Öğretmenlerin mutlaka okuması gereken kitaplar

11. Arkadaşlığın Matematiği – Steven Strogatz

Arkada%C5%9Fl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n Matemati%C4%9Fi Steven Strogatz

Arkadaşlığın Matematiği bir öğretmen ile öğrencisi arasındaki olağan dışı bir bağa dair gerçek bir hikayedir. Onlar için analiz matematikten fazlasıdır, birlikte oynamayı sevdikleri bir oyundur, her şey değişirken sabit kalandır.

Yazar analiz problemlerini zihinde canlandırma ve çözme tutkusu üzerine kurulu sağlam bir arkadaşlığı anlatıyor…

İki adamın birbirlerine ve matematiğin işleyişine duydukları saygı ve hayranlık, somut bir biçimde ele alınıyor.

Matematiğin nasıl popüler hale getirilmesi gerektiğine dair ipuçları barındıran bu kitabı en çok da matematik öğretmenlerine tavsiye ediyoruz.

12. Doğadaki Son Çocuk – Richard Louv

Do%C4%9Fadaki Son %C3%87ocuk Richard Louv

Çocuk ve doğa hareketi şu temel fikirden güç alıyor: Doğadaki çocuk, soyu tehlike altında olan bir türdür ve çocukların sağlığı ile Yeryüzü’nün sağlığı birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.” Richard Louv Çocuklarının doğayla anlamlı bir bağ kurmadan büyüyen bir kuşağa ait olmasını istemeyen anne babaların başucu kitabı olan Doğadaki Son Çocuk, tüm dünyada hızla yayılan doğaya dönüş hareketinin biçimlenmesinde ve yaygınlaşmasında önemli roller üstlenmiş bir kitap.

Richard Louv Doğadaki Son Çocuk’ta çocuklarda ve gençlerde obezite, dikkat bozukluğu, depresyon gibi vakalarda büyük artış yaşanması ile çocukların yaşamında doğanın giderek daha az yer alması arasında bir ilişki olduğunu örneklerle kanıtlarken aynı zamanda içinde bulunduğumuz bu durumu tersine çevirebilecek bir yol haritası sunuyor.

13. Acımak – Reşat Nuri Güntekin

Ac%C4%B1mak Re%C5%9Fat Nuri G%C3%BCntekin

Reşat Nuri Güntekin 1928 yılında yayınlanan bu eserinde; çalışkan başarılı fakat zaaf gösterenlere karşı acımasız olan Zehra Öğretmen ile babası Mürşit’in bakış açılarından dramatik yaşam öykülerini anlatıyor.

Yazar, cumhuriyet öncesinde yeni mezun, idealist genç bir mülkiyelinin iş ve sosyal yaşamdaki çatışmalarını ve uyumsuz ilişkilerini anlatırken, dönemin memuriyet yaşamına, köhne yapısına ait önemli ipuçları da veriyor. Şehirden kasabalara sürüklenirken, ardında birer birer ilkelerini de bırakan genç adam hatalı bir evlilikle korkunç bir sona doğru sürükleniyor.

Acı ve sefaletle dolu ortamdan tesadüfle sadece kızı Zehra’yı kurtarabiliyor. Acımak; aile içi ilişkileri ve sorumluluklarını, adeta ders verir gibi gözler önüne seriyor.

14. Öğretmenler İçin Beden Dili – Çağlayan Babacan

%C3%B6%C4%9Fretmenler i%C3%A7in beden dili %C3%A7a%C4%9Flayan babacan

Fizikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir eve sığınırlar. Ev sahibi konuklarına bir şeyler ikram etmek için heyetin yanından ayrılır. Hepsinin dikkati odadaki soba üzerinde toplanır. Soba, yerden bir metre yukarıda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair heyet arasında bir tartışma başlar. Her biri karmaşık tespitlerini öne sürer. Biraz sonra ev sahibi salona girer. Ona sobanın yukarıda olmasının nedenini sorarlar. Adam çaresizce ellerini iki yana açarak cevaplar: “Boru yetmedi de…”

Bazen gerçekler böyledir: basit, açık ve ortada. Ama zamanla, gerçekle aramıza teorilerden bir duvar örünce doğru bakış açısını kaybederiz. Ağaçlar yüzünden ormanı görememek gibi… Sınıfa bilgimizi, tecrübemizi ve bedenimizi götürürüz. İlk ikisi kolay fark edilmez, üçüncüsü her zaman ortadadır. Kitap, akıllı tahtadan, projeksiyon cihazından ve görsellerden daha işlevsel olan bedenimizi doğru kullanmanın, olası hatalarımızı fark etmenin ve etrafımızdakilerin bedenlerinden dökülen mesajları anlamanın yollarını gösteriyor. Uzun, pratik yanı eksik, kitaplara hapsolmuş teorilerden çok; canlı, ortada ve anlamlı olana bakmanızı hedefliyor. Daha öz bir ifadeyle, sizi yormadan, “yetmeyen borulara” dikkat çekiyor.
(Tanıtım Bülteninden)

15. Öğretmen Olmak – Doğan Cüceloğlu & İrfan Erdoğan

%C3%B6%C4%9Fretmen olmak bir cana dokunmak

Doğan Cüceloğlu ve İrfan Erdoğan, bu kitapta genç fidanları taptaze umutlara dönüştüren öğretmenlerimizi konuşuyorlar.

Eğitim ve öğretmenlik hakkında bugüne kadar biriktirdikleri kuramsal, tarihsel ve güncel fikirlerini paylaşmak üzere bir araya gelen Doğan Cüceloğlu ve İrfan Erdoğan, uzun soluklu bir yol arkadaşlığı kurdular. Yaklaşık bir yıla yayılan bir zaman dilimi içinde, sadece İstanbul’da değil, Türkiye’nin çeşitli kentlerinde “öğretmen”i konuştular, tartıştılar ve bütün bu kayıtları, elinizdeki kitabın malzemesini teşkil edecek şekilde düzenlediler.

Nihayetinde ortaya çıkan bu eser, eğitim konusunda Türkiye’nin en birikimli düşünürlerinden Doğan Cüceloğlu ve İrfan Erdoğan’ın yalnızca kendi aralarındaki değil, tüm öğretmenlerimizle kurdukları diyalogun bir ürünü olarak görülmelidir. Ve şimdi bu diyalog, kitabın okurlarıyla devam edecek.

Öğretmen Olmak, sadece okulda değil, yaşamın her alanında, herkese esin kaynağı olmak isteyenlere…

Önceki sayfa 1 2 3 4 5 6Sonraki sayfa

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Powered by Scott Ajans Logo Scott Ajans