluyoruz
Planımız
Kişiler:
- Öğrenci: Çanakkale şehitlerini anmak için düzenlenen törende, anlamlı bir şiir seçmeye çalışan bir öğrenci. Şiir seçiminde kararsız ve derin bir düşünce içinde.
- Öğretmen: Öğrencinin şiir seçme sürecine rehberlik eden, ancak müdahale etmek yerine öğrenciye sorular sorarak doğru şiire karar vermesine yardımcı olan bir öğretmen.
- Arkadaşlar: Öğrencinin, şiir seçiminde fikir aldığı sınıf arkadaşları.
Yer:
- Okul: Çanakkale şehitlerini anmak için okulda düzenlenen törende, öğrencinin şiir seçme süreci bu mekanda gerçekleşir.
- Sınıf: Öğrenci, arkadaşlarıyla birlikte sınıfta şiir seçerken düşüncelerin paylaşıldığı, kararların alındığı yerdir.
- Tören Alanı: Şiir, Çanakkale şehitlerini anma töreninin gerçekleşeceği alanda seslendirilecek.
Zaman:
- Tören öncesi: Öğrenci, tören öncesi günlerde şiir seçmek için zaman harcar. Tören günü yaklaştıkça, karar verme süreci daha da önem kazanır.
- Sabah vakti: Öğrenci, tören hazırlıkları sırasında günün erken saatlerinde, en uygun şiiri seçmeye çalışır.
Olay Akışı:
- Başlangıç: Öğrenci, okulda düzenlenecek Çanakkale şehitlerini anma töreni için şiir seçmeye başlar. Öğretmeni ve arkadaşları ona yardımcı olur.
- Ana Olay: Öğrenci birkaç şiir okur ve her biri üzerinde düşünür. Karar verirken, törene uygunluğu, anlam derinliği ve sözlerin etkisi üzerine yoğunlaşır.
- Gelişme: Öğrenci, arkadaşlarıyla tartışarak şiir seçiminde daha netleşir. Farklı seçenekler arasında, Çanakkale şehitlerine duyduğu saygıyı en iyi ifade edecek şiiri arar.
- Sonuç: Öğrenci, en uygun şiiri seçer ve törenin önemli bir parçası olarak onu seslendirmek için hazırlanır.
Taslak Metin:
Okulda Çanakkale şehitlerini anmak için büyük bir tören düzenlenecekti. Öğrencilerden biri, bu anlamlı günde okumak için şiir seçmekle görevlendirilmişti. Fakat hangi şiiri seçeceğine bir türlü karar veremedi. Öğretmeni ona yardımcı olmaktan kaçınmadı. Şiirlerin anlamını düşündükçe, hangisinin Çanakkale’nin ruhunu en iyi şekilde anlatacağı sorusu kafasında dönüp duruyordu.
Sabah saatlerinde, sınıfta arkadaşlarıyla birlikte şiirleri okudular. Her biri farklı bir şiir önerdi, ancak öğrenci derin bir sessizlik içinde, tüm seçenekleri tartarak doğru kararı vermeye çalıştı. Şiirlerden birinin dizeleri, onun içini sarmıştı. “Bir tek yürek, bir tek vücut oldular” cümlesi, şehitlerin kahramanlığını en derinden anlatıyordu. Öğrenci, bu dizeleri duyar duymaz doğru şiiri bulduğunu fark etti.
Tören günü yaklaşıyordu ve öğrenci, artık gönlü rahat bir şekilde şiirini okumaya karar vermişti. Öğretmeni ve arkadaşları onu tebrik etti. Şiir, törenin en anlamlı anlarından biri olacaktı.
