Öğretmenlerin mutlaka okuması gereken kitaplar

16. Öğretmenim Bir Bakar mısın? – Doğan Cüceloğlu

%C3%96%C4%9Fretmenim Bir Bakar m%C4%B1s%C4%B1n Do%C4%9Fan C%C3%BCcelo%C4%9Flu

Hangi eğitim sistemi içinde olursa olsun, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, öğretmenin öğrenciyle göz göze geldiği bir an vardır. Bu kitap, öğretmenin öğrenciyle
göz göze geldiği o anın gücünü anlatmaktadır.

O anda öğretmen, öğrencinin gönül kapısından girerek zihnine ulaşır. Ve işte o an eğitim başlar. Öğretmenin gücü binlerce yaşam inşa eder…

Deneyimli bir eğitimci dostumun dediği gibi, “Sadece eğitimin değil, ülkenin lokomotifi öğretmendir. Gücünün sınırı tahminlerin çok ötesindedir.”

Öğretmenim Bir Bakar Mısın? öğretmenin kuşaklar boyu devam eden gücüne tanıklık yapmak için yazıldı.

“Öğrencilik hayatım boyunca onlarca öğretmenin ışığından faydalandım, ancak bahsettiğim öğretmenim bir başkaydı. Hani gökte de milyonlarca yıldız vardır, ama birinin ışığı diğerlerinden fazladır ve size kutup yıldızı olur. İşte bu mektubun konusu olan öğretmenim de benim için öyledir.”

“Şimdi ben de öğrencilerime bunu öğretiyorum. Öğretmenimle de iletişimimi sürdürüyor ve onun desteğini her zaman hissediyorum. Çünkü sevginin bulaşıcı bir yönü vardır ve sevgi sonsuzluğa sahip bir güçtür.”

“Hayatımda o önemli günü hiç unutamam. Öğretmenimin benim için verdiği mücadeleyi görmeseydim belki de okumanın benim için bu kadar önemli ve kutsal olduğunu anlamayacaktım. O benim hayata bakış açımı değiştirdi, bana mücadele için güç verdi, ondan aldığım güçle devam ettim.”

17. İlk Öğretmen – Cengiz Aytmatov

ilk %C3%B6%C4%9Fretmen cengiz aytmatov

Cengiz Aytmatov’un İlk Öğretmen isimli romanında Kırgızların şifahi eğitimden örgün eğitim sürecine geçişleri anlatılmaktadır. Roman, Öğretmen Düyşen ve öğrencisi Altınay Süleymanova üzerine kurulmuştur. Romanda Öğretmen Düyşen idealist bir öğretmen tipi oluşturmakta ve öğrencisi Altınay ile Kırgız halkının eğitim-öğretim kavramlarına yönelik olumsuz bakış açılarını kırmaktadır.

Roman üzerinden Aytmatov, bir millet için eğitimin ne denli önemli olduğunun vurgusunu yaparken değişime ayak direyen halklarda yeniliklerin kolay benimsenmeyeceğini de betimlemektedir. Bu çalışmada, romanda izleri görülen eğitsel sorunlar ve öğretmen imgesi belirlenmiş ve çağdaş eğitim ilkeleri açısından söz konusu kavramlar incelenmiştir.

18. Türkiye’nin Maarif Davası – Nurettin Topçu

T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin Maarif Davas%C4%B1 Nurettin Top%C3%A7u

Türkiye’nin Maarif Davası sözde modern eğitim sistemine kaynağını Kur’an’dan alan Anadolu insanının ruh yapısından beslenen Türk mektebi tezli bir eleştiridir.

‘Eleştiri olmayan yerde gelişme olmaz’ lafının tam anlamı ile karşılayan bir kitap diyebiliriz. Bu kitapta yer yer eleştiriler ve tespitle bulacaksınız. Eleştiri ve tespitlerde bazıları ;

Güncel ve işe yarar bilgiler öğretilmelidir, insan maneviyatı dikkate alınmalı aksi takdirde bildiklerini olumlu kullanamaz, okul yapıları göze hoş gelmeli ve kendi özgün mimarimizi yansıtmalıyız, öğretmeni para toplayan ya da bekçi yapan görevlerden uzaklaştırmalıyız, öğretmenlerin ihtiyaçları karşılanmalı ve kendilerini geliştirmeleri kolaylaştırılmalıdır, öğrenci başarısı ile öğretmen başarısı arasında doğrudan bir ilişki olmalı ve ödül sistemi getirilmeli, eğitimin her türlü organında disiplin ve ceza sisteminin olması gerekir, tekrar edilen bilgi bireyi yerinde saymaktan öteye götürmez, öğretmene değer verilmeli ve kamu nezdinde itibari güçlendirilmelidir, özel okullar ve yabancı okullar ticarethane gibi görülmemeli gibi eleştiri ve tespitleri barındıran bir kitap olduğunu söyleyebiliriz. Öğretmenlerin mutlaka okumasını tavsiye ediyoruz.

19. Emile ya da Çocuk Eğitimi Üzerine – Jean Jacques Rousseau

Emile ya da E%C4%9Fitim %C3%9Czerine J.J Rousseau

Rousseau kitabını kısaca şu sözlerle ifade etmiştir “Kendimizi çocukların yerine koymayı asla beceremiyoruz. Onların düşüncelerine inemiyoruz, tersine, onlara kendi düşüncelerimizi ödünç veriyoruz.

Kendi düşünce tarzımıza göre, sürekli aynı yöntemi izleyerek, onların kafalarına gerçek yerine saçmalıklar ve yanlışlar dolduruyoruz… Bizde, çocukların yalnız başlarına daha iyi öğrenebilecekleri şeyleri, onlara öğretme hastalığı vardır. Buna karşın kendilerine asıl öğreteceğimiz şeyleri unuturuz. Onlara, yürümeyi öğretmekten daha aptal bir şey olamaz. Sanki sütannenin ihmali yüzünden büyüyünce yürüyemeyen birisini görmüşler gibi. Halbuki , nice çocuk, yürümesi yanlış öğretildiği için yaşamı boyunca sıkıntı çekmektedir!”Jean-Jacques Rousseau

20.Duygusal Zeka – Daniel Goleman

Duygusal Zeka Daniel Goleman

‘IQ’ ile ölçülen zeka, insanların okul ve iş yaşamındaki başarısını belirleyen değişmez bir etken midir? Öyleyse, neden yüksek IQ’lu çocuklar, ortalama IQ’ya sahip arkadaşlarına göre hayatta daha başarısız olabiliyor?

Dr. Daniel Goleman, psikoloji alanında çığır açan bu kitabında, ‘EQ’nun ‘IQ’dan daha önemli olduğunu kanıtlıyor. ‘Duygusal zeka’yı, özbilinç, azim, dürtülerini frenleme, başkalarının duygularını paylaşabilme gibi özellikleri içeren bir zeka olarak tanımlıyor.
Araştırma bulgularına göre, duygusal zeka yoksunluğu, kişinin aile yaşamından mesleki başarısına, toplumsal ilişkilerinden sağlık durumuna kadar birçok alanda çok kötü sonuçlar doğurabiliyor. Ancak, Dr. Goleman’a göre, duygusal zeka doğuştan gelen bir özellik değil. İnsan beyninin yapısı dolayısıyla, çocuklukta alınan duygusal dersler, yaşam boyunca davranış tarzını belirliyor.

Başta eğitimciler ve ana-babalar olmak üzere, herkesin ufkunu açan bu kitabın çok önemli bir toplumsal mesajı da var: Demokrasinin topluma ne ölçüde mal olduğu, bireylerin duygusal zeka düzeyiyle doğrudan bağlantılı.

Önceki sayfa 1 2 3 4 5 6Sonraki sayfa

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Powered by Scott Ajans Logo Scott Ajans